Önceki ayet· 17:86Sonraki ayet· 17:88

İsrâ Suresi 87. Ayet· 17:87

↗ İsrâ suresi
Mekki
إِلَّا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ إِنَّ فَضۡلَهُۥ كَانَ عَلَيۡكَ كَبِيرٗا
Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat Rabbinden bir rahmet olarak (biz bunu yapmadık). Gerçekten O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ancak, Rabbinden bir rahmet müstesna. Kuşkusuz, O'nun sana lütfu pek büyüktür.
Süleyman Ateş
Ancak Rabbin sana acıyarak ayetlerini geri almamaktadır. Çünkü O'nun sana olan lutfu cidden büyüktür.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
Except [We have left it with you] as a mercy from your Lord. Indeed, His favor upon you has ever been great
Fransızca
Si ce n'est par une miséricorde de ton Seigneur, car en vérité Sa grâce sur toi est grande
İspanyolca
Pero no lo haré por misericordia. El favor con el que tu Señor te ha agraciado es inmenso
Rusça
не будь милости твоего Господа. Воистину, Его милость к тебе велика
Endonezce
kecuali karena rahmat dari Tuhanmu. Sungguh, karunia-Nya atasmu (Muhammad) sangat besar
Bengalce
এ প্রত্যাহার না করা আপনার পালনকর্তার মেহেরবানী। নিশ্চয় আপনার প্রতি তাঁর করুণা বিরাট।
Çince
但我为从你的主发出的恩惠(才保存它),你的主所施于你的恩惠是重大的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Rabbin sana rahmet ederek vahyetmiş olduğu Kur'an'ı çekip almadı. Muhakkak biz onu tarafımızdan korunmuş olarak bıraktık. Kesinlikle Rabbinin sana olan lütfu büyüktür. Seni bir resul olarak gönderdi, son peygamber olarak görevlendirdi ve sana Kur'an'ı indirdi.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
86- Andolsun ki eğer dilersek sana vahyettiğimizi (kalbinden) silip alırız. Sonra bize karşı bir yardımca da bulamazsın. 87- Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (böyle yapmadık). Gerçekten O’nun, senin üzerindeki lütfu pek büyüktür. 86-87. Allah, Kur’an’ın ve Rasûlüne vahyettiği vahyin hem ona hem de kullarına bir rahmet olduğunu, Rasulünün üzerindeki kayıtsız şartsız en büyük nimetin de bu vahiy olduğunu haber vermektedir. Hiç şüphesiz Allah’ın ona olan bu lütfu, takdir edilemeyecek kadar büyüktür. O halde sana bu Kur’an-ı Kerim’i lütfeden O Yüce Zat, onu senden almaya da kadirdir. Sonra sen, onu sana geri çevirecek bir kimse de bulamazsın, bu hususta Allah nezdinde iltimas edecek birini de bulamazsın. O halde sen, bu Kur’an dolayısıyla sevin. O Kur’an sayesinde gözün aydın olsun. Yalanlayıcıların yalanmaları ve sapıkların alayları da seni üzmesin. Çünkü onlara nimetlerin en üstününü arz ettiğin halde Allah nezdindeki değersizlikleri ve Allah’ın onları yardımından mahrum bırakması dolayısıyla onlar bu nimeti reddettiler.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“... sen bize karşı hiçbir koruyucu bulamazsın” şeklinde çevirdiğimiz 86. âyetin ilgili ifadesi, “... onu sana geri verebilecek bir destekçi, yardımcı bulamazsın” şeklinde de açıklanmıştır (İbn Âşûr, XV, 201). Bütün bilgilerin kaynağı ilâhîdir, her şeyi veren Allah’tır. Peygamber’e vahiy bilgisini veren de O’dur. Dilerse gönderdiği vahyi Peygamber’e ve sonra gelen nesillere unutturmak suretiyle onların bu bilgiden mahrum kalmalarını sağlamaya muktedirdir. Nitekim Kur’an’dan önceki kutsal kitapların büyük bir kısmı tamamen, bazısı da kısmen unutulmuş ve insanlar eliyle değiştirilmiştir. Öyle bir durum karşısında insanların dayanıp güvenecekleri, yardım alacakları, ellerindekini kaybetmelerini önleyecek veya yerine yenisini verecek başka bir güç de yoktur. Allah, Hz. Muhammed’e gönderdiği vahyi unutturmaya da nazarî olarak kadir olmakla birlikte –87. âyetten anlaşıldığına göre– rahmeti uyarınca bunu fiilen gerçekleştirmez. Kuşkusuz insanların vahyi unutmaları, başka yollara sapmaları mümkündür; fakat bu, onların kendi istek ve tercihlerinin sonucu olup sorumluluğu da onlara aittir. 87. âyette Allah’ın Hz. Peygamber’e geniş lutfunun neticesi olarak İslâm vahyinin değişme ve bozulmaya uğramadan nesilden nesile aktarılacağı yönünde bir müjde de vardır.
İsrâ Suresi 87. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Rabbin sana rahmet ederek vahyetmiş olduğu Kur'an'ı çekip almadı. Muhakkak biz onu tarafımızdan korunmuş olarak bıraktık. Kesinlikle Rabbinin sana olan lütfu büyüktür. Seni bir resul olarak gönderdi, son peygamber olarak görevlendirdi ve sana Kur'an'ı indirdi.