Önceki ayet· 17:103Sonraki ayet· 17:105

İsrâ Suresi 104. Ayet· 17:104

↗ İsrâ suresi
Mekki
وَقُلۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِۦ لِبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ ٱسۡكُنُواْ ٱلۡأَرۡضَ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ ٱلۡأٓخِرَةِ جِئۡنَا بِكُمۡ لَفِيفٗا
Sonra İsrailoğullarına: "Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz." dedik
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Sonra İsrailoğullarına: "Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz." dedik
Elmalılı Hamdi Yazır
Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Firavun"un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun! Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği vakit, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Bunun ardından, İsrailoğullarına şöyle dedik: "Şu toprakta oturun. Âhiret vaadi/ikinci vaat gelince, sizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Süleyman Ateş
Onun ardından İsrail oğullarına: "O ülkede oturun, ahiret zamanı gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz," dedik.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.2%
İngilizce
And We said after Pharaoh to the Children of Israel, "Dwell in the land, and when there comes the promise of the Hereafter, We will bring you forth in [one] gathering
Fransızca
Et après lui, Nous dîmes aux Enfants d'Israël: «Habitez la terre». Puis, lorsque viendra la promesse de la (vie) dernière, Nous vous ferons venir en foule
İspanyolca
Luego dije al pueblo de Israel: "Habiten la tierra y sepan que cuando llegue el Día del Juicio del que Dios les advirtió, los haré comparecer a todos
Rusça
После этого Мы сказали сынам Исраила (Израиля): «Живите на этой земле. А когда исполнится последнее обещание, Мы соберем вас всех вместе»
Endonezce
dan setelah itu Kami berfirman kepada Bani Israil, "Tinggallah di negeri ini, tetapi apabila masa berbangkit datang, niscaya Kami kumpulkan kamu dalam keadaan bercampur baur
Bengalce
তারপর আমি বনী ইসলাঈলকে বললামঃ এ দেশে তোমরা বসবাস কর। অতঃপর যখন পরকালের ওয়াদা বাস্তবায়িত হবে, তখন তোমাদের কে জড়ো করে নিয়ে উপস্থিত হব।
Çince
在他灭亡之后,我对以色列人说:“你们居住这个地方吧!当后世的约期来临的时候,我要把你们杂沓地召集来。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Firavun ve askerlerini helak ettikten sonra İsrailoğulları'na şöyle dedik: "Şam topraklarında oturun, kıyamet günü geldiği zaman (Mümin, kâfir) hesap için hepinizi bir araya toplayacağım."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
101- Andolsun ki Biz, Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik. İşte İsrailoğullarına sor: Musa, onlara geldiğinde Firavun ona:“Ey Mûsâ, ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu düşünüyorum” demişti. 102- O da demişti ki:“Sen bunları, birer ibret olmak üzere, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini gayet iyi biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin gerçekten mahvolduğunu düşünüyorum.” 103- Bunun üzerine Firavun onları ülkeden sürüp çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte suda boğduk. 104- Onun (helakinin) ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: “O ülkeye yerleşin. Ahiret vaadi gelince hepinizi bir araya getireceğiz.” 101. Yani, ey âyet ve mucizelerle desteklenen peygamber, sen insanlar tarafından yalanlanan ilk peygamber değilsin. Andolsun biz ,senden önce Allah ile konuşan (Kelimullah) İmran oğlu Mûsâ’yı Firavun’a ve onun kavmine peygamber olarak göndermiş ve ona “apaçık dokuz mucize” vermiş idik. Bunların her birisi, maksadı hakka tâbi olmak olanlara delil olarak yeterliydi. Yılana dönüşen asa, tufan, çekirge, haşerat, kurbağalar, kan, el, denizin yarılması gibi mucizeler bunlardandır. Eğer bunlardan herhangi birisi hakkında şüphen varsa:“İşte İsrailoğullarına sor: Musa, onlara geldiğinde Firavun ona” bu delil ve mucizelere rağmen: “Ey Mûsâ, ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu düşünüyorum, demişti.” 102. “O da” yani Mûsâ ona “demişti ki:” Ey Firavun! “Sen bunları” bu mucizeleri kendi katından kulları için “birer ibret olmak üzere, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini gayet iyi biliyorsun.” Senin bu söylediğin sözler, gerçeği yansıtmıyor. Sen, bu sözleri ancak kavmine karşı bir propaganda olsun diye ve onları hafife alıp küçümsediğin için söylüyorsun. “Ey Firavun! Ben de senin gerçekten mahvolduğunu düşünüyorum.” İlahi gazaba uğramış ve azaba atılmış birisi olarak görüyorum. Yazıklar olsun sana! Sen bu halin dolayısıyla kınanmış ve lanete uğramış bir kişisin. 103. “Bunun üzerine” Firavun “onları ülkeden sürüp çıkarmak” oradan uzaklaştırmak “istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte suda boğduk.” Ve onların topraklarını, yurtlarını İsrailoğullarına miras bıraktık. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 104. “Onun (helakinin) ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: O ülkeye yerleşin. Ahiret vaadi gelince hepinizi” herkesin, amelinin karşılığını görmesi için “bir araya getireceğiz.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Topraklar”dan maksat Filistin ülkesidir. Âyetin sonunda âhiret hayatı ve sorumluluğu hatırlatılarak İsrâiloğulları’nın bundan sonraki görevlerini hakkıyla yerine getirmeleri uyarısında bulunulmakta; böylece onların Allah tarafından kayırılmış seçkin kavim oldukları ve özel muamele görecekleri yolundaki iddiaları reddedilmektedir.
İsrâ Suresi 104. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Firavun ve askerlerini helak ettikten sonra İsrailoğulları'na şöyle dedik: "Şam topraklarında oturun, kıyamet günü geldiği zaman (Mümin, kâfir) hesap için hepinizi bir araya toplayacağım."