Diyanet İşleri
Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra kan pıhtısından yaratan; sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülür, kiminiz de, belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık düşünürsünüz
Elmalılı Hamdi Yazır
"Sizi (önce) bir topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir aleka (embriyo)dan yaratan, sonra sizi bir bebek olarak çıkaran, sonra güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlar olmanız için yaşatıp büyüten O'dur. İçinizden kimi de daha önce vefat ettiriliyor. (Bunları Allah) belirli bir süreye ulaşasınız ve aklınızı kullanasınız diye (böyle yapıyor)."
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
O O'dur ki; sizi önce topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan yarattı. Sonra sizi bebek olarak annelerinizin karnından çıkarıyor, sonra güçlü çağınıza ulaşasınız ve nihayet ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Tüm bunlar, belirlenen bir süreye ulaşasınız ve aklınızı işletesiniz diyedir.
Süleyman Ateş
O'dur ki (önce) sizi topraktan, sonra nutfe(sperm)den, sonra alaka(embriyo)dan yarattı. Sonra sizi çocuk olarak (annelerinizin karnından) çıkarıyor. Sonra güçlü çağınıza eresiniz, sonra da ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden kimi de daha önce öldürülüyor. Belli süreye erişmeniz ve aklınızı kullan(ıp Allah'ın bundaki hikmetlerini anla)manız için (böyle yapıyor).
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O; babanız Âdem'i topraktan yaratan, sonra onun ardından sizin yaratılışınızı meniden, meniden sonra kan pıhtısından sonra da annelerinizin karınlarından küçük bebekler olarak çıkarandır. Sonra bedenin güçlü kuvvetli olduğu bir yaşa ulaşırsınız. Sonra ihtiyarlayana kadar yaşayıp büyürsünüz. Aranızdan bazıları bundan önce de vefat eder. Allah'ın ilminde belirli bir zamana ulaşırsınız, bundan bir şey eksiltip artıramazsınız. Umulur ki, Allah'ın kudretine ve birliğine delalet eden bu apaçık delil ve hüccetlerden istifade edersiniz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
66- De ki:“Rabbimden bana apaçık deliller gelince artık sizin, Allah’tan başka dua ettiklerinize ibadet etmem yasaklandı ve âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.” 67- Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra da alakadan yaratan, sonra sizi bebek olarak çıkaran, sonra rüşt çağınıza ermeniz, daha sonra da ihtiyar olmanız için (sizi yaşatan) O’dur. Kiminiz ise bundan önce ölür. (Bütün bunlar) belirli bir ecele ulaşmanız ve aklınızı kullanıp düşünmeniz içindir. 68- Yaşatan ve öldüren O’dur. O, bir işin olmasını hükmettiği zaman ona yalnız: “Ol” der, o da hemen oluverir.
66. Yüce Allah, ibadeti yalnızca Allah’a halis kılma emrini, buna dair delilleri söz konusu ettikten sonra O’nun dışındaki varlıklara yapılan ibadeti de açıkça yasaklayarak şöyle buyurmaktadır: Ey Peygamber “de ki: Rabbimden bana apaçık deliller gelince artık sizin, Allah’tan başka dua ettiklerinize ibadet etmem yasaklandı.” O’ndan başka tapındığınız putlara, heykellere ve Allah’tan başka ibadet olunan bütün varlıklara ibadet etmem yasaklandı. Üstelik benim bu tutumumda şüphe yoktur. Aksine ben kesin kanaat ve basiret sahibiyim. Bundan dolayı:“Rabbimden bana apaçık deliller gelince” buyurmuştur. “ve” kalbimle, dilimle ve azalarımla O’na itaat etmek ve emrine teslimiyet gösterip bağlanmak suretiyle “âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.” Bu, kayıtsız ve şartsız olarak en büyük emirdir. Nitekim O’ndan başkasına ibadet etmek de kayıtsız ve şartsız olarak en büyük yasaktır.
67. Daha sonra Allah, yegane yaratıcı olduğunu, insanların yaratılışını tekâmül ettirenin kendisi olduğunu belirterek uluhiyet tevhidini özellikle vurgulamakta: Sizi tek başına yaratan O olduğu için yalnızca O’na ibadet etmelisiniz, demektedir:“Sizi topraktan” bu sizin aslınız ve atanız olan Adem aleyhisselam’ı yaratması ile olmuştur. “sonra nutfeden” bu da diğer tüm insanların annesinin karnındaki yaratılışının başlangıcını anlatmaktadır. Yüce Allah, yaratılışın başına dikkat çekmekle geri kalan aşamalar olan alaka, bir çiğnemlik et, kemikler, ondan sonra da ruhun üfürülmesine dikkat çekmektedir. “Sonra sizi bebek olarak çıkaran.” İşte sizler, bu şekilde ilâhî yaratma dahilinde aşamadan aşamaya geçip durursunuz. “Sonra rüşt” akıl, beden, gizli ve açık bütün kuvvetler itibari ile güçlü “çağınıza ermeniz, daha sonra da ihtiyar olmanız için (sizi yaşatan) O’dur. Kiminiz ise bundan” güçlü çağa erişmeden “önce ölür.” Bu takdir edilen aşamalardan geçmeniz, ömürlerinizin sona ereceği “belirli bir ecele ulaşmanız ve aklınızı kullanıp” şu hallerinizi “düşünmeniz” ve sizi bu aşamalardan geçirenin mutlak kudret sahibi olduğunu ve yalnızca Ona ibadet edilmesi gerektiğini bilmeniz, sizin ise her açıdan eksik ve kusurlu olduğunuzu anlamanız “içindir.”
68. “Yaşatan ve öldüren O’dur.” Yani hayat veren ve öldüren sadece O’dur. İster bir sebebe bağlı olarak, ister sebepsiz olarak ölen her bir can, ancak O’nun izni dahilinde ölür:“Uzun ömürlü kimsenin ömrünün uzatılması da ömrünün eksiltilmesi de mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz ki bu, Allah’a göre pek kolaydır.”(Fâtır, 35/11)“O,” küçük ya da büyük “bir işin olmasına hükmettiği zaman ona yalnız: “Ol” der, o da hemen oluverir.” Bu konuda herhangi bir karşı koyma, reddediş veya emrin tekrarlanmasını gerektiren hiçbir husus olmaz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Önceki âyette geçen “açık kanıtlar”a bir örnek olmak üzere insanın yaratılış süreci özetlenmektedir. Topraktan yaratılmanın Hz. Âdem’le ilgili olduğu belirtilir (Taberî, XXIV, 82; İbn Atıyye, IV, 568; Şevkânî, IV, 572). Ancak Râzî’nin de kaydettiği gibi (XXVII, 85) ifadeyi Hz. Âdem’le sınırlamaya gerek yoktur; zira bütün canlıların üremesi, beslenmesi ve yaşaması da toprak sayesinde mümkün olmaktadır (insanın yaratılış süreci, âyetteki nutfe ve alaka terimlerinin anlamları için bk. Hac 22/5; Mü’minûn 24/12-14).