Önceki ayet· 2:14Sonraki ayet· 2:16

Bakara Suresi 15. Ayet· 2:15

↗ Bakara suresi
Medeni
ٱللَّهُ يَسۡتَهۡزِئُ بِهِمۡ وَيَمُدُّهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ
Onlarla Allah alay eder ve taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Onlarla Allah alay eder ve taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakır
Elmalılı Hamdi Yazır
(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah onlarla alay ediyor ve onları, kendi azgınlıkları içinde bocalar bir halde sürüklüyor.
Süleyman Ateş
Allah da kendileriyle alay eder ve onları bırakır; taşkınları içinde bocalayıp dururlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 15.4%
İngilizce
[But] Allah mocks them and prolongs them in their transgression [while] they wander blindly
Fransızca
C'est Allah qui Se moque d'eux et les endurcira dans leur révolte et prolongera sans fin leur égarement
İspanyolca
[Pero] Dios hará que sus burlas caigan sobre ellos mismos y dejará que permanezcan extraviados, en su ceguera
Rusça
Аллах поиздевается над ними и увеличит их беззаконие, в котором они скитаются вслепую
Endonezce
Allah akan memperolok-olokkan mereka dan membiarkan mereka terombang-ambing dalam kesesatan
Bengalce
বরং আল্লাহই তাদের সাথে উপহাস করেন। আর তাদেরকে তিনি ছেড়ে দিয়েছেন যেন তারা নিজেদের অহংকার ও কুমতলবে হয়রান ও পেরেশান থাকে।
Çince
安拉将用他们的愚弄还报他们,将任随他们彷徨于悖逆之中。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Müminlerle alay etmelerinin karşılığında Allah da onlarla alay eder. Bu, yaptıklarının karşılığıdır. Bundan dolayı dünyada onlara Müslüman hükümleri uygulanır. Ancak ahirette küfür ve nifaklarının karşılığını onlara verilecektir. Aynı zamanda taşkınlık ve sapıklıkları içinde bocalayıp durmaları için onlara mühlet verir ve şaşkınlık ve tereddüt içinde kalırlar.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
14- İman edenlerle karşılaştıkları zaman; “İman ettik” derler. Kendi şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise; “Biz kesinlikle sizinle beraberiz, onlarla sadece alay ediyoruz.” derler. 15- Asıl Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları ile baş başa bırakarak şaşkınca dolaşmalarına mühlet verir. 14. İşte bu buyrukta kalplerinde olmadığı halde sadece dilleri ile söyledikleri sözler dile getirilmektedir. Şöyle ki onlar mü’minlerle bir arada olduklarında mü’minlerin yolu üzere ve onlarla birlikte olduklarını izhar ederler. Ancak şeytanları, yani kötülük konusundaki büyükleri ve önderleri ile bir arada bulunduklarında; “Gerçekte biz sizinle birlikteyiz, biz mü’minlerle sadece, onların yolu üzere olduğumuzu söyleyerek alay ediyoruz”, derler. İşte münafıkların iç yüzleri ve zahirde nasıl gözüktükleri! Kötü hile ve tuzak, onu kuranın başına geçer. 15. “Asıl Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları ile baş başa bırakarak şaşkınca dolaşmalarına mühlet verir” İşte O’nun kulları ile alay etmelerinin cezası! İşlediklerini, bedbahtlıklarını ve kötü hallerini süslemesi ve mü’minleri onlara musallat kılmaması yüzünden, mü’minlerle beraber olduklarını zanneder hale gelmeleri Allah’ın onlarla alay etmesinin bir parçasıdır. Yine Allah’ın Kıyamet gününde mü’minlerle birlikte onlara da zahiren bir nur vermesi onlarla alayının kapsamı içerisindedir. Mü’minler kendi nurları ile birlikte yürüyüp gittiklerinde münafıkların nurları söndürülecek ve aydınlıktan sonra karanlık içerisinde şaşkın bir halde kalacaklardır. Umutlanmanın ardından ümitsizlik ne büyük bir acı!:“Onlara (müminlere); biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. (Müminler de:) Evet, ama siz nefislerinizi helâke sürüklediniz, (hakkımızda felaketler) bekleyip durdunuz ve şüphe ettiniz...”(el-Hadid, 57/14) XXXfarklı surelere ait ayetler farklı font ya da özelliklerde yazılsınXXX “Azgınlıkları ile” yani günahları ve küfürleri ile “baş başa bırakarak” azgınlıklarını daha bir artırarak “şaşkınca” hayret ve tereddüt içerisinde “dolaşmalarına mühlet verir.” İşte bu da Yüce Allah’ın onlarla alay etmesine dahildir. Daha sonra Yüce Allah onların gerçek durumlarını şöylece açıklamaktadır:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Alay etmek, aldatmak, tuzaklara karşılık vermek” gibi fiillerin Allah’a nisbet edilmesi, bunları yapanları, fiillerine uygun bir şekilde cezalandırması, kazdıkları kuyuya kendilerini düşürmesi sebebiyledir; nisbet bu mânaya yöneliktir. Münafıklar durumlarını gizlediklerini ve müminleri aldattıklarını zannederek işlerini yürütürken ve bunda başarılı olduklarını düşünerek kendi aralarında müminleri alay konusu edinirken, Allah her şeyi bildiği ve Hz. Peygamber’e durumu bildirdiği için –yaptıkları, gizli kameradan ekrana aktarılan kimseler gibi– kendilerini alay konusu haline getirmektedirler. İkiyüzlülüğün dünyadaki cezası bununla da kalmamakta; kendilerini akıllı, iman edenleri de akılsız ve ahmak sananlar, kendilerine emanet edilen hayat, akıl ve irade sermayesiyle hidayet yerine sapkınlığı aldıkları için hayat ticaretini de iflasla kapatmaktadırlar. İnsanoğlunun hayat çizgisini belirleyen âmiller yalnızca onun kendi akıl ve iradesi, kendi çabasıyla elde ettiği bilgiler değildir; bunların ve daha başka âmillerin yanında eğitim çevresinin, rahmân veya şeytandan gelen yönlendirici etkilerin önemli tesirleri vardır. Şeytanın cin türünden yardımcıları olduğu gibi insanlar arasından edindiği işbirlikçileri de vardır. 14. âyet “şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında...” diyerek bu saptırıcı etkiye işaret etmekte ve insanları, kimlerle beraber olduklarına, kimlerin tesiri altında kaldıklarına dikkat etmeleri konusunda uyarmaktadır.
Bakara Suresi 15. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Müminlerle alay etmelerinin karşılığında Allah da onlarla alay eder. Bu, yaptıklarının karşılığıdır. Bundan dolayı dünyada onlara Müslüman hükümleri uygulanır. Ancak ahirette küfür ve nifaklarının karşılığını onlara verilecektir. Aynı zamanda taşkınlık ve sapıklıkları içinde bocalayıp durmaları için onlara mühlet verir ve şaşkınlık ve tereddüt içinde kalırlar.