Öyleyse onların acele yok olmalarını isteme. Biz onların günlerini saydıkça sayıyoruz
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Öyleyse onların acele yok olmalarını isteme. Biz onların günlerini saydıkça sayıyoruz
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Öyleyse onların hemen azaba uğratılmalarını isteme. Biz onların (ecel) günlerini sayıyoruz.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Onlar için acele etme. Biz onlar için günleri teker teker sayıyoruz.
Süleyman Ateş
Onlar hakkında acele etme, biz onlar(ın günlerini ve nefeslerini doldurmaları) için saydıkça sayıyoruz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.8%
İngilizce
So be not impatient over them. We only count out to them a [limited] number
Fransızca
Ne te hâte donc pas contre eux: Nous tenons un compte précis de [tous leurs actes]
İspanyolca
No esperes que el castigo los azote antes de tiempo; que ya tienen sus días contados
Rusça
Посему не торопись с ними! Мы ведем для них счет
Endonezce
maka janganlah engkau (Muhammad) tergesa-gesa (memintakan azab) terhadap mereka, karena Kami menghitung dengan hitungan teliti (datangnya hari siksaan) untuk mereka
Bengalce
সুতরাং তাদের ব্যাপারে আপনি তাড়াহুড়া করবেন না। আমি তো তাদের গণনা পূর্ণ করছি মাত্র।
-Ey Resul!- Onların helak edilmelerini Allah Teâlâ'dan istemede aceleci davranma. Biz onların günlerini sayıyor ve onlara verilen müddet bittiğinde hak ettikleri cezayı vereceğiz.
81- Kendilerine izzet ve kuvvet sağlasınlar diye Allah’tan başka birtakım ilâhlar edindiler. 82- Asla! O ilahları (kıyamette) onların ibadetlerini inkar edecek ve onlara karşı olacaklardır. 83- Bilmez misin ki biz, şeytanları kâfirlerin üzerine salarız da onları (isyana) alabildiğine teşvik ederler. 84- Sen onların aleyhlerinde acele etme. Zira biz, onlar için gün sayıyoruz.
[81-82. Müşrikler, Allah'ın dışında birtakım ilahlar edinip onlara ibadet ediyorlar ve bunu da o ilahlar kendilerine yardım etsin diye ve onlar sayesinde izzete kavuşmak için yapıyorlar. Ama durum iddia ettikleri gibi değildir. O ilahlar onlar için güç ve izzet sebebi olmayacaktır. Aksine bu ilahlar ahirette onların ibadetlerini inkar edeceklerdir ve düşündüklerinin aksine onlara düşmanlık edip onları yalanlayan hasımlar olacaklardır.] 83. “Bilmez misin ki biz, şeytanları kâfirlerin üzerine salarız da onları (isyana) alabildiğine teşvik ederler.” Bu, Yüce Allah’ın kâfirlere olan bir cezasıdır. Çünkü onlar Allah’ın yoluna bağlanmadılar, Allah’ın ipine tutunmadılar; aksine O’na ortak koştular ve O’nun düşmanları olan şeytanları dost edindiler. Allah da bu şeytanları onlara musallat kıldı ve onların arkadaşları yaptı. Şeytanlar onları isyana doğru sürükler, küfre doğru hızlıca götürürler. Onlara vesveseler verip telkinlerde bulunur, batılı süslü, hakkı da çirkin gösterirler. Böylelikle kalplerine batıl sevgisi yerleşir ve bu sevgi kalplerine işler. Böylece bu kimseler, tıpkı hak sahibinin hakkı uğrunda çalışıp da bütün gayretiyle onu zafere ulaştırması gibi batılları uğrunda çalışırlar ve batıl yolunda hak ehline karşı mücadele verirler. Bütün bunlar ise onların gerçek dosttan yüz çevirmelerinin ve kendisine düşman olanı dost edinmelerinin bir cezasıdır. Bu nedenle de Allah, o düşmanı onun üzerinde musallat ve otorite sahibi kılmıştır. Yoksa bir kimse Allah’a iman edip O’na tevekkül edecek olursa hiçbir zaman şeytanın onun üzerinde bir tasallutu ve otoritesi olamaz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Doğrusu iman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun hiçbir hakimiyeti yoktur. Onun hakimiyeti ancak kendisini dost edinip de onu Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.”(el-Nahl, 16/99-100)
84. Yani şu azabı çabucak isteyen kâfirler için acele etme! “Zira biz, onlar için gün sayıyoruz.” Yani onların sayılı günleri vardır. Ne bu günlerden öne geçebilirler, ne de sonraya kalabilirler. Onlara mühlet veririz. Allah’ın emrine dönsünler diye bir süre onlara ceza göndermeyiz. Ancak bu verilen süre onlara fayda sağlamayacak olursa onları aziz ve muktedir olanın yakalayışı ile yakalarız.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müfessirlere göre “Allah’ın saydığı şey”den maksat insanların dünyadaki ömrüdür. Bu sebeple âyetin ilgili bölümü “Biz onların günlerini sayıyoruz” şeklinde tercüme edilmiştir. İnsanların ömrü belirli ve sınırlı olup Allah tarafından bilinmektedir. Bu sebeple Hz. Peygamber’e müşriklerin yaptıklarına karşı bir müddet daha sabretmesini emretmekte, zamanı geldiğinde helâk olacaklarına işaret etmektedir. Nitekim daha Bedir Savaşı’nda müşriklerin ileri gelenlerinden büyük bir kısmı ölmüştür. Âhirette de takvâ sahipleri, yani Allah’a itaatsizlikten sakınıp buyruklarını yerine getirenler ödüllerine nâil olmak için rahmânın huzurunda toplanırken günahkârların da suya götürülen sürü gibi cehenneme sürüleceği bildirilmektedir.
-Ey Resul!- Onların helak edilmelerini Allah Teâlâ'dan istemede aceleci davranma. Biz onların günlerini sayıyor ve onlara verilen müddet bittiğinde hak ettikleri cezayı vereceğiz.