Diyanet İşleri
Kuran'ı ancak hak olarak indirdik ve o da indiği gibi hak olarak kaldı. Seni de yalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz bu Kur'an'ı hak olarak indirdik, O, bütün hakikatleri içinde toplayarak indi. Ey Peygamber! Biz seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Biz onu hak ile indirdik ve o hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Süleyman Ateş
Biz o(Kur'a)nı hak olarak indirdik ve o, hak ile inmiştir. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz bu Kur'an'ı Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hak ile indirdik. Ve (Kur'an) hiç değiştirilmeden ve tahrif edilip bozulmadan onun üzerine indi. -Ey Resul!- Biz seni ancak takva ehlini cennetle müjdeleyici, küfür ehlini ve asileri de cehennemle korkutucu olarak gönderdik.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
105- Biz onu hak ile indirdik, o da hak ile indi. Seni de ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
105. Yani biz, bu Kur’an-ı Kerim’i kullara emirlerimizi vermek, yasaklarımızı bildirmek, bunların mükâfat ve cezalarını anlatmak üzere hak ile indirdik. “O da hak ile” doğrulukla, adaletle ve kovulmuş bütün şeytanlara karşı korunarak “indi. Seni de ancak” Allah’a itaat edenlere, dünya ve âhirette mükâfatı belirten “bir müjdeci” Allah’a isyan eden kimseler için de dünya ve âhirette cezayı bildiren “bir uyarıcı olarak gönderdik.” Bu da kendisiyle müjde verilip uyarılan şeye dair açıklama yapmayı da içine alır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an’ın “gerçeğin bilgisi” olmasından maksat, onun yalnızca gerçeği, doğruyu içermesi; Allah’ın varlığı, birliği, aşkın sıfatları, peygamberlik ve âhiret hayatı gibi temel dinî akîdeleri, bütün ilâhî dinlerde ortak olan evrensel hakikatleri bildirmesidir. Âyet aynı zamanda Kur’an’ın da hak olduğunu, yani hem Allah’ın kelâmı olduğunda kuşku bulunmadığını, hem de ebedî olarak kalacak olan değişmez hakikat olduğunu, gerçeğin ortaya konması dışında başka bir amaçla indirilmediğini dile getirmektedir (Râzî, XXI, 67-68). Taberî’ye göre Kur’an’ın hak olarak indirilmesinden maksat, onun adalet ve insafı, güzel ahlâkı, iyi ve övgüye değer davranışları emretmesi; zulüm, haksızlık, kötü huy ve çirkin davranışları yasaklamasıdır (XV, 177).
Kur’an, Hz. Peygamber’e kırk yaşından itibaren yirmi üç seneye yakın bir sürede âyetler ve sûreler halinde kısım kısım indirilmiş; bu da Resûlullah’ın ilâhî tebliğleri insanlara zamana, zemine ihtiyaçlara ve şartlara göre yavaş yavaş, anlata anlata, hazmettirerek okuması, duyurması imkânını getirmiştir. Bu durum aynı zamanda müminlerin de ilâhî hükümleri merhale merhale, alışa alışa uygulamalarını sağlamıştır. Hatta içki yasağıyla ilgili âyetlerde olduğu gibi bazı âyetler, insanların doğal olarak birden terketmeleri mümkün olmayan kötü alışkanlıklarını, yanlış inanç ve telakkilerini zaman içinde terketmelerini kolaylaştıracak bir süreçte indirilmiştir.