Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: "Rabbimiz! Seni bırakıp yalvardığımız ortaklarımız bunlardır" derler. Koştukları ortaklar: "Doğrusu siz yalancısınız" diye söz atarlar
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: "Rabbimiz! Seni bırakıp yalvardığımız ortaklarımız bunlardır" derler. Koştukları ortaklar: "Doğrusu siz yalancısınız" diye söz atarlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o Allah'a ortak koşanlar, ortak koştuklarını (putları) gördükleri zaman: "Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır" diyecekler. Koştukları ortaklar da onlara; "Siz mutlaka yalancılarsınız" diye söz atarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Şirke sapanlar, ortak tuttuklarını gördüklerinde şöyle derler: "Rabbimiz, işte bunlar seni bırakıp da yalvarıp yakardığımız ortaklarımız." Bunun üzerine ortakları onlara şöyle söz dokundururlar: "Siz, yalancılarsınız, yalancılar!"
Süleyman Ateşen ayrışan
Ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman: "Rabbimiz, işte senden başka yalvar(ıp tap)dığımız ortaklarımız!" derler. (Onlar da bunlara): "Siz tamamen yalancılarsınız!" diye söz atarlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.6%
İngilizce
And when those who associated others with Allah see their "partners," they will say," Our Lord, these are our partners [to You] whom we used to invoke besides You." But they will throw at them the statement, "Indeed, you are liars
Fransızca
Quand les associateurs verront ceux qu'ils associaient à Allah, ils diront: «O notre Seigneur, voilà nos divinités que nous invoquions en dehors de Toi». Mais [leurs associés] leur adresseront la parole: «Vous êtes assurément des menteurs»
İspanyolca
Cuando los idólatras vean a sus ídolos dirán: "¡Señor nuestro! Éstos son los ídolos a quienes invocábamos en lugar de Ti", pero ellos [los ídolos] los contradecirán: "Son unos mentirosos
Rusça
Когда многобожники увидят своих сотоварищей, они скажут: «Господь наш! Вот сотоварищи, к которым мы взывали вместо Тебя». Но они отбросят их слова и скажут: «Воистину, вы - лжецы!»
Endonezce
Dan apabila orang yang mempersekutukan (Allah) melihat sekutu-sekutu mereka,460) mereka berkata, "Ya Tuhan kami, mereka inilah sekutu-sekutu kami yang dahulu kami sembah selain Engkau." Lalu sekutu mereka menyatakan kepada mereka, "Kamu benar-benar pendusta
Bengalce
মুশরিকরা যখন ঐ সব বস্তুকে দেখবে, যেসবকে তারা আল্লাহর সাথে শরীক সাব্যস্ত করেছিল, তখন বলবেঃ হে আমাদের পালনকর্তা এরাই তারা যারা আমাদের শেরেকীর উপাদান, তোমাকে ছেড়ে আমরা যাদেরকে ডাকতাম। তখন ওরা তাদেরকে বলবেঃ তোমরা মিথ্যাবাদী।
Müşrikler, Allah’ın dışında ibadet ettikleri mabutlarını ahirette kendi gözleriyle görünce şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizim senin dışında kendilerine ibadet ederek ortak kıldıklarımız işte bunlardır." Bu sözleri, günahların onlara yüklenmesi için söylerler. Yüce Allah da onların mabutlarını konuşturur da onlara cevap verirler: "Ey müşrikler! Muhakkak sizler Allah'a ortak kıldığınız ibadetlerinizde yalancısınız. Oysa O'nun hiçbir ortağı yoktur ki ibadet edilerek şirk koşulsun."
84- O (kıyamet) günü geldiğinde her ümmetten bir şahit çıkaracağız. Sonra o kafirlere ne (mazeret sunmak için) izin verilecek, ne de onlardan (Rablerini) razı etmeleri istenecek. 85- Zalimler azabı görünce artık o onlardan ne hafifletilecek, ne de onlara mühlet verilecek. 86- Şirk koşanlar (Allah'a koştukları) ortaklarını görünce: “Rabbimiz, işte şunlar senin yanı sıra yalvardığımız ortaklarımız!” diyecekler. Onlar da:“Şüphe yok ki siz yalancısınız” diyerek onlara karşılık vereceklerdir. 87- O gün Allah’a teslim olmuşlardır ve uydurdukları da onları bırakıp gitmiştir.
84. Yüce Allah, kâfirlerin kıyamet günündeki hallerini haber vermekte, onların mazeretlerini kabul etmeyeceğini, cezalarını kaldırmayacağını, Allah’a koştukları ortakların onlardan uzak olduklarını belirteceklerini haber vermektedir. O gün onlar, kendilerinin kâfir olduklarını ve Yüce Allah’a iftirada bulunduklarını da itiraf edeceklerdir. “O (kıyamet) günü geldiğinde her ümmetten” amellerine ve hidâyete çağıran davetçiye nasıl karşılık verdiklerine dair şahitlik edecek “bir şahit çıkaracağız.” Yüce Allah’ın çıkaracağı bu şahitler, şahitlerin en temizi ve en adilleri olacaktır. Bunlar peygamberlerdir ve peygamberler onların aleyhlerine şahitlik etti mi artık onlar hakkındak hüküm tamamdır. “Sonra o kafirlere ne” özür beyan etmek için “izin verilecek” Çünkü izledikleri yolun kesin olarak batıl olduğunu bilmelerinden sonra ileri sürecekleri mazeret, yalan bir mazeret olacaktır ve bu, kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Aynı şekilde kusurlarını telafi etmek için dünyaya döndürülmeyi isteyecekleri vakit bu istekleri de kabul edilmeyecek, Rablerini razı etme istekleri de reddedilecektir. 85. Aksine o azabı görecekleri andan itibaren kendilerine herhangi bir mühlet verilmeyecek ve ertelenmeyecekler; derhal hiçbir şekilde hafifletilmeyecek olan çetin azaba uğrayacaklardır. Çünkü onların hiçbir iyilikleri yoktur. Amelleri sayılıp tespit edilmiş olacak, onlar bu amellerden haberdar edilecek, bu amellerini kendileri de ikrar edip kabul edecek ve rezil rüsvay olacaklardır.
86. “Şirk koşanlar” kıyamet gününde “(Allah'a koştukları) ortaklarını görünce” ve bu ortakların batıl olduğunu anlayıp da onları inkâr etmelerine imkân kalmadığını idarak edince “Rabbimiz, işte şunlar senin yanı sıra yalvardığımız ortaklarımız, diyecekler.” Artık bunların herhangi bir faydaları da yok, şefaatçilik yapmaları da mümkün değil. Böylelikle bizzat kendileri bu ortakların batıl olduklarını söyleyecek ve onları inkâr edeceklerdir. Kendileri ile ortakları arasında düşmanlık ve kin ortaya çıkacaktır. “Onlar da” ortakları, onların sözlerine karşı cevap vererek: “Şüphe yok ki siz yalancısınız” diyecekler. Çünkü siz, bizi Allah’a ortak koştunuz ve O’nunla beraber bize ibadet ettiniz. Biz size böyle bir şeyi emretmemiştik. Ayrıca bizim ulûhiyette herhangi bir hakkımız bulunduğunu da iddia etmemiştik. Kınanması gerekenler sizlersiniz.
87. İşte o vakit Yüce Allah’a teslimiyetlerini arz edecek, O’nun hükmüne boyun eğecek ve azabı hak ettiklerini bileceklerdir. “Uydurdukları da onları bırakıp gitmiştir.” Kalpleri, kendileri hakkında kızgınlık ve öfke ile, Rablerine karşı da kazandıklarından başkası ile kendilerini cezalandırmadığı için övgü duyguları ile dolu bir halde cehennem ateşine girerler.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müşriklerin tanrısal nitelikler yükleyip taptıkları varlıklar, Allah’ın iradesi uyarınca konuşma yeteneği kazanıp kendilerine tapanlara, “Siz gerçekten yalancısınız” diyerek aslında kendilerinden böyle bir şey istenmediği halde putperestliği onların uydurduğuna bir bakıma şahitlik edeceklerdir. Yûnus sûresinin 28. âyetinde yine âhiretteki bu sahnenin tasviri sırasında müşriklerin Allah’a ortak koştukları varlıklara isnat edilen, “Siz bize ibadet etmiyordunuz” ifadesi dikkate alınarak konumuz olan âyetteki, “Siz gerçekten yalancısınız” sözünü, “Siz aslında bize değil kendi hevâ ve hevesinize tapıyordunuz” anlamında yorumlamak da mümkündür.
Müşrikler, Allah’ın dışında ibadet ettikleri mabutlarını ahirette kendi gözleriyle görünce şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizim senin dışında kendilerine ibadet ederek ortak kıldıklarımız işte bunlardır." Bu sözleri, günahların onlara yüklenmesi için söylerler. Yüce Allah da onların mabutlarını konuşturur da onlara cevap verirler: "Ey müşrikler! Muhakkak sizler Allah'a ortak kıldığınız ibadetlerinizde yalancısınız. Oysa O'nun hiçbir ortağı yoktur ki ibadet edilerek şirk koşulsun."