Önceki ayet· 42:23Sonraki ayet· 42:25

Şûrâ Suresi 24. Ayet· 42:24

↗ Şûrâ suresi
Mekki
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗاۖ فَإِن يَشَإِ ٱللَّهُ يَخۡتِمۡ عَلَىٰ قَلۡبِكَۗ وَيَمۡحُ ٱللَّهُ ٱلۡبَٰطِلَ وَيُحِقُّ ٱلۡحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦٓۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Yoksa senin için "Allah'a karşı yalan yere iftira etti" mi derler? Allah dilerse senin kalbini mühürler, batılı da yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Doğrusu O, kalplerde olanı bilendir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Yoksa senin için "Allah'a karşı yalan yere iftira etti" mi derler? Allah dilerse senin kalbini mühürler, batılı da yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Doğrusu O, kalplerde olanı bilendir
Elmalılı Hamdi Yazır
Yoksa onlar, senin hakkında: "Allah'a karşı yalan uydurdu." mu diyorlar? Eğer Allah dilerse senin de kalbini mühürler; batılı yok eder ve sözleriyle hakkı gerçekleştirir. Şüphesiz ki O kalplerde bulunan şeyleri hakkıyla bilir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Yoksa, "Yalan düzüp Allah'a iftira etti" mi diyorlar? Allah dilerse senin kalbini mühürler; bâtılı mahveder ve hakkı kendi sözleriyle gerçekleştirir. Kuşkusuz, O, göğüslerin özündekini çok iyi bilir.
Süleyman Ateş
Yoksa: "Allah'a yalan uydurdu" mu diyorlar? Öyle bir durumda Allah, dilese senin kalbine mühür basar; batılı mahveder, hakkı sözleriyle yerleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.3%
İngilizce
Or do they say, "He has invented about Allah a lie"? But if Allah willed, He could seal over your heart. And Allah eliminates falsehood and establishes the truth by His words. Indeed, He is Knowing of that within the breasts
Fransızca
Ou bien ils disent il a inventé un mensonge contre Allah. Or, si Allah voulait, Il scellerait ton cœur. Par Ses Paroles cependant, Allah efface le faux et confirme le vrai. Il connaît parfaitement le contenu des poitrines
İspanyolca
Algunos dicen: "[Mujámmad] ha inventado mentiras acerca de Dios", pero si fuera así Dios habría sellado su corazón. Dios hace que se desvanezca lo falso y que prevalezca la Verdad por Su palabra. Él conoce cuanto encierran los pechos
Rusça
Или же они говорят, что он возвел навет на Аллаха? Если бы Аллах пожелал, то наложил бы печать на твое сердце. Своими Словами Аллах стирает ложь и утверждает истину. Воистину, Он знает о том, что в груди
Endonezce
Ataukah mereka mengatakan, "Dia (Muhammad) telah mengada-adakan kebohongan tentang Allah." Sekiranya Allah menghendaki niscaya Dia kunci hatimu. Dan Allah menghapus yang batil dan membenarkan yang benar dengan firman-Nya (Alquran). Sungguh, Dia Maha Mengetahui segala isi hati
Bengalce
নাকি তারা একথা বলে যে, তিনি আল্লাহর বিরুদ্ধে মিথ্যা রটনা করেছেন? আল্লাহ ইচ্ছা করলে আপনার অন্তরে মোহর এঁটে দিতেন। বস্তুতঃ তিনি মিথ্যাকে মিটিয়ে দেন এবং নিজ বাক্য দ্বারা সত্যকে প্রতিষ্ঠিত করেন। নিশ্চয় তিনি অন্তর্নিহিত বিষয় সম্পর্কে সর্বিশেষ জ্ঞাত।
Çince
不然,他们说:“他假借安拉的名义而捏造。”如果安拉意欲,他就封闭你的心。安拉以其文辞抹煞虚伪,证实真理,他确是全知心事的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu Kur'an'ı uydurarak onu Rabbine nispet ettiği görüşü müşriklerin ileri sürdüğü bir iddiadır. Yüce Allah, onların bu iddialarına cevap vererek şöyle buyurmuştur: Şayet kendi içinde yalan uydurmak hususunda bir düşünce geçirirsen mutlaka senin kalbini mühürler, iftira edilen batılı da imha ederim. Hakkı güçlü olarak bırakırım. Durum bu şekilde meydana gelmeyince bu husus Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sadık olduğuna ve Rabbi tarafından kendisine gerçekten vahyin geldiğine dair bir delil olarak ortaya çıkar. Şüphesiz O, kullarının kalplerinde olanı bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
24- Yoksa onlar:“O, Allah’a karşı yalan uydurmuştur” mu diyorlar? Halbuki Allah dilese senin kalbini mühürler. Allah, batılı yok eder ve sözleriyle de hakkı yerleştirir. Şüphesiz O, kalplerde olanı çok iyi bilendir. 24. Yani yoksa peygamberi yalanlayanlar bizzat kendileri yalan söyleyerek onun hakkında “O, Allah’a karşı yalan uydurmuştur” demek cesaretini mi gösteriyorlar? Böylelikle onlar, seni en kötü ve en çirkin bir iş olan Yüce Allah’a iftirada bulunmakla itham ettiler. Onlara göre sen, peygamberlik iddiasında bulunarak ve Allah’a, O’nunla ilgisi olmayan şeyleri nispet ederek O’na iftira etmekteymişsin! Oysa onlar, senin doğru sözlülüğünü de güvenilir bir kişi olduğunu da çok iyi biliyorlar. O halde böyle apaçık yalan olduğu belli olan bir iddiada bulunma cesaretini nasıl gösterebiliyorlar? Hatta onlar, bu iddiaları ile Yüce Allah’a karşı da küstahlık etmiş oluyorlar. Çünkü böyle bir iddia, Allah'a karşı da saygısızlıktır. Zira O, -onların kanaatlerine göre- yeryüzündeki en büyük fesadı ihtiva eden böyle büyük bir davette bulunmana müsaade etmiş, göz yummuştur. Dahası O, ona davetini önce açıkça yapma imkânını vermiş, o da bu davetini Allah’a nispet etmiştir. Buna rağmen Allah, onu apaçık mucizelerle, karşı konulamaz delillerle, aşikar bir yardım ile ve kendisine muhalefet edenlere galip olmakla desteklemiştir. Halbuki Yüce Allah, bu daveti kökünden imha etmeye kadirdir. Bunu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kalbini, ona herhangi bir hayrın girmesini engelleyecek şekilde mühürlemekle yapar. Yüce Allah onun kalbini mühürledi mi iş, temelinden kurur ve kesilir. İşte bu, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiklerinin doğruluğuna dair kat’i bir delil, onun söylediklerinin haklılığına dair Yüce Allah’ın çok güçlü bir tanıklığıdır. Bu tanıklıktan daha muazzam ve daha büyük bir tanıklık da yoktur. İşte bundan dolayı hikmeti, rahmeti ve kainatta geçerli olan sünnetinin/kanununun bir gereği olarak O, batılı -bazı vakitlerde onun bir canlanışı görülse bile- mahveder ve ortadan kaldırır. Çünkü onun âkıbeti yok oluştur. “ve sözleriyle de hakkı yerleştirir.” Yürürlükten kaldırılamayan ve değişikliğe uğratılamayan kevnî sözleriyle, doğru vaadiyle ve teşrî’ ettiği hakkı gerçekleştiren, onu kalplerde yerleştiren ve akıl sahiplerinin basiretini açan dini sözleri ile hakkı yerleştirir, sabit kılar. Nitekim Yüce Allah’ın hakkın karşısında dikilmek üzere batılı ortaya çıkarması da hakkı yerleştirmesinin bir parçasıdır. Batıl, hakkın karşısında direnecek olursa hak, açıklamaları ve belgeleri ile onun üzerine hücum eder. Böylelikle hakkın nuru ve hidâyeti, batılı yok edip ortadan kaldıracak şekilde açıkça görülür, herkes tarafından batılın batıl olduğu açıkça anlaşılır ve yine herkes tarafından hak, en açık şekli ile görülür. “Şüphesiz O, kalplerde olanı” yani kalplerde bulunan şeyleri, kalplerin hayır ve şer kabilinden niteliklerini, kalplerin gizleyip açıklamadıklarını “çok iyi bilendir.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Halbuki Allah dilese senin kalbini de mühürler” anlamındaki cümlede asıl amaç Hz. Peygamber’i Allah’a karşı yalan uydurmakla itham edenlerin kendilerinin müfteri olduğunu ve bu çirkin fiillerinden dolayı kalplerinin mühürlenmiş bulunduğunu belirtmektir. Nitekim ardından “Allah bâtılı siler ve gerçeği sözleriyle ortaya çıkarır. Şüphesiz O kalplerdekileri çok iyi bilmektedir” buyurularak Resûlullah’a teselli verilmekte ve onların sözlerine aldırış etmemesi istenmektedir (a.g.e., VI, 4242). Burada “Senin Allah hakkında bir yalan uydurduğun farzedilse bile buna karşı çıkmak o müşriklere mi düşer! Diyelim ki böyle bir şey olsa Allah senin kalbini mühürlemeye, aklî muhâkemeni yok etmeye kadir değil mi?” şeklinde –Resûlullah’ı üzen putperestlere yönelik– bir azarlama anlamı bulunduğu yorumu da yapılmıştır (İbn Atıyye, V, 34-35; İbn Âşûr, XXV, 85-87).
Şûrâ Suresi 24. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu Kur'an'ı uydurarak onu Rabbine nispet ettiği görüşü müşriklerin ileri sürdüğü bir iddiadır. Yüce Allah, onların bu iddialarına cevap vererek şöyle buyurmuştur: Şayet kendi içinde yalan uydurmak hususunda bir düşünce geçirirsen mutlaka senin kalbini mühürler, iftira edilen batılı da imha ederim. Hakkı güçlü olarak bırakırım. Durum bu şekilde meydana gelmeyince bu husus Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sadık olduğuna ve Rabbi tarafından kendisine gerçekten vahyin geldiğine dair bir delil olarak ortaya çıkar. Şüphesiz O, kullarının kalplerinde olanı bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz.