Önceki ayet· 38:14Sonraki ayet· 38:16

Sâd Suresi 15. Ayet· 38:15

↗ Sâd suresi
Mekki
وَمَا يَنظُرُ هَـٰٓؤُلَآءِ إِلَّا صَيۡحَةٗ وَٰحِدَةٗ مَّا لَهَا مِن فَوَاقٖ
Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan tek bir çığlık beklemektedirler
Meal ihtilafı: 10% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan tek bir çığlık beklemektedirler
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar da bir tek haykırışa bakıyorlar. Öyle ki onun gecikmesi de yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunların beklediği de sadece, en küçük bir gecikmesi olmayan o müthiş titreşimli tek sestir.
Süleyman Ateşen ayrışan
Bunlar(ın işi) de sadece geri dönmesi olmayan bir na'raya bakıyor.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.1%
İngilizce
And these [disbelievers] await not but one blast [of the Horn]; for it there will be no delay
Fransızca
Ceux-ci n'attendant qu'un seul Cri, sans répétition
İspanyolca
Solo les queda [a los idólatras] esperar el toque de la trompeta [el Día de la Resurrección], y entonces no habrá posibilidad de volver [a este mundo]
Rusça
Им нечего ждать, кроме одного лишь гласа, для которого нет возврата
Endonezce
Dan sebenarnya yang mereka tunggu adalah satu teriakan saja, yang tidak ada selanya
Bengalce
কেবল একটি মহানাদের অপেক্ষা করছে, যাতে দম ফেলার অবকাশ থাকবে না।
Çince
这些人,只等待一声喊叫,那是不耽搁一霎时的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanlar geri dönüşü olmayan Sûr'a ikinci kez üfürülmesinden başkasını beklemiyorlar. Eğer onu yalanlamaları üzerine ölür iseler onlar için azap vuku bulacaktır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
12- Onlardan önce Nûh’un kavmi, Âd ve kazıklar sahibi Firavun (peygamberlerini) yalanladılar. 13- Semud, Lût kavmi ve Eyke halkı da. İşte onlar (peygamberlere karşı birleşen) birliklerdir. 14- Onların her biri rasûlleri yalanladılar. Bu sebeble de azabım (onlara) hak oldu. 15- Bunların işi ancak geri çevrilmesi mümkün olmayan tek bir bir çığlığa bakar. 12. Yüce Allah, onları kendilerinden önceki ümmetlere yaptığını yapmakla karşı karşıya kalmaktan sakındırmaktadır. Kendilerinden önceki ümmetler bunlardan daha güçlü, batıla karşı birleşmeleri daha çetin idi. Bunlar “Nuh’un kavmi” Hûd aleyhissalam’ın kavmi olan “Âd ve kazıklar sahibi” yani pek büyük orduların ve dehşet verici gücün sahibi “Firavun” idi. 13. Salih’in kavmi “Semûd, Lût kavmi ve” Şuayb aleyhisselam’ın kavmi olan birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaç ve bahçelerin sahipleri olan “Eyke halkı da” yalanlamışlardı. “İşte onlar” güçleri ile, araç ve gereçleri ile hakkı reddetmek üzere bir araya gelmiş “birliklerdir.” Fakat bütün bunların kendilerine hiçbir faydası olmamıştır. 14. “Onların” bu kavimlerin “her biri rasûlleri yalanladılar. Bu sebeble de azabım” Allah’ın azabı onlara “hak oldu.” Peki, bu sözü geçen kavimlere gelen musibetlerin, bunların da başına gelmesini önleyecek ve bu musibetlerden onları kurtaracak ne özellikleri var? 15. Eğer bunlar bu izledikleri yollarını sürdürecek olurlarsa kendilerini helâk edip kökten imha edecek olan bir musibeti beklesinler.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yukarıda anılan eski inkârcı zümrelerden veya Hz. Peygamber’in muhataplarından söz edildiği yönünde iki farklı yorum vardır. İlk yoruma göre “geri dönüşe imkân bırakmayacak olan korkunç ses”, kıyametin kopması sırasındaki sûrun üflenmesi üzerine çıkacak olan sestir. Bizim de katıldığımız ikinci yoruma göre burada söz, Hz. Peygamber’in muhataplarına getirilmiştir. Bu durumda “geri dönüşe imkân bırakmayacak olan korkunç ses” de putperest Araplar’ın müslümanlar karşısındaki nihaî yenilgileri için kullanılan mecazi bir ifadedir (İbn Âşûr, XXIII, 223-224). 11. âyette bu yenilgiye değinilmişti.
Sâd Suresi 15. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanlar geri dönüşü olmayan Sûr'a ikinci kez üfürülmesinden başkasını beklemiyorlar. Eğer onu yalanlamaları üzerine ölür iseler onlar için azap vuku bulacaktır.