Önceki ayet· 22:18Sonraki ayet· 22:20

Hac Suresi 19. Ayet· 22:19

↗ Hac suresi
Medeni
۞هَٰذَانِ خَصۡمَانِ ٱخۡتَصَمُواْ فِي رَبِّهِمۡۖ فَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ قُطِّعَتۡ لَهُمۡ ثِيَابٞ مِّن نَّارٖ يُصَبُّ مِن فَوۡقِ رُءُوسِهِمُ ٱلۡحَمِيمُ
İşte şunlar, Rableri hakkında çekişen iki hasım taraf: Nankörler için ateşten giysi biçildi, başlarının üstünden de kaynar su dökülüyor!
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
İşte şunlar, Rableri hakkında çekişen iki hasım taraf: Nankörler için ateşten giysi biçildi, başlarının üstünden de kaynar su dökülüyor!
Elmalılı Hamdi Yazır
Şu ikisi Rableri hakkında tartışmaya girmiş iki hasımdır. O'nu inkar edenler için ateşten elbiseleri biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar su dökülür.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte şu iki hasım, Rableri hakkında çekişip durmuşlardır. Sonuçta küfre sapanlar için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülmektedir.
Süleyman Ateş
İşte şunlar, Rableri hakkında çekişen iki hasım taraf: Nankörler için ateşten giysi biçildi, başlarının üstünden de kaynar su dökülüyor!
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.9%
İngilizce
These are two adversaries who have disputed over their Lord. But those who disbelieved will have cut out for them garments of fire. Poured upon their heads will be scalding water
Fransızca
Voici deux clans adverses qui disputaient au sujet de leur Seigneur. A ceux qui ne croient pas, on taillera des vêtements de feu, tandis que sur leurs têtes on versera de l'eau bouillante
İspanyolca
Éstos [los creyentes y los incrédulos] son dos grupos que disputan acerca de su Señor, pero sepan que quienes se niegan a creer serán cubiertos con ropas de fuego, y se verterá sobre sus cabezas agua hirviente
Rusça
Вот две тяжущиеся группы, которые препирались по поводу своего Господа. Для тех, которые не уверовали, выкроят одеяния из Огня, а на головы им будут лить кипяток
Endonezce
Inilah dua golongan (golongan mukmin dan kafir) yang bertengkar, mereka bertengkar mengenai Tuhan mereka. Maka bagi orang kafir akan dibuatkan pakaian-pakaian dari api (neraka) untuk mereka. Ke atas kepala mereka akan disiramkan air yang mendidih
Bengalce
এই দুই বাদী বিবাদী, তারা তাদের পালনকর্তা সম্পর্কে বিতর্ক করে। অতএব যারা কাফের, তাদের জন্যে আগুনের পোশাক তৈরী করা হয়েছে। তাদের মাথার উপর ফুটন্ত পানি ঢেলে দেয়া হবে।
Çince
这两派是相争的,他们进行关于他们的主的争论。不信道者已经有为他们而裁制的火衣了,沸水将倾注在他们的头上,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu ikisi Rableri hakkında tartışan iki topluluktur. Hangisi daha hak sahibidir? İman eden topluluk mu yoksa küfür topluluğu mu? Elbisenin insanı kuşattığı gibi küfür topluluğunu da cehennemde ateş kuşatır. Başlarından aşağı son derece sıcak olan bir su dökülür.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
17- İman edenler, yahudiler, sabiîler, hristiyanlar, Mecusiler/ateşperestler ve müşrikler var ya muhakkak Allah, kıyamet gününde bunların aralarında hükmedecektir. Şüphesiz Allah her şeye şahittir. 18- Görmez misin mi ki göklerde ve yerde olan herkes, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan bir çoğu Allah’a secde ederler? Onlardan birçoğuna da azap hak olmuştur. Allah’ın zelil kıldığını aziz edecek hiç kimse yoktur. Şüphesiz Allah dilediğini yapar. 19- Bu iki sınıf, Rableri hakkında tartışan iki hasımdırlar. Kâfirlere gelince onlar için ateşten elbiseler biçilir ve başlarının üzerinden kaynar su dökülür. 20- (Öyle ki) o suyla karınlarında ne varsa eritilir, derileri de. 21- Onlar için demir sopalar da vardır. 22- (Yaşadıkları) acıdan dolayı oradan çıkmak istedikleri her seferinde oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yakıcı ateşin azabını tadın” denir. 23- Allah, iman edip salih ameller işleyenleri ise altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Onlar orada altın bileziklerle ve incilerle bezenirler. Oradaki giyecekleri de ipektir. 24- Onlar (Allah tarafından) hem güzel söze ulaştırılmışlardır, hem de Hamîd olanın yoluna ulaştırılmışlardır. 17. Yüce Allah, yeryüzünde çeşitli dinlere mensup kimseleri, kendilerine kitap verilmiş olanları, mü’minleri, yahudileri, hristiyanları, sabiileri, mecusileri ve müşrikleri söz konusu ederek bunların tümünü kıyamet gününde bir araya getireceğini ve aralarında adaletli hükmünü vererek hak yolda mı batıl peşinde mi olduklarını ortaya çıkaracağını haber vermekte ve tespit etmiş olduğu, yazdığı ve şahit olduğu amellerinin karşılığını kendilerine vereceğini bildirmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah, âyet-i kerimenin sonunda:“Şüphesiz Allah her şeye şahittir” buyurmaktadır. Daha sonra Yüce Allah, bu çeşitli din mensupları arasında vereceği hükmü ayrıntılı olarak açıklayarak şöyle buyurmaktadır: 19. “Bu iki sınıf, Rableri hakkında tartışan iki hasımdırlar.” Yani her birisi kendisinin haklı olduğunu iddia etmektedir. “Bunlar Rab’leri hakkında davalaşan iki hasımdırlar.” Her birisi haklı olduğunu iddia etmektedir. “Kâfirlere gelince” Bu; yahudi, hristiyan, mecusi, sabiî ve müşrik olan bütün kâfirleri kapsar “onlar için ateşten elbiseler biçilir.” Yani onlara katrandan elbiseler dikilir ve bu elbiseler de ateşe verilir. Bundan maksat da bütün yönleri ile azabın onları kuşatmasıdır. 20. “Başlarının üzerinden” son derece “kaynar su dökülür.” Bu son derece kaynar su ile “karınlarında” et, yağ ve bağırsak gibi her “ne varsa” bu suyun aşırı sıcaklığından dolayı “eritilir.” 21. “Onlar için demir sopalar da vardır.” Bu demir sopalar, oldukça sert ve haşin meleklerin ellerinde bulunacak ve onlar da kâfirlere bu demir sopalarla vurup onları perişan edeceklerdir. 22. “(Yaşadıkları) acıdan dolayı oradan çıkmak istedikleri her seferinde oraya geri döndürülürler.” Azapları bir süre olsun hafifletilmez, onlara herhangi bir süre de verilmez. Azarlanmaları maksadı ile de:“Yakıcı ateşin” yani kalpleri ve bedenleri kavuran o ateşin “azabını tadın” denilir. 23. “Allah, iman edip salih ameller işleyenleri ise altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır.” Bilindiği gibi iman edip salih amel işleme vasfı, ancak bütün kitaplara ve bütün peygamberlere iman eden müslümanlar hakkında söz konusudur, başkaları buna dahil değildir. “Onlar orada altın bileziklerle ve incilerle bezenirler.” Erkekleri de kadınları da altın bilezikler takınırlar. “Oradaki giyecekleri de ipektir.” Böylelikle mazhar olacakları nimetler, tam ve eksiksiz olacaktır: Cennetlerde bulunan oldukça lezzetli ve çeşit çeşit yiyecekler, akıp duran ırmaklar -ki bunlar sudan, sütten, baldan ve şaraptan ırmaklardır-, ayrıca çeşitli elbiseler ve mükemmel zinet eşyaları… bütün bunlar mazhar olacakları nimetlerin eksiksiz olacağını göstermektedir. Bu bunları sağlayan sebep ise şudur: 24. “Onlar hem güzel söze” en faziletlisi ve en güzeli ihlâs kelimesi (lâ ilâhe illallah, kelime-i tevhid) olan ve Allah’ın zikrini içeren yahut da Allah’ın kullarına ihsan ve iyilik mahiyetinde bulunan tüm güzel sözlere “ulaştırılmışlardır. Hem de Hamîd yola/Hamîd’in yoluna ulaştırılmışlardır.” Hamid, yani övgüye layık, güzel yola (İslam’a) iletilmişlerdir. Çünkü şeriatın bütünü, hikmetlidir, övgüye layıktır, onun emrettikleri güzel, yasak kıldıkları ise çirkindir. Bu şeriat herhangi bir kusur ve aşırılık içermeyen faydalı bilgiyi ve salih ameli kapsayan dindir. Mana şöyle de olabilir: Onlar Hamid (her türlü hamde layık) olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir. Çünkü Yüce Allah, çoğunlukla “yol”u kendisine izafe ederek zikretmektedir. Bunun sebebi ise bu yolun, izleyenini Allah’a ulaştırmasıdır. Burada Allah'ın “Hamîd” güzel isminin anılışı, onların hidâyete, Rablerine hamdleri ve O’nun onlara ihsan etmiş olduğu lütuf sebebi ile nail olduklarını açıklamak içindir. Bundan dolayı cennette şöyle dua edeceklerdir:“Bizi buna ulaştıran Allah’a hamd olsun. Allah bizi buna ulaştırmasaydı kendiliğimizden buna ulaşamazdık.”(el-Araf, 7/143) 18. Yüce Allah, (iki hasım taraftan bahseden) âyet-i kerimeler arasında (18. âyet-i kerimede) bütün yaratıkların, göklerde ve yerde bulunan her şeyin, güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların, bütün canlı varlıkların ve mü’minler demek olan “pek çok insanın” kendisine secde ettiğini söz konusu etmektedir. “Onlardan birçoğuna da azap hak olmuştur.” Küfrü ve iman etmemesi sebebi ile Yüce Allah, onları imana muvaffak kılmadığından dolayı onlar için azap kesindir. Çünkü Yüce Allah, böylelerini hakir ve küçük düşürmüştür. “Allah’ın zelil kıldığını aziz edecek hiç kimse yoktur.” O’nun dilediğini kimse reddedemez, O’nun iradesine kimse karşı çıkamaz. Bütün yaratılmışlar, Rablerine secde edip O’nun azameti önünde zilletle eğildiklerine, izzeti önünde boyun büküp O’nun uçsuz bucaksız saltanatını tanıdıklarına göre bu, yalnızca kendisinin mabud, rab, her türlü hamde layık, mutlak hükümran olduğuna delildir. Ayrıca O’na ibadeti bırakıp başkalarına ibadete yönelen kimselerin de haktan alabildiğine uzak bir şekilde sapıtmış olduğuna ve apaçık bir hüsrana ve ziyana mahkum olacağına da delildir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an’ın birçok âyetinde olduğu gibi burada da, evrendeki zorunlu itaat yasaları uyarınca Allah’a boyun eğen varlıklara dikkat çekilmekte, insanların ise sınav ortamının icabı olarak hür iradeleriyle baş başa bırakılmaları neticesinde topyekün bir teslimiyet ve itaat içinde olmadıkları, dolayısıyla birçok insan Allah’a itaat edip kurtuluşa ererken nicelerinin de azabı hak etmiş olacağı uyarısı yapılmaktadır. Âyetlerde yer alan tasvirlerde açıkça görüldüğü üzere, dünyadakinden başka bir hayat tanımayıp inkârcılıkta direnen ve rableri hakkında çekişme içine girenlerin öteki dünyadaki âkıbetleri pek acı olacaktır. İman edip Allah’ın hoşnutluğuna uygun davranışlarda bulunanların mükâfatı ise dünyada en cazip görünen nimetlere eriştirilmekten ibaret değildir. Çünkü onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah katında en itibarlı mevkiye, Allah’ın yoluna iletilmiş ve sözlerin en güzeline yöneltilmişlerdir ki bu da mutlulukların en büyüğüdür.
Hac Suresi 19. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu ikisi Rableri hakkında tartışan iki topluluktur. Hangisi daha hak sahibidir? İman eden topluluk mu yoksa küfür topluluğu mu? Elbisenin insanı kuşattığı gibi küfür topluluğunu da cehennemde ateş kuşatır. Başlarından aşağı son derece sıcak olan bir su dökülür.