Diyanet İşleri
Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki (kıyamet günü) Rahmân'ın huzuruna kul olarak çıkmasın.
Yaşar Nuri Öztürk
Göklerde ve yerde bulunan herkes, Rahman'a kul olarak gelecektir.
Süleyman Ateş
Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Göklerde ve yerde bulunan melek, insan ve cinlerden herkes kıyamet günü boyun eğerek Rabbinin huzuruna gelecektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
88- “Rahmân, çocuk edindi” dediler. 89- Andolsun ki siz, çok çirkin bir iddia ortaya attınız. 90- Öyle ki ondan dolayı neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp yıkılacak. 91- (Evet,) Rahmân’a çocuk isnat etmeleri yüzünden… 92- Halbuki çocuk edinmek Rahmân’a yaraşmaz. 93- Göklerde ve yerde olanların hepsi, mutlaka Rahmân’ın huzuruna kul olarak gelecektir. 94- Andolsun ki O, hepsini kuşatmış ve onları tek tek saymıştır. 95- Hepsi de kıyamet gününde O’nun huzuruna yalnız başına gelecektir.
88. Bu buyruklarla Rahmân olan Allah’ın evlât edindiğini iddia eden o inatçı ve hakkı bile bile inkâr eden kimselerin söyledikleri sözlerin ne kadar çirkin olduğu belirtilmektedir. Hristiyanların: Mesih Allah’ın oğludur, yahudilerin: Üzeyir Allah’ın oğludur, müşriklerin: Melekler Allah’ın kızlarıdır, şeklindeki sözleri bu kabildendir. Yüce Allah, onların bu iddialarından alabildiğine yücedir, münezzehtir.
89-90. “Andolsun ki siz çok çirkin” son derece büyük ve vahim “bir iddia ortaya attınız” ve bu sözün, bu iddianın büyüklüğü dolayısıyla “neredeyse gökler” bu sözden dolayı büyüklüklerine ve sağlamlıklarına rağmen “çatlayacak” yer de bu iddiadan dolayı “yarılacak” parça parça olacak “ve dağlar parçalanıp yıkılacak.” Yani ufalanıp yok olacak. 91. “(Evet,) Rahmân’a çocuk isnat etmeleri yüzünden…” Bütün bunlar, bu çirkin iddialarından ötürü olacak. Evet, bütün bu yaratılmışlar neredeyse bu hallere düşeceklerdir.
92. “Halbuki çocuk edinmek, Rahmân’a yaraşmaz.” Öyle bir şey olmaz da yakışmaz da. Çünkü çocuk edinmek O’nun eksikliğine ve muhtaçlığına delildir. O ise hiçbir şeye muhtaç olmayan Ğanidir, her türlü övgüye layık olan Hamîd’dir. Diğer taraftan çocuk da babasının cinsinden olur. Yüce Allah’ın ise ne eşi, ne benzeri, ne de dengi olamaz.
93. “Göklerde ve yerde olanların hepsi, mutlaka Rahmân’ın huzuruna kul olarak gelecektir.” Karşı gelmek, baş kaldırmak söz konusu olmaksızın emrine itaat ederek ve zilletle boyun eğerek gelecektir. Melekler, insanlar, cinler ve diğerleri... Hepsi Allah’ın hükümranlığı altındadırlar. Onlar üzerinde O, tasarruf sahibidir. Yönetim namına onların bir şeye sahip olmaları yahut herhangi bir şeyin idaresini gerçekleştirmeleri mümkün değildir. Şanı ve hükümranlığının azameti bu olduğuna göre O’nun nasıl çocuğu olabilir?
94. “Andolsun ki O, hepsini kuşatmış ve onları tek tek saymıştır.” Yani Yüce Allah’ın ilmi, göklerde olsunlar, yerde olsunlar bütün yaratılmışları kuşatmıştır. Onları da amellerini de tek tek bilir ve hepsini tespit etmiştir. O, unutmaz ve şaşırmaz. Hiçbir şey de O’na gizli kalmaz.
95. “Hepsi de kıyamet gününde O’nun huzuruna” evlâtları, malları ve yardımcıları olmaksızın “yalnız başına gelecektir.” Kimse ile birlikte amelinden başka bir şey bulunmayacaktır. Allah ona amelinin karşılığını verecek, hesabını eksiksiz görecektir: hayırsa hayır, şerse şer. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Andolsun sizi ilk defa yarattığımız gibi, yapayalnız, teker teker huzurumuza geldiniz.”(el-En’âm, 6/94)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Gökler, yer, bunların içinde bulunan melek, cin, insan vb. ne varsa hepsini Allah yaratmıştır; onlar tanrı değil Allah’ın kullarıdır; O’na itaat ve ibadet ederler (krş. İsrâ 17/44). Allah, onlardan ve kendisine çocuk yakıştıranlardan haberdardır, onların sayılarını ve yaptıklarını bilir. Kıyamet gününde herkes tek tek O’nun huzurunda toplanacak ve yaptıklarıyla başbaşa kalarak hesap vereceklerdir.