Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Ya üzerine azab kelimesi hak olmuş kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Üzerine azap sözü hak olanı, ateşe dalmış olanı sen mi kurtaracaksın?
Süleyman Ateş
Üzerine azab kararı hak olanı mı, sen ateşte bulunanı mı kurtaracaksın?
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.1%
İngilizce
Then, is one who has deserved the decree of punishment [to be guided]? Then, can you save one who is in the Fire
Fransızca
Et bien quoi! Celui contre qui s'avère le décret du châtiment,... est-ce que tu sauves celui qui est dans le Feu
İspanyolca
¿Acaso tú podrás salvar [guiando] a quien [en virtud de su libre albedrio] Dios ha decretado que sea de los moradores del Infierno? ¿O es que puedes rescatar a quien ha sido condenado al Fuego
Rusça
Разве ты сможешь спасти того, относительно кого сбылось Слово о мучениях, кто находится в Огне
Endonezce
Maka apakah (engkau hendak mengubah nasib) orang-orang yang telah dipastikan mendapat azab? Apakah engkau (Muhammad) akan menyelamatkan orang yang berada dalam api neraka
Bengalce
যার জন্যে শাস্তির হুকুম অবধারিত হয়ে গেছে আপনি কি সে জাহান্নামীকে মুক্ত করতে পারবেন
Ey Resul! Küfründe ve sapıklığında devam eden bir kimsenin hakkında azap sözü gerçekleştiyse, onu hidayete erdirmeye ve muvaffak kılmaya vesile olman için elinde herhangi bir çaren yoktur. Ey Resul! Bu vasıfta olan bir kimseyi sen cehennem ateşinden kurtarabilir misin?
19- Hakkında azap sözü hak olmuş; evet, ateşte olan o kişiyi sen mi kurtaracaksın? 20- Fakat Rablerinden korkup sakınanlara gelince onlar için birbirleri üzerine bina edilmiş, altlarından da ırmaklar akan köşkler vardır. (Bu) Allah’ın vaadidir. Allah da vaadinden dönmez.
19. Yani sapıklığı, inadı ve küfrünü sürdürmesi sebebi ile hakkında azap sözü hak olmuş kimsenin, hidâyet bulmasına imkan yoktur. Sen de kaçınılmaz olarak ateşe girmek durumunda olan böyle bir kimseyi asla kurtaramazsın.
20. Gerçek zenginlik ve tam anlamı ile kurtuluş, takvâ sahipleri için söz konusu olacaktır. Allah, onlar için öyle lütuflar, öyle çeşitli nimetler hazırlamıştır ki bunun ölçüsünün, miktarının tespit edilmesine imkân yoktur. “Onlar için” oldukça yüksek ve süslü “köşkler” vardır. Bu köşklerin güzelliği, göz alıcılığı, nezaheti ve şeffaflığı dolayısı ile içeriden dışarıları, dışarıdan da içerileri görülür. Bunlar o kadar yüksektir ki, semanın doğu veya batı ufkunda görülen oldukça uzaktaki bir yıldız gibi görülürler. İşte bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır: “Birbirleri üzerine bina edilmiş” altın ve gümüşten yapılmış, sıvaları en değerli miskten olan; “altlarından da” kaynayıp coşan “ırmaklar akan köşkler vardır.” Bu ırmaklar, o pek güzel bahçeleri, tertemiz ağaçları sular. Bu ağaçlar da son derece lezzetli ve türlü mahsuller ve olgun meyveler verir. “(Bu) Allah’ın vaadidir. Allah da vaadinden dönmez.” O, bu mükâfatı takvâ sahiplerine vaat etmiştir. Bu vaadi gerçekleştirmesi muhakkaktır. Bu yüzden gerçek kulları, takvânın gereklerini eksiksiz olarak yerine getirsinler ki O da onların mükâfatlarını eksiksiz versin.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Hakkında azap hükmü kesinleşmiş kimse” tefsirlerde genellikle inkârcı tutumu sebebiyle azabı hak etmiş kişi olarak açıklanmış; âyet, “Kim azabı hak ederse artık o kişi ateşe atılacak ve senin onu kurtarman da mümkün olmayacaktır” şeklinde yorumlanmıştır. 16. âyette inkârcıların âhiretteki cezaları hakkında bilgi verilirken cehennemin katlarından söz edilmişti; 20. âyette ise “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar” için kat kat cennet köşkleri hazırlandığı bildirilmektedir.
Ey Resul! Küfründe ve sapıklığında devam eden bir kimsenin hakkında azap sözü gerçekleştiyse, onu hidayete erdirmeye ve muvaffak kılmaya vesile olman için elinde herhangi bir çaren yoktur. Ey Resul! Bu vasıfta olan bir kimseyi sen cehennem ateşinden kurtarabilir misin?