Diyanet İşleri
Onun hakkında şöyle yazılmıştır: O kendisini dost edinen kimseyi saptırır ve alevli azaba götürür
Elmalılı Hamdi Yazır
(O şeytanki) hakkında şöyle hüküm verilmiştir: Şüphesiz kim onu dost edinirse, o muhakkak onu saptırır ve doğruca cehennem azabına götürür.
Yaşar Nuri Öztürk
O şeytan üzerine şöyle yazılmıştır: Kim buna dost olursa muhakkak o onu saptırır ve onu, alevi zorlu ateşin azabına götürür.
Süleyman Ateşen ayrışan
O(Şeyta)nın hakkında: "Kim bunu takibederse muhakkak bu, onu saşırtır ve onu alevli ateş azabına götürür" diye yazılmıştır.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kim insanlardan ve cinlerden olan isyankâr şeytanlara tabi olur ve onu tasdik ederse, bu şeytanlar o kimseyi haktan saptırır, küfür ve günahlarla ve cehennem azabına sürükler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
3- İnsanlardan bazısı vardır ki Allah hakkında bilgisizce tartışır ve her azgın şeytana uyar. 4- O (şeytan) hakkında şu yazılmıştır: O, kendisini dost edinen herkesi mutlaka saptırır ve onu alevli ateş azabına götürür.
3. Yani insanlardan bir kesim, sapıklık yolunu izler ve batılı ileri sürerek hak ile mücadele eder. Batılı hak yerine geçirip hakkı ortadan kaldırmak ister. Halbuki bunlar son derece bilgisiz kimselerdir. En ufak bir bilgiye sahip değillerdir. Onların bütün yapabildikleri Allah’a ve peygamberlerine karşı azgınlaşmış, onlara karşı inat eden, haddini aşmış, azgın ve sapıklığın önderliğini yapan şeytanları taklit etmekten ibarettir. Bunlar Allah’a ve Rasûlüne muhalefet etmiş, böylece cehennem ateşine davet eden önderlerden olmuşlardır. 4. “O” yani bu azgın şeytan “hakkında şu yazılmıştır” takdir edilmiştir: “O, kendisini dost edinen” izinden giden “herkesi mutlaka” haktan ve dosdoğru yoldan uzaklaştırarak “saptırır ve onu alevli ateş azabına götürür.” İşte böylesi gerçek anlamı ile İblis’in temsilcisidir. Çünkü Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:“O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşin arkadaşlarından olsunlar diye çağırır.”(Fâtır, 35/6) İşte Allah hakkında bu şekilde tartışan bir kimse, hem bizatihi sapmış hem de insanları saptırmaya kalkışmış bir kimsedir. O, bu tutumu ile azgın her bir şeytanın taklitçisidir. Durumu üst üste yığılmış karanlıklar gibidir. Bunun kapsamına kâfirlerle bid’atçilerin tamamı girmektedir. Zira onların çoğunluğu taklitçidir ve bilgisizce tartışmaktadırlar.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Evren Allah’ın kudretini gösteren delillerle dolu iken ve peygamberler de öldükten sonra dirilme gerçeğini anlatıp insanları açık bir biçimde uyarmışken, bazı insanların Allah’ın gücü ve âhiret hayatının varlığı hakkında tartışmaya girmeleri, üstelik hiçbir sağlam bilgiye sahip olmadıkları halde inkârcılıkta inat etmeleri tarihin her döneminde görülen bir durumdur. Bu âyetlerde, ilk iki âyetteki bildirim ve ikaza rağmen bazı kimselerin bu tutumlarından vazgeçmedikleri gerçeğinden hareketle bu beşerî zaafa ve sonuçlarına tekrar dikkat çekilmektedir. Esasen genel bir teşhis ve uyarı içermekle beraber 3. âyetin Nadr b. Hâris hakkında inmiş olduğu rivayet edilir (Taberî, XVII, 115). Kureyş’in amansız inkârcılarından olan bu şahıs, babasıyla Hîre’de tıp ve felsefe öğrenimi görmüştü (Taberî, XVII, 115, nâşirin notu).
3. âyetteki “her âsi şeytan” ifadesiyle, İblîs ve avenesinin yahut Kureyş’in ileri gelen inkârcılarının kastedildiği yorumları yapılmıştır (Râzî, XXIII, 5); âyetin üslûbundan, ikinci yorumun daha güçlü olduğu izlenimi edinilmektedir (Derveze, VII, 75). Buradaki “her” anlamına gelen küll kelimesinin –Kur’an’daki benzer ifadeler dikkate alındığında– çokluğu belirtmek için kullanıldığı anlaşılmaktadır (İbn Âşûr, XVII, 192-193). “Âsi” olarak tercüme ettiğimiz merîd kelimesine “had bilmez, zorba, inatçı, azgın, mütekebbir” gibi mânalar da verilebilir.
4. âyette şeytan ve onu dost edinecek kişiler hakkında kaçınılmaz sonuç ve hükmü belirtmek üzere lafzan “Onun hakkında şöyle yazıldı” mânasına gelen bir ifade kullanılmıştır. Bu sonuç şeytana uyanın doğru yolda kalamayacağı, dolayısıyla cehennem azabına sürükleneceğidir. Burada dikkat çeken bir husus da şudur: Şeytana insanları doğru yoldan saptırma fırsatı verilmekle beraber, ona uyanlar iradelerini bu yönde kullandıkları, ilâhî ikazları bir kenara bırakıp şeytanı dost edindikleri için sorumluluk kendilerine aittir (şeytan hakkında bilgi için bk. Fâtiha 1/1 (eûzü); Bakara 2/34; Nisâ 4/117-121; Enfâl 8/48).