Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanlar geri dönüşü olmayan Sûr'a ikinci kez üfürülmesinden başkasını beklemiyorlar. Eğer onu yalanlamaları üzerine ölür iseler onlar için azap vuku bulacaktır.
12- Onlardan önce Nûh’un kavmi, Âd ve kazıklar sahibi Firavun (peygamberlerini) yalanladılar. 13- Semud, Lût kavmi ve Eyke halkı da. İşte onlar (peygamberlere karşı birleşen) birliklerdir. 14- Onların her biri rasûlleri yalanladılar. Bu sebeble de azabım (onlara) hak oldu. 15- Bunların işi ancak geri çevrilmesi mümkün olmayan tek bir bir çığlığa bakar.
12. Yüce Allah, onları kendilerinden önceki ümmetlere yaptığını yapmakla karşı karşıya kalmaktan sakındırmaktadır. Kendilerinden önceki ümmetler bunlardan daha güçlü, batıla karşı birleşmeleri daha çetin idi. Bunlar “Nuh’un kavmi” Hûd aleyhissalam’ın kavmi olan “Âd ve kazıklar sahibi” yani pek büyük orduların ve dehşet verici gücün sahibi “Firavun” idi. 13. Salih’in kavmi “Semûd, Lût kavmi ve” Şuayb aleyhisselam’ın kavmi olan birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaç ve bahçelerin sahipleri olan “Eyke halkı da” yalanlamışlardı. “İşte onlar” güçleri ile, araç ve gereçleri ile hakkı reddetmek üzere bir araya gelmiş “birliklerdir.” Fakat bütün bunların kendilerine hiçbir faydası olmamıştır. 14. “Onların” bu kavimlerin “her biri rasûlleri yalanladılar. Bu sebeble de azabım” Allah’ın azabı onlara “hak oldu.” Peki, bu sözü geçen kavimlere gelen musibetlerin, bunların da başına gelmesini önleyecek ve bu musibetlerden onları kurtaracak ne özellikleri var? 15. Eğer bunlar bu izledikleri yollarını sürdürecek olurlarsa kendilerini helâk edip kökten imha edecek olan bir musibeti beklesinler.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yukarıda anılan eski inkârcı zümrelerden veya Hz. Peygamber’in muhataplarından söz edildiği yönünde iki farklı yorum vardır. İlk yoruma göre “geri dönüşe imkân bırakmayacak olan korkunç ses”, kıyametin kopması sırasındaki sûrun üflenmesi üzerine çıkacak olan sestir. Bizim de katıldığımız ikinci yoruma göre burada söz, Hz. Peygamber’in muhataplarına getirilmiştir. Bu durumda “geri dönüşe imkân bırakmayacak olan korkunç ses” de putperest Araplar’ın müslümanlar karşısındaki nihaî yenilgileri için kullanılan mecazi bir ifadedir (İbn Âşûr, XXIII, 223-224). 11. âyette bu yenilgiye değinilmişti.
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanlar geri dönüşü olmayan Sûr'a ikinci kez üfürülmesinden başkasını beklemiyorlar. Eğer onu yalanlamaları üzerine ölür iseler onlar için azap vuku bulacaktır.