Önceki ayet· 37:120Sonraki ayet· 37:122

Sâffât Suresi 121. Ayet· 37:121

↗ Sâffât suresi
Mekki
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Güzel düşünüp güzel davrananları biz böyle ödüllendiririz!
Süleyman Ateş
İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.2%
İngilizce
Indeed, We thus reward the doers of good
Fransızca
Ainsi récompensons-Nous les bienfaisants
İspanyolca
Así es como recompenso a los que hacen el bien
Rusça
Воистину, так Мы воздаем творящим добро
Endonezce
Demikianlah Kami memberi balasan kepada orang-orang yang berbuat baik
Bengalce
এভাবে আমি সৎকর্মীদেরকে প্রতিদান দিয়ে থাকি।
Çince
我必定要这样报酬行善者。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şüphesiz biz, Musa ve Harun'u bu güzel mükâfatla mükâfatlandırdığımız gibi Rablerine güzel itaat edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
114- Andolsun biz, Mûsâ ve Hârûn’a da lütufta bulunduk. 115- Hem ikisini hem de kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık. 116- Ve onlara yardım ettik de böylece galip gelenler onlar oldular. 117- Onlara apaçık Kitabı verdik. 118- Ve ikisini de dosdoğru yola ilettik. 119- Sonra gelenler arasında o ikisine (iyi bir nam) bıraktık. 120- Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun! 121- Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. 122- Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır. 114-116. Yüce Allah, iki kulu ve rasûlü olan İmran’ın oğulları Mûsâ ve Hârûn’a nübüvvet, risalet ve Yüce Allah’ın yoluna davet lütfunu bağışlamış olduğunu, onları da kavimlerini de düşmanları Firavun’dan kurtardığını, Firavun’a karşı kendilerine yardım ettiğini ve sonunda onu, onların gözleri önünde suda boğduğunu zikretmektedir. 117. Yüce Allah onlara ayrıca açık ve yol gösterici olan Kitabı indirmiştir ki bu da içinde pek çok hükümlerin, öğütlerin ve her şeye dair tafsilatın bulunduğu Tevrat’tır. 118. Yüce Allah ikisini de dosdoğru yola iletmişti. Çünkü onlara Yüce Allah’a ulaştıran dosdoğru şeriat ve hükümler ihtiva eden bir din vermişti. Bu dini izlemelerine yardımcı olma lütfunda da bulunmuştu. 119-122. “Sonra gelenler arasında o ikisine” güzel bir övgü “bıraktık. Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun.” Yani sonrakiler arasında onların güzel bir şekilde anılmalarını, selâm ile yad edilmelerini sağladık. Durumun öncekiler arasında böyle olması ise öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mûsâ ve Hârûn’un peygamberliklerinin, ataları İbrâhim ve İshak’tan kalan bir miras değil, Allah Teâlâ’nın onlara bir lutfu olduğu bildirilmektedir. “Büyük sıkıntı”dan maksat, Şevkânî’nin ifadesiyle (IV, 467) Firavun yönetiminin, Mısır’da yaşayan İsrâiloğulları’na köle muamelesi uygulaması, bu muameleden dolayı çektikleri maddî ve mânevî sıkıntılardır (bilgi için bk. A‘râf 7/104-105). “Açık seçik anlaşılabilen kitap” ise Tevrat’tır. Bu âyetlerde İsrâiloğulları’nın Hz. Mûsâ önderliğinde Mısır’dan ayrılıp Sina yarımadasına geçmeleri ve Tevrat’ın indirilmesi konusunda kısaca bilgi verilmekte, Allah’ın Mûsâ ve Hârûn ile İsrâil kavmine büyük lutufları hatırlatılmaktadır (ayrıntılı bilgi için bk. Bakara 2/49-93; A‘râf 7/103-156).
Sâffât Suresi 121. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şüphesiz biz, Musa ve Harun'u bu güzel mükâfatla mükâfatlandırdığımız gibi Rablerine güzel itaat edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.