Önceki ayet· 4:5Sonraki ayet· 4:7

Nisâ Suresi 6. Ayet· 4:6

↗ Nisâ suresi
Medeni
وَٱبۡتَلُواْ ٱلۡيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُواْ ٱلنِّكَاحَ فَإِنۡ ءَانَسۡتُم مِّنۡهُمۡ رُشۡدٗا فَٱدۡفَعُوٓاْ إِلَيۡهِمۡ أَمۡوَٰلَهُمۡۖ وَلَا تَأۡكُلُوهَآ إِسۡرَافٗا وَبِدَارًا أَن يَكۡبَرُواْۚ وَمَن كَانَ غَنِيّٗا فَلۡيَسۡتَعۡفِفۡۖ وَمَن كَانَ فَقِيرٗا فَلۡيَأۡكُلۡ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ فَإِذَا دَفَعۡتُمۡ إِلَيۡهِمۡ أَمۡوَٰلَهُمۡ فَأَشۡهِدُواْ عَلَيۡهِمۡۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبٗا
Yetimleri, evlenme çağına gelene kadar deneyin; onlarda olgunlaşma görürseniz mallarını kendilerine verin; büyüyecekler de geri alacaklar diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan, iffetli olmağa çalışsın, yoksul olan uygun bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, yanlarında şahid bulundurun. Hesap sormak için Allah yeter
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Yetimleri, evlenme çağına gelene kadar deneyin; onlarda olgunlaşma görürseniz mallarını kendilerine verin; büyüyecekler de geri alacaklar diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan, iffetli olmağa çalışsın, yoksul olan uygun bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, yanlarında şahid bulundurun. Hesap sormak için Allah yeter
Elmalılı Hamdi Yazır
Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
Yetimleri, nikâh çağına gelmelerine kadar gözetleyip deneyin. O zaman onlarda içinize sinecek bir olgunluk ve erginlik görürseniz, mallarını onlara geri verin. Büyüyecekler diye bu malları tez elden saçıp savurarak yemeyin. Zengin olan, iffetli davransın. Fakir olan ise örfün gerekli kıldığı oranda yesin. Mallarını kendilerine teslim ettiğiniz zaman yanlarında tanıklar bulundurun. Hesap sorucu olarak Allah yeter.
Süleyman Ateşen ayrışan
Nikah çağına varıncaya kadar öksüzleri deneyin, eğer onlarda bir olgunluk görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüsünler diye alıkoyup israf ile tez elden onların mallarını yemeğe kalkmayın. Zengin olan, çekinsin; yoksul olan da (malın muhafazası için gösterdiği çabaya ve ihtiyacına) uygun şekilde yesin. Onlara mallarını geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahid bulundurun. Hesapçı olarak da Allah yeter (O, her yaptığınızı hesabetmektedir).
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.3%
İngilizce
And test the orphans [in their abilities] until they reach marriageable age. Then if you perceive in them sound judgement, release their property to them. And do not consume it excessively and quickly, [anticipating] that they will grow up. And whoever, [when acting as guardian], is self-sufficient should refrain [from taking a fee]; and whoever is poor - let him take according to what is acceptable. Then when you release their property to them, bring witnesses upon them. And sufficient is Allah as Accountant
Fransızca
Et éprouvez (la capacité) des orphelins jusqu'à ce qu'ils atteignent (l'aptitude) au mariage; et si vous ressentez en eux une bonne conduite, remettez-leur leurs biens. Ne les utilisez pas (dans votre intérêt) avec gaspillage et dissipation, avant qu'ils ne grandissent. Quiconque est aisé, qu'il s'abstienne d'en prendre lui-même. S'il est pauvre, alors qu'il en utilise raisonnablement: et lorsque vous leur remettez leurs biens, prenez des témoins à leur encontre. Mais Allah suffit pour observer et compter
İspanyolca
Pongan a prueba la madurez de los huérfanos cuando alcancen la pubertad, y si los consideran maduros y capaces, entréguenles sus bienes. No los derrochen antes de que alcancen la mayoría de edad. El [administrador] que sea rico, que se abstenga [de cobrar honorarios por su administración]; y el pobre que cobre lo mínimo. Cuando les entreguen su patrimonio, háganlo ante testigos. Es suficiente con que Dios les pedirá cuentas
Rusça
Испытывайте сирот, пока они не достигнут брачного возраста. Если обнаружите в них зрелый разум, то отдавайте им их имущество. Не пожирайте его, излишествуя, в спешке, пока они не вырастут. Кто богат, пусть воздержится, а кто беден, пусть ест по справедливости. Когда вы отдаете им их имущество, то делайте это в присутствии свидетелей. Но довольно того, что Аллах ведет счет
Endonezce
(Dan ujilah178) anak-anak yatim itu sampai mereka cukup umur untuk menikah. Kemudian jika menurut pendapatmu mereka telah cerdas (pandai memelihara harta), maka serahkanlah kepada mereka hartanya. Dan janganlah kamu memakannya (harta anak yatim) melebihi batas kepatutan dan (janganlah kamu) tergesa-gesa (menyerahkannya) sebelum mereka dewasa. Barang siapa (di antara pemelihara itu) mampu, maka hendaklah dia menahan diri (dari memakan harta anak yatim itu) dan barang siapa miskin, maka bolehlah dia makan harta itu menurut cara yang patut. Kemudian, apabila kamu menyerahkan harta itu kepada mereka, maka hendaklah kamu adakan saksi-saksi. Dan cukuplah Allah sebagai pengawas
Bengalce
আর এতীমদের প্রতি বিশেষভাবে নজর রাখবে, যে পর্যন্ত না তারা বিয়ের বয়সে পৌঁছে। যদি তাদের মধ্যে বুদ্ধি-বিবেচনার উন্মেষ আঁচ করতে পার, তবে তাদের সম্পদ তাদের হাতে অর্পন করতে পার। এতীমের মাল প্রয়োজনাতিরিক্ত খরচ করো না বা তারা বড় হয়ে যাবে মনে করে তাড়াতাড়ি খেয়ে ফেলো না। যারা স্বচ্ছল তারা অবশ্যই এতীমের মাল খরচ করা থেকে বিরত থাকবে। আর যে অভাবগ্রস্ত সে সঙ্গত পরিমাণ খেতে পারে। যখন তাদের হাতে তাদের সম্পদ প্রত্যার্পণ কর, তখন সাক্ষী রাখবে। অবশ্য আল্লাহই হিসাব নেয়ার ব্যাপারে যথেষ্ট।
Çince
你们当试验孤儿,直到他们达到适婚年龄;当你们看见他们能处理财产的时候,应当把他们的财产交还给他们;不要在他们还没有长大的时候,赶快浪费地消耗他们的财产。富裕的监护人,应当廉洁自持;贫穷的监护人,可以取合理的生活费。你们把他们的财产交还他们的时候,应当请人作见证。安拉足为检察者。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Veliler!- Yetimler yetişkin olduklarında tasarrufta bulunmaları için kendi mallarından bir miktar vererek onları deneyin. Eğer doğru tasarrufta bulunurlarsa ve yetişkin oldukları kanısına varırsanız, eksiksiz olarak tam bir şekilde mallarını onlara teslim edin. İhtiyaç anında Allah'ın size mübah kıldığı kadarının dışında onların mallarından haddi aşarak yemeyin. Yetişkin olduklarında mallarını geri alacakları korkusuyla acele edip onların mallarını yemeyin. Kimin kendisine yetecek kadar malı varsa yetimin malını almaktan imtina etsin. Sizden kim de fakir olup malı yok ise ihtiyacı kadarını alsın. Yetimlerin yetişkin olup, reşit olduklarını anladıktan sonra mallarını onlara teslim ettiğinizde, hakkı koruma ve ihtilafa sebebiyet verecek hususları ortadan kaldırma adına mallarını teslim ettiğinize dair şahitler bulundurun. Buna şahit ve amellerine karşılık hesap görücü olarak Allah -Subhânehu ve Teâlâ- yeter.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
6- Yetimleri evlilik çağına erişinceye kadar sınayın. Şâyet onlarda bir reşidlik görürseniz mallarını kendilerine teslim edin. Büyüyecekler (de mallarını alacaklar) diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan gözütok davransın, fakir olan da örfe uygun yesin. Mallarını kendilerine teslim ettiğiniz zaman da onlara karşı şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak Allah yeter. 6. Sınamaktan kasıt, denemek ve imtihan etmek demektir. Bu da reşidliği yaklaşmış ve olgun davranması mümkün görülen yetine malından bir miktar verilerek yapılır. Böylece malında haline uygun bir şekilde tasarrufta bulunup bulunmadığı ortaya konmuş olur. Bu sayede onun reşid olup olmadığı ortaya çıkar. Eğer hala malında güzel tasarrufta bulunamıyorsa malı ona verilmez, aksine o kimsenin yaşı oldukça ilerlese dahi “sefih” sayılır. Şâyet reşid olduğu ve malında uygun tasarrufta bulunduğu ortaya çıkar ve evlenecek çağa da gelirse o takdirde “mallarını kendilerine teslim edin”, eksiksiz olarak verin. “Büyüyecekler (de mallarını alacaklar) diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin.” Allah’ın sizin için mubah kıldığı helâl sınırı aşarak Yüce Allah’ın size helâl kıldığı mallarınızı bırakıp onların mallarından size haram kıldığı sınıra geçmeyin. Onlar mallarını sizden alma imkanını bulamayacakları, sizi kendi mallarını yemekten de engelleyemeyecekleri küçüklük çağlarında iken, acele ederek onlar büyümeden önce mallarını yiyip tüketmeye kalkışmayın. Buna benzer haller, Allah’tan korkmayan, velâyetleri altında bulunanlara da merhamet ve sevgileri bulunmayan birçok veli kimsede görülmektedir. Onlar bu durumu bir fırsat olarak değerlendirirler. Onu ganimet belleyerek Allah’ın kendilerine haram kıldığı o malları çabucak yiyip tüketmeye bakarlar. İşte Yüce Allah özellikle böyle bir halde bu yasağı getirmektedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Çocukların evlenme çağına gelmeleri, normal hallerde reşîd olmalarının, yani rüşd dönemine girmelerinin de zamanıdır. Ancak evlenme yaşı geldiği halde rüşdün hâsıl olmaması veya rüşd hali görüldüğü halde yaşın gelmemiş olması da mümkündür. Bu sebeple âyet malın teslimini iki şarta bağlamıştır: a) Evlenme yaşının gelmesi. Müctehidlere göre bu, on beş-on dokuz yaşları arasında değişmekte, bazılarına göre kızlarla erkek çocuklar için farklı yaşlar öngörülmektedir. Devlet ictihadlar arasından birini seçerek kanunlaştırma ve uygulamayı buna göre yapma imkânına sahiptir. b) Fiilen rüşdün yani malı akıllıca kullanma yeteneğinin oluşması. Veliler ve vasîler uygun vasıtalarla kısıtlıları deneyecekler, rüşdün oluştuğuna kanaat getirdiklerinde şahitler huzurunda mallarını, artık reşîd olan sahiplerine teslim edeceklerdir. Kısıtlıların malları üzerinde tasarrufta bulunan vasîlerin, ihtiyaçları bulunduğu takdirde, örfe veya kanuna göre bu maldan uygun bir pay yahut ücret almaları câizdir. İhtiyacın bulunmaması halinde hem kısıtlının hem de cemiyetin menfaatine olan bu işin ücretsiz, hasbî olarak, kamu yararı düşüncesiyle ve Allah rızası için yapılması tavsiye edilmiştir.
Nisâ Suresi 6. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Veliler!- Yetimler yetişkin olduklarında tasarrufta bulunmaları için kendi mallarından bir miktar vererek onları deneyin. Eğer doğru tasarrufta bulunurlarsa ve yetişkin oldukları kanısına varırsanız, eksiksiz olarak tam bir şekilde mallarını onlara teslim edin. İhtiyaç anında Allah'ın size mübah kıldığı kadarının dışında onların mallarından haddi aşarak yemeyin. Yetişkin olduklarında mallarını geri alacakları korkusuyla acele edip onların mallarını yemeyin. Kimin kendisine yetecek kadar malı varsa yetimin malını almaktan imtina etsin. Sizden kim de fakir olup malı yok ise ihtiyacı kadarını alsın. Yetimlerin yetişkin olup, reşit olduklarını anladıktan sonra mallarını onlara teslim ettiğinizde, hakkı koruma ve ihtilafa sebebiyet verecek hususları ortadan kaldırma adına mallarını teslim ettiğinize dair şahitler bulundurun. Buna şahit ve amellerine karşılık hesap görücü olarak Allah -Subhânehu ve Teâlâ- yeter.