Önceki ayet· 40:67Sonraki ayet· 40:69

Mü'min Suresi 68. Ayet· 40:68

↗ Mü'min suresi
Mekki
هُوَ ٱلَّذِي يُحۡيِۦ وَيُمِيتُۖ فَإِذَا قَضَىٰٓ أَمۡرٗا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
Dirilten, öldüren O'dur. Bir şeye karar verirse "Ol" der, o da oluverir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Dirilten, öldüren O'dur. Bir şeye karar verirse "Ol" der, o da oluverir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
O, hem yaşatır, hem öldürür. O, bir şey yapmak isteyince ona sadece "ol!" der, o şey de hemen oluverir.
Yaşar Nuri Öztürk
O O'dur ki, hem hayat veriyor hem öldürüyor. Bir iş ve oluşa hükmedince, ona sadece "Ol!" der; o hemen oluverir.
Süleyman Ateş
Yaşatan ve öldüren O'dur. Bir işin olmasını istedi mi, ona sadece "ol!" der, o da olur. *
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.3%
İngilizce
He it is who gives life and causes death; and when He decrees a matter, He but says to it, "Be," and it is
Fransızca
C'est Lui qui donne la vie et donne la mort. Puis quand Il décide une affaire, Il n'a qu'à dire: «Sois», et elle est
İspanyolca
Él es Quien da la vida y da la muerte, y cuando decreta algo dice: "¡Sé!", y es
Rusça
Он - Тот, Кто дарует жизнь и умерщвляет. Когда же Он принимает решение, то стоит Ему сказать: «Будь!». - как это сбывается
Endonezce
Dialah yang menghidupkan dan mematikan. Maka apabila Dia hendak menetapkan suatu urusan, Dia hanya berkata kepadanya, "Jadilah!" Maka jadilah sesuatu itu
Bengalce
তিনিই জীবিত করেন এবং মৃত্যু দেন। যখন তিনি কোন কাজের আদেশ করেন, তখন একথাই বলেন, হয়ে যা’-তা হয়ে যায়।
Çince
他能使人生,能使人死。当他判决一件事的时候,他只对那件事说“有”,它就有了。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O, yaşatma ve öldürme yalnızca kendi elinde olan Allah'tır. Herhangi bir işin olmasını dilediği zaman sadece ol der, o da oluverir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
66- De ki:“Rabbimden bana apaçık deliller gelince artık sizin, Allah’tan başka dua ettiklerinize ibadet etmem yasaklandı ve âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.” 67- Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra da alakadan yaratan, sonra sizi bebek olarak çıkaran, sonra rüşt çağınıza ermeniz, daha sonra da ihtiyar olmanız için (sizi yaşatan) O’dur. Kiminiz ise bundan önce ölür. (Bütün bunlar) belirli bir ecele ulaşmanız ve aklınızı kullanıp düşünmeniz içindir. 68- Yaşatan ve öldüren O’dur. O, bir işin olmasını hükmettiği zaman ona yalnız: “Ol” der, o da hemen oluverir. 66. Yüce Allah, ibadeti yalnızca Allah’a halis kılma emrini, buna dair delilleri söz konusu ettikten sonra O’nun dışındaki varlıklara yapılan ibadeti de açıkça yasaklayarak şöyle buyurmaktadır: Ey Peygamber “de ki: Rabbimden bana apaçık deliller gelince artık sizin, Allah’tan başka dua ettiklerinize ibadet etmem yasaklandı.” O’ndan başka tapındığınız putlara, heykellere ve Allah’tan başka ibadet olunan bütün varlıklara ibadet etmem yasaklandı. Üstelik benim bu tutumumda şüphe yoktur. Aksine ben kesin kanaat ve basiret sahibiyim. Bundan dolayı:“Rabbimden bana apaçık deliller gelince” buyurmuştur. “ve” kalbimle, dilimle ve azalarımla O’na itaat etmek ve emrine teslimiyet gösterip bağlanmak suretiyle “âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.” Bu, kayıtsız ve şartsız olarak en büyük emirdir. Nitekim O’ndan başkasına ibadet etmek de kayıtsız ve şartsız olarak en büyük yasaktır. 67. Daha sonra Allah, yegane yaratıcı olduğunu, insanların yaratılışını tekâmül ettirenin kendisi olduğunu belirterek uluhiyet tevhidini özellikle vurgulamakta: Sizi tek başına yaratan O olduğu için yalnızca O’na ibadet etmelisiniz, demektedir:“Sizi topraktan” bu sizin aslınız ve atanız olan Adem aleyhisselam’ı yaratması ile olmuştur. “sonra nutfeden” bu da diğer tüm insanların annesinin karnındaki yaratılışının başlangıcını anlatmaktadır. Yüce Allah, yaratılışın başına dikkat çekmekle geri kalan aşamalar olan alaka, bir çiğnemlik et, kemikler, ondan sonra da ruhun üfürülmesine dikkat çekmektedir. “Sonra sizi bebek olarak çıkaran.” İşte sizler, bu şekilde ilâhî yaratma dahilinde aşamadan aşamaya geçip durursunuz. “Sonra rüşt” akıl, beden, gizli ve açık bütün kuvvetler itibari ile güçlü “çağınıza ermeniz, daha sonra da ihtiyar olmanız için (sizi yaşatan) O’dur. Kiminiz ise bundan” güçlü çağa erişmeden “önce ölür.” Bu takdir edilen aşamalardan geçmeniz, ömürlerinizin sona ereceği “belirli bir ecele ulaşmanız ve aklınızı kullanıp” şu hallerinizi “düşünmeniz” ve sizi bu aşamalardan geçirenin mutlak kudret sahibi olduğunu ve yalnızca Ona ibadet edilmesi gerektiğini bilmeniz, sizin ise her açıdan eksik ve kusurlu olduğunuzu anlamanız “içindir.” 68. “Yaşatan ve öldüren O’dur.” Yani hayat veren ve öldüren sadece O’dur. İster bir sebebe bağlı olarak, ister sebepsiz olarak ölen her bir can, ancak O’nun izni dahilinde ölür:“Uzun ömürlü kimsenin ömrünün uzatılması da ömrünün eksiltilmesi de mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz ki bu, Allah’a göre pek kolaydır.”(Fâtır, 35/11)“O,” küçük ya da büyük “bir işin olmasına hükmettiği zaman ona yalnız: “Ol” der, o da hemen oluverir.” Bu konuda herhangi bir karşı koyma, reddediş veya emrin tekrarlanmasını gerektiren hiçbir husus olmaz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yukarıdaki kanıtlardan, yaşatanın da öldürenin de Allah olduğu sonucu çıkmaktadır. Âyet, Allah’ın gerek yaratma ve öldürmede gerekse diğer fiillerinde asla güçlük ve zahmet çekmeyeceğini ifade etmektedir. O’nun iradesi “ol!” buyruğuyla tecelli edince irade ettiği şey, zahmetsiz, külfetsiz ve eksiksiz oluverir. Bu ifadede dolaylı olarak putperestlere, “Tanrısal nitelikler yüklediğiniz şeylerin böyle bir gücü var mıdır?” anlamında bir uyarıda bulunulmakta, böylece İslâm’ın ana ilkesi olan tevhid inancına vurgu yapılmaktadır.
Mü'min Suresi 68. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O, yaşatma ve öldürme yalnızca kendi elinde olan Allah'tır. Herhangi bir işin olmasını dilediği zaman sadece ol der, o da oluverir.