Önceki ayet· 39:22Sonraki ayet· 39:24

Zümer Suresi 23. Ayet· 39:23

↗ Zümer suresi
Mekki
ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحۡسَنَ ٱلۡحَدِيثِ كِتَٰبٗا مُّتَشَٰبِهٗا مَّثَانِيَ تَقۡشَعِرُّ مِنۡهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمۡ وَقُلُوبُهُمۡ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٍ
Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitap'ı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, bu Kitap'tan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar ve yatışır. İşte bu Kitap, Allah'ın doğruluk rehberidir, onunla istediğini doğru yola eriştirir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitap'ı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, bu Kitap'tan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar ve yatışır. İşte bu Kitap, Allah'ın doğruluk rehberidir, onunla istediğini doğru yola eriştirir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Allah, kelamın en güzelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi. () Ondan Rablerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Allah'ın rehberidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah, sözün/hadisin en güzelini, birbirine benzer iç içe ikili mânalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar. Bu, Allah'ın kılavuzudur ki, onunla dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah'ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek yoktur.
Süleyman Ateş
Allah, sözün en güzelini, (Kur'an'ın ayetlerini güzellikte) birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allah'ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allah kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.0%
İngilizce
Allah has sent down the best statement: a consistent Book wherein is reiteration. The skins shiver therefrom of those who fear their Lord; then their skins and their hearts relax at the remembrance of Allah. That is the guidance of Allah by which He guides whom He wills. And one whom Allah leaves astray - for him there is no guide
Fransızca
Allah a fait descendre le plus beau des récits, un Livre dont [certains versets] se ressemblent et se répètent. Les peaux de ceux qui redoutent leur Seigneur frissonnent (à l'entendre); puis leurs peaux et leurs cœurs s'apaisent au rappel d'Allah. Voilà le [Livre] guide d'Allah par lequel Il guide qui Il veut. Mais quiconque Allah égare n'a point de guide
İspanyolca
Dios ha revelado el mejor de los Mensajes, que es un Libro armonioso [sin contradicciones] que reitera [las enseñanzas]. Su recitación hace erizar la piel de quienes tienen temor de su Señor. [Los creyentes] cuando recuerdan a Dios, su piel y sus corazones se apaciguan. Ésta es la guía de Dios, con la que Él encamina a quien quiere; pero sepan que para quien Dios decreta el desvío, no habrá nadie que lo pueda guiar
Rusça
Аллах ниспослал наилучшее повествование - Писание, аяты которого сходны и повторяются. У тех, кто страшится своего Господа, от него по коже проходит дрожь. А потом их кожа и сердца смягчаются при поминании Аллаха. Это - верное руководство Аллаха, посредством которого Он ведет прямым путем того, кого пожелает. А кого Аллах введет в заблуждение, тому не будет наставника
Endonezce
Allah telah menurunkan perkataan yang paling baik (yaitu) Alquran yang serupa (ayat-ayatnya) lagi berulang-ulang,763) gemetar karenanya kulit orang-orang yang takut kepada Tuhannya, kemudian menjadi tenang kulit dan hati mereka ketika mengingat Allah. Itulah petunjuk Allah, dengan Kitab itu Dia memberi petunjuk kepada siapa yang Dia kehendaki. Dan barang siapa dibiarkan sesat oleh Allah, maka tidak seorang pun yang dapat memberi petunjuk
Bengalce
আল্লাহ উত্তম বাণী তথা কিতাব নাযিল করেছেন, যা সামঞ্জস্যপূর্ণ, পূনঃ পূনঃ পঠিত। এতে তাদের লোম কাঁটা দিয়ে উঠে চামড়ার উপর, যারা তাদের পালনকর্তাকে ভয় করে, এরপর তাদের চামড়া ও অন্তর আল্লাহর স্মরণে বিনম্র হয়। এটাই আল্লাহর পথ নির্দেশ, এর মাধ্যমে আল্লাহ যাকে ইচ্ছা পথ প্রদর্শন করেন। আর আল্লাহ যাকে গোমরাহ করেন, তার কোন পথপ্রদর্শক নেই।
Çince
安拉曾降示最美的训辞,就是前后一律的、反复叮咛的经典;畏惧主的人,为他而战栗,然后,为记忆安拉而安静。那是安拉的正道,他用来引导他所意欲引导者,安拉使谁迷误,谁就没有向导。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah, resulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sözün en güzeli olan Kur'an'ı indirdi. Allah onu doğrulukta, güzellikte, uyumlulukta ve ihtilaf olmadan birbirine benzer olarak indirmiştir. Onda birçok kıssalar, hükümler, vaatler, tehditler, hak ehlinin özellikleri, batıl ehlinin sıfatları ve diğer hususlar zikredilmiştir. Rablerinden korkanların onda bulunan vaatleri ve tehditleri duyduklarında tüyleri ürperir. Sonra Kur'an'da zikredilen müjdeleri, temennileri duyduklarında Allah'ın zikriyle kalpleri ve derileri sükûne kavuşur. İşte Kur'an hakkında bu zikredilenler ve bırakmış olduğu tesiri, Allah'ın dilediği, kuluna bahşettiği hidayetidir. Allah'ın bedbaht ettiği, hidayete muvaffak kılmadığı kimsenin hiçbir yol göstericisi olmaz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
23- Allah, sözün en güzelini müteşâbih ve tekrar edilen bir kitap halinde indirmiştir ki onda (bulunan uyarı ve tehditlerden) dolayı Rablerinden korkanların derileri ürperir. Sonra da derileri ve kalpleri, Allah'ın (vaat ve teşvik içeren) zikriyle yumuşayıp yatışır. İşte bu, Allah’ın hidâyetidir ki O, onunla dilediğine hidâyet verir. Allah’ın saptırdığı kimseyi ise doğru yola iletecek hiç kimse yoktur. 23. Yüce Allah, indirdiği Kitabından bize haber vermektedir ki o, kayıtsız ve şartsız “sözün en güzeli”dir. Sözün en güzeli, Allah’ın kelâmıdır. Allah’ın kelamı olup da indirilen kitapların en güzeli de bu Kur’ân-ı Kerîm’dir. En güzel o olduğuna göre onun lafızları da lafızların en açığı, en anlaşılırıdır. Onun ihtiva ettiği manalar en yüce anlamlardır. Çünkü o, hem sözleri ile hem manası ile sözün en güzelidir. Ayrıca “müteşâbih”tir. Yani güzellikte birbirine benzerdir. Sözleri, birbirleri ile uyumu ve hiçbir şekilde birbirleri ile çelişmemesi açısından da birbirine benzerlik arzederler. Öyle ki bir kimse bu sözler üzerinde düşünüp tefekkür ettiği taktirde onun açık seçik olmayan anlamlarının dahi düşünenlerin gözlerini kamaştırdığını ve böyle bir sözün ancak hikmeti sonsuz olanın ve her şeyi bilenin sözü olacağına kesinlikle karar verdiğini ve bunun, sözleri arasındaki uyumdan kaynaklandığını görür. İşte bu buyruktaki “müteşâbih” terimi ile kastedilen budur. Yüce Allah’ın:“Sana Kitab’ı indiren O’dur. Ondaki bir kısım âyetler muhkemdir, bunlar Kitab’ın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbihtir.”(Ali İmran, 3/7) buyruğunda geçen “müteşabih” ile ise pek çok kimsenin anlamını açıkça kavrayamadığı ve ancak muhkemlerin ışığında üzerinde durulması halinde bu açık olmayan yönlerinin açığa çıktığı buyruklar kastedilmektedir. Bundan dolayı: “Ondaki bir kısım âyetler muhkemdir, bunlar Kitab’ın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbihtir” buyurulmakta ve böylelikle müteşabihlik vasfı Kitabın sadece bir bölümü hakkında söz konusu edilmektedir. Tefsirini yapmakta olduğumuz bu âyet-i kerimede ise “müteşabihlik” Kitabın tümü hakkında söz konusudur. Yani güzelliği itibari ile bu Kitabın buyrukları birbirine benzemektedir. Çünkü Yüce Allah burada:“Sözün en güzelini” buyurmaktadır ki bu da sûreler ve âyetlerden ibarettir. Belirttiğimiz yönlerden de hepsi birbirine benzemektedir. “Tekrar edilen/mesanî” yani kıssaların, ahkâmın, vaadin ve tehdidin, hayırlıların ve şerlilerin vasıflarının, Yüce Allah’ın isim ve sıfatlarının, tekrar tekrar zikredildiği kitap demektir. Bu da bu Kitab’ın üstünlüğünün ve güzelliğinin bir neticesidir. İnsanlar Kur'ân’ın, kalpleri arındıran ve ahlâkı kemale erdiren anlamlarına muhtaçtırlar ve bu anlamlar, kalpler için ağaçların sulanması için gerekli olan su gibidir. O nedenle nasıl ki ağaçlar uzun aralıklarla sulandığında zayıflar hatta telef olurlar, sıkça sulandıkları takdirde de güzelleşip faydalı çeşitli mahsuller verirler, işte kalbin de aynı böyle Yüce Allah’ın kelâmının ihtiva ettiği manaları her zaman için tekrar tekrar dinlemeye ihtiyacı vardır. Aynı şekilde herhangi bir mana Kur’ân’ın tümünde yalnızca bir defa tekrarlanacak olsa, onun kalpte gerekli etkiyi yapmayacağı ve istenen sonucu doğurmayacağı açıktır. Bundan dolayıdır ki ben de bu tefsirde bu güzel yolu seçtim, bu tefsirimde tefsirini yaptığım kitabın üslubuna uydum. Bu yüzden bu tefsirde herhangi bir yere gönderme yaptığım görülmez. Aksine her yerde ilgili açıklamaların tam anlamı ile verilmeye çalışıldığını ve daha önceden geçen benzer açıklamaların göz önünde bulundurulmadığı görülür. Her ne kadar kimi yerlerdeki açıklamalar daha geniş ve anlatılanlar daha çok ise de genelde bu, böyledir. İşte Kur’ân okuyan ve onun manaları üzerinde düşünen kimsenin de üzerinde düşünmedik hiçbir yer bırakmaması gerekir. O, böylelikle pek çok hayırlar elde etmiş, sayılamayacak kadar büyük faydalar sağlamış olur. Kur’ân-ı Kerîm, bu üstün değere ve azamete sahip olduğundan dolayı, hidayet bulan gerçek akıl sahiplerinin kalplerini etkilemiştir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Onda (bulunan uyarı ve tehditlerden) dolayı Rablerinden korkanların derileri ürperir..” Buna sebep ise o Kitaptaki oldukça korkutucu ifadelerin yer almasıdır. “Sonra da derileri ve kalpleri, Allah'ın (vaat ve teşvik içeren) zikriyle yumuşayıp yatışır.” Yani Allah’ın umutlandırıcı ve teşvik edici buyrukları zikredildiği zaman da onların derileri ve kalpleri yatışır. Çünkü bu Kitap, kimi zaman hayırlı amel işlemeye onları teşvik eder, kimi zaman da kötü işler yapmaktan onları korkutup sakındırır. “İşte bu” Yüce Allah’ın sözünü ettiği Kur’ân-ı Kerîm’in onları etkilemesi, “Allah’ın hidâyetidir.” Allah tarafından kullarına ihsan edilmiş bir hidâyettir. Allah’ın onlara lütuf ve ihsanının bir parçasıdır. “O, onunla” yani ondan dolayı, onun vesilesiyle kullarından “dilediğine hidâyet verir.”“İşte bu Allah’ın hidâyetidir” buyruğu ile şunun kastedilmiş olma ihtimali de vardır: “İşte bu” yani size niteliklerini belirttiğimiz bu Kur’ân-ı Kerîm “Allah’ın hidâyetidir.” Ancak bu Kitaptan hareketle izlenen yol, Allah’a götürür. “O, onunla” kulları arasından niyeti güzel olduğu için “dilediğine hidâyet verir.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Allah, onunla rızasına uyanları selamet yollarına iletir.”(el-Maide, 5/16)“Allah’ın saptırdığı kimseyi ise doğru yola iletecek hiç kimse yoktur.” Çünkü Allah’a ancak O’nun ihsan edeceği başarı ile ulaşmak mümkün olur. Böyle bir başarı ise O’nun Kitabına yönelmekle elde edilir. Bu gerçekleşmeyecek olursa hidâyet yolunu bulmaya imkân yoktur. Çünkü geriye ancak apaçık bir sapıklık ve oldukça alçaltıcı bedbahtlıktan başka bir şey kalmaz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Gerçekleri tekrar tekrar dile getiren” diye çevirdiğimiz mesânî kelimesi, sözlükte “ikili ikili” anlamına gelen mesnâ veya müsennâ kelimesinin çoğulu olup burada “tekrar tekrar söylenen, okunan veya bildirilmesi gerekeni sık sık dile getiren sözler, açıklamalar” anlamında olmak üzere Kur’an hakkında kullanılmıştır. Âyette Kur’an’ın başlıca özelliklerinin şu şekilde sıralandığı görülmektedir: a) Kur’an’ı Allah indirmiştir, o ilâhî kelâmdır; vahiy meleği ve peygamber ise bu kelâmın insanlığa ileticileridir. b) Bunun zorunlu sonucu olarak Kur’an “sözlerin en güzeli”dir; yani ondaki bilgiler ve haberler gerçek, hükümler adaletli ve yararlı; onun gösterdiği yol doğru ve kurtarıcıdır. c) Kur’an bir kitaptır; insanlığın kurtuluş rehberi olarak kıyamete kadar yaşatılması, okunması, istifade edilmesi için yazılı belge haline getirilmesi gereken ve öyle de yapılmış olan ilâhî bir rehberdir. d) Bu kitap aynı zamanda kendi içinde uyumlu; sözleri, nazmı ve üslûbu güzel, ahenkli, içeriği tutarlıdır; onda mâkul ve izahı mümkün olmayan hiçbir açıklama yoktur. e) Kur’an “mesânî”dir, yani onu okuyanı, dinleyeni yeterince aydın­latmak için aynı bilgileri bazan aynı, bazan farklı ifadelerle tekrar tekrar dile getiren veya bıkkınlık vermeden tekrar tekrar zevkle okunan, dinlenen bir kitaptır. Mesânî kelimesinin, yaratıcı-yaratılan, melek-şeytan, aydınlık-karanlık, dünya-âhiret, cennet-cehennem, vaad-vaîd (tehdit), korku-ümit, buyruklar-yasaklar gibi ikişerli kavramların, hükümlerin Kur’an’da sıklıkla yer aldığını belirtmek üzere kullanıldığı yorumları da yapılmıştır (Râzî, XXVI, 271-272). f) Kur’an, hem ifade ve üslûbuyla hem de içeriğiyle okuyucuyu derinden etkiler; yerine göre korkutup kaygılandırır, yerine göre sevindirip ümitlendirir. Hatta âyetlerindeki ses-anlam uyumu dolayısıyla Kur’an, mânasını anlamayanlar üzerinde bile bu etkisini gösterir.
Zümer Suresi 23. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah, resulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sözün en güzeli olan Kur'an'ı indirdi. Allah onu doğrulukta, güzellikte, uyumlulukta ve ihtilaf olmadan birbirine benzer olarak indirmiştir. Onda birçok kıssalar, hükümler, vaatler, tehditler, hak ehlinin özellikleri, batıl ehlinin sıfatları ve diğer hususlar zikredilmiştir. Rablerinden korkanların onda bulunan vaatleri ve tehditleri duyduklarında tüyleri ürperir. Sonra Kur'an'da zikredilen müjdeleri, temennileri duyduklarında Allah'ın zikriyle kalpleri ve derileri sükûne kavuşur. İşte Kur'an hakkında bu zikredilenler ve bırakmış olduğu tesiri, Allah'ın dilediği, kuluna bahşettiği hidayetidir. Allah'ın bedbaht ettiği, hidayete muvaffak kılmadığı kimsenin hiçbir yol göstericisi olmaz.