Önceki ayet· 46:11Sonraki ayet· 46:13

Ahkâf Suresi 12. Ayet· 46:12

↗ Ahkâf suresi
Mekki
وَمِن قَبۡلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامٗا وَرَحۡمَةٗۚ وَهَٰذَا كِتَٰبٞ مُّصَدِّقٞ لِّسَانًا عَرَبِيّٗا لِّيُنذِرَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُحۡسِنِينَ
Kuran'dan önce, Musa'nın kitabı (Tevrat), bir rahmet ve rehberdi. Bu Kuran da, zulmedenleri uyarmak ve iyi davrananlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş, kendinden öncekileri doğrulayan bir Kitap'dır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Kuran'dan önce, Musa'nın kitabı (Tevrat), bir rahmet ve rehberdi. Bu Kuran da, zulmedenleri uyarmak ve iyi davrananlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş, kendinden öncekileri doğrulayan bir Kitap'dır
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Kur'ân'dan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı Tevrat vardı. Bu Kur'ân ise zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanları müjdelemek için Arap lisanı ile indirilen ve kendinden öncekileri tasdik eden bir kitaptır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Halbuki ondan önce, bir önder ve bir rahmet olarak Mûsa'nın kitabı var! Bu Kur'an da öncekileri tasdikleyen bir kitaptır. Zulmedenleri uyarsın, güzel davrananlara müjde olsun diye Arap dilindedir.
Süleyman Ateş
Ondan önce de önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı vardır. Bu da (şirk ile) kendilerine yazık edenleri uyarmak, güzel davrananları müjdelemek için Arap diliyle indirilmiş (kendinden önceki Kitabı) doğrulayan Kitaptır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.9%
İngilizce
And before it was the scripture of Moses to lead and as a mercy. And this is a confirming Book in an Arabic tongue to warn those who have wronged and as good tidings to the doers of good
Fransızca
Et avant lui, il y avait le Livre de Moïse, comme guide et comme miséricorde. Et ceci est [un Livre] confirmateur, en langue arabe, pour avertir ceux qui font du tort et pour faire la bonne annonce aux bienfaisants
İspanyolca
Antes [del Corán] fue revelado el Libro de Moisés como guía y misericordia. Este es un Libro revelado en lengua árabe que corrobora [las revelaciones anteriores], y en él se advierte a los injustos y se albricia a los que hacen el bien
Rusça
До него было Писание Мусы (Моисея), которое было руководством и милостью. А это Писание на арабском языке, подтверждающее предыдущие Писания, ниспослано для того, чтобы предостеречь тех, которые поступают несправедливо, и обрадовать творящих добро
Endonezce
Dan sebelum (Alquran) itu telah ada Kitab Musa sebagai petunjuk dan rahmat. Dan (Alquran) ini adalah Kitab yang membenarkannya dalam bahasa Arab untuk memberi peringatan kepada orang-orang yang zalim dan memberi kabar gembira kepada orang-orang yang berbuat baik
Bengalce
এর আগে মূসার কিতাব ছিল পথপ্রদর্শক ও রহমতস্বরূপ। আর এই কিতাব তার সমর্থক আরবী ভাষায়, যাতে যালেমদেরকে সতর্ক করে এবং সৎকর্মপরায়ণদেরকে সুসংবাদ দেয়।
Çince
在它之前,有穆萨的经典做世人的准绳和恩惠。这是一本阿拉伯文的经典,能证实以前的天经,以便它警告不义的人们,并做行善者的佳音。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu Kur'an'dan önce; hakka uymakta takip edilen, Allah'ın Musa -aleyhisselam-'a indirmiş olduğu Tevrat, aynı zamanda İsrailoğulları'ndan kendisine tabi olup iman edenler için de bir rahmettir. İşte Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen ve kendinden önceki kitapları doğrulayan bu Kur'an, şirk koşarak ve masiyet işleyerek kendilerine zulmedenleri uyarmak için Arap lisanıyla indirilmiş bir kitaptır. O, yaratıcıları Allah Teâlâ ile yaratılmış olan diğer varlıklar arasında bağları iyi olan ve iyilik yapanlara müjdedir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
11- Kafir olanlar, iman edenler hakkında şöyle dediler:“Eğer o (İslam) hayırlı bir şey olsaydı, onlar onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Onunla hidâyet bulamadıkları için de: “Bu (Kur'ân), eskiden kalma bir yalandır” diyeceklerdir. 12- Onun öncesinde ise Musâ’nın bir rehber ve rahmet olan Kitabı vardır. Bu (Kur'ân) ise zulmedenleri uyarmak ve ihsan sahiplerine de müjde olmak üzere Arap dili ile indirilmiş, (geçmiş kitapları) tasdik eden bir kitaptır. 11. Yani, hakkı inkâr edenler, ona karşı inatlaşanlar ve hak daveti reddedenler “şöyle dediler: “Eğer o (İslam) hayırlı bir şey olsaydı, onlar onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Yani mü’minler bizden önce ona ulaşamazlardı. Ona ilk ulaşanlar, ilk kavuşanlar bizler olurduk. Bu ise sadece bir aldatmacadır; bir kelime oyunudur. İnkarcıların hakka iman edenlerden önce erişmelerinin hakkın doğruluğuna alâmet olduğunu gösteren delil nerde? Yalanlayıcılar ruhen daha temiz, aklen daha mükemmel midirler? Yoksa hidâyet onların ellerinde midir? Fakat onlar, söyledikleri bu sözlerle -güya- kendilerini teselli etmektedirler. Tıpkı bir şeyi ele geçiremediği için o şeyi yermeye koyulan gibi (Kedi ulaşamadığı ete murdar dermiş misali). Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Onunla hidâyet bulamadıkları için de: “Bu (Kur'ân), eskiden kalma bir yalandır” diyeceklerdir.” Yani onlar, Kur’ân ile hidâyet bulamayınca, en büyük bağıştan ve ilâhî armağandan mahrum kalınca bu sefer “O, yalandır” diyerek ona dil uzattılar. Halbuki o, kendisinde şüphe bulunmayan, en ufak bir tereddüdün dahi söz konusu olamayacağı mutlak haktır. 12. O, semâvi kitaplara özellikle de bunlar arasında Kur’ân-ı Kerîm’den sonra en mükemmelleri ve faziletlileri olan Tevrat’a mutabık bir kitaptır. Allah onu Mûsâ’ya “bir rehber ve rahmet” olarak indirmiştir. Yani İsrailoğulları bu Kitab’a uyuyor, onunla hidâyet buluyor ve onun sayesinde dünya ve âhiret hayırlarına nail oluyorlardı. “Bu” Kur’ân “ise” küfür, fasıklık ve isyan ile -zulümlerini sürdürdürmeleri halinde- kendilerini pek ağır azaba uğratacak olan “zulmedenleri uyarmak” yaratıcılarına ibadetlerinde ve yaratılmışlara faydalı olma konusunda “ihsan sahiplerine” dünya ve âhirette pek büyük mükâfatları haber veren, sakındırdığı amelleri de ecirlerini müjdelediği amelleri de bildiren bir “müjde olmak üzere” öğrenilmesi ve düşünüp öğüt alınması kolay olsun diye Allah tarafından “Arap dili ile indirilmiş” önceki kitapları “tasdik eden” doğruluklarına tanıklık eden ve onlara uygunluğu ile onları doğrulayan “bir kitaptır.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Sûrenin ana konusu Kur’an’ın Allah kelâmı, Muhammed aleyhis­selâmın da gerçek peygamber olduğunu ispat etmektir. Bu maksatla sıralanan deliller ve ikna edici tartışma çerçevesinde bu âyetlerde şunlara yer verilmiş olmaktadır: a) Kur’an’a ve peygambere iman edenler bulunduğuna göre inkâr­cıların bunda ısrar etmek yerine bir de “Ya gerçek ise, Allah’tan gelmiş ise biz ona inanmamakla neleri kaybetmiş olacağız” diye düşünmelerinin makul olacağı. b) Kur’an’ın Allah’tan geldiği ve peygamberin doğru söylediği konusunda tanıklık eden, bununla da kalmayıp ona inanan bazı yahudilerin tanıklıklarının dikkate alınması gerektiği. Bu şahidin kim olduğu konusunda çeşitli yorumlar yapılmış, rivayetlere yer verilmiştir. Bu cümleden olarak “Şahit Hz. Mûsâ’dır, Tevrat’da Hz. Peygamber’in geleceğini bildirmiştir”; “Yahudi iken müslüman olan Abdullah b. Selâm’dır”; “Mekke müşriklerinin ticaret için gittikleri Medine’de ve başka yerlerde karşılaştıkları bazı yahudilerdir” diyenler olmuştur. Birinci ihtimal oldukça zayıftır; çünkü bu şahitlik Mekkeliler için ikna edici olmaz. İkinci ihtimal bazı sağlam rivayetlere dayanmakla beraber sûrenin Mekke’de inmiş olması bu yorumu zayıflatmaktadır. Bunu savunanlara göre sûrenin bütünü Mekke’de inmiş olmakla beraber bu âyet daha sonra Medine’de gelmiş ve sûredeki yerine konmuştur (Râzî, XXVIII, 7; Kurtubî, XVI,181; Şevkânî, V, 23). Bize göre ikinci ve üçüncü ihtimaller birbiri ile çelişmediği için kabul edilebilir niteliktedir. c) İnkârda ısrar eden Arap müşriklerinin, servet ve saltanatlarına güvenerek Allah’tan gelecek her iyi ve güzel şeyin öncelikle kendilerine gelmesi gerektiği konusundaki değerlendirmelerinin yanlış olduğu; insanların Allah katındaki değerlerinin servet ve saltanata değil, imana, ahlâka ve iyiliklere bağlı olduğu. d) Araplar’ın yakınlarında olan ve temas halinde bulundukları yahudilerin ellerinde bulunan Tevrat’ı ölçü olarak almalarının uygun olacağı. Hz. Mûsâ ve Tevrat ile Hz. Muhammed ve Kur’an arasında önemli benzerlikler vardır, fark dilde ve şekildedir; içerik ve amaç benzerliği, kaynak birliğinin ve gerçekliğin önemli bir delilidir.
Ahkâf Suresi 12. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu Kur'an'dan önce; hakka uymakta takip edilen, Allah'ın Musa -aleyhisselam-'a indirmiş olduğu Tevrat, aynı zamanda İsrailoğulları'ndan kendisine tabi olup iman edenler için de bir rahmettir. İşte Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen ve kendinden önceki kitapları doğrulayan bu Kur'an, şirk koşarak ve masiyet işleyerek kendilerine zulmedenleri uyarmak için Arap lisanıyla indirilmiş bir kitaptır. O, yaratıcıları Allah Teâlâ ile yaratılmış olan diğer varlıklar arasında bağları iyi olan ve iyilik yapanlara müjdedir.