Önceki ayet· 15:6Sonraki ayet· 15:8

Hicr Suresi 7. Ayet· 15:7

↗ Hicr suresi
Mekki
لَّوۡمَا تَأۡتِينَا بِٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Eğer doğrulardansan, bize melekleri getirsene!
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Eğer doğrulardansan, bize melekleri getirsene!
Elmalılı Hamdi Yazır
"Eğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin."
Yaşar Nuri Öztürk
"Hadi getirsene bize o melekleri, eğer doğru sözlülerdensen!"
Süleyman Ateş
Eğer doğrulardansan, bize melekleri getirsene!
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
Why do you not bring us the angels, if you should be among the truthful
Fransızca
Pourquoi ne nous es-tu pas venu avec les Anges, si tu es du nombre des véridiques?»
İspanyolca
¿Por qué no te presentas acompañado por los ángeles, si es verdad lo que dices
Rusça
Почему ты не привел к нам ангелов, если ты - один из тех, кто говорит правду?»
Endonezce
Mengapa engkau tidak mendatangkan malaikat kepada kami, jika engkau termasuk orang yang benar
Bengalce
যদি আপনি সত্যবাদী হন, তবে আমাদের কাছে ফেরেশতাদেরকে আনেন না কেন
Çince
你怎不昭示我们一些天使呢?如果你是说实话的。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şayet doğru sözlü gönderilen bir peygambersen, şüphesiz bize bir azap inecekse, haydi bize sana şahitlik edecek melekler getir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
6- Dediler ki:“Ey kendisine Zikir indirilen kişi, sen kesinlikle delisin.” 7- “Eğer doğru söylüyorsan bize melekleri getirsene!” 8- Biz, melekleri ancak hak (bir amaç) ile indiririz. O zaman da kendilerine mühlet verilmez. 9- Şüphe yok ki o Zikir’i biz indirdik, onu koruyacak olan da elbette biziz. 6. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayan kimseler, alay ederek “dediler ki: Ey kendisine” kendi iddiasınca “Zikir indirilen kişi, sen kesinlikle delisin.” Sen söyledin diye bizim sana uyacağımızı ve atalarımızın yolunu bırakacağımızı zannediyorsun. 7-8. “Eğer doğru söylüyorsan bize” getirdiğinin doğruluğuna tanıklık etsinler diye “melekleri getirsene!” Melekleri getiremediğine göre sen doğru söylemiyorsun. İşte bu, zulüm ve cahilliğin en büyüğüdür. Zulüm olduğu açıktır. Çünkü kendilerinin tespit ettikleri mucizeleri talep etmekte, böylece Allah’a karşı küstahlık edip inatlaşmaktaydılar. Halbuki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, zaten getirdiğinin doğruluğuna delil olan pek çok delil getirmiş, maksat hasıl olmuş ve delillendirme tamamlanmıştı. Onlar istemeden önce zaten bu vuku bulmuştu. İşte bu zulümleridir. Bu tekliflerinin cahilce olduğuna gelince, onlar neyin faydalarına neyin de zararlarına olduğunu bilmemektedirler. Zira meleklerin indirilmesi onların hayrına değildir. Aksine Yüce Allah, “melekleri ancak hak (bir amaç) ile” yani azap için indirir ve o zaman da hakka uyup boyun eğmeyen kimselere mühlet verilmez. Melekler indirildikleri vakit de iman etmeyecek olurlarsa -ki iman etmeyeceklerdir- “kendilerine mühlet verilmez.” Onlara süre tanınmaz. O halde onların, meleklerin indirilmesini istemeleri, kendilerinin daha çabuk helâk edilmelerini istemeleri demektir. Diğer taraftan iman etmek, onların ellerinde olan bir şey değildir. O, ancak Allah’ın elindedir:“Eğer biz onlara gerçekten melekleri indirdeysik, ölüler de kendileri ile konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık onlar yine de -Allah dilemedikçe- iman etmezlerdi. Fakat onların çoğu bilmezler.”(el-En’âm, 6/111) Yani onlar, samimi ve doğru iseler gelen âyet ve belgeler onlara yeterlidir. O ayet ve belgeler de Kur’an-ı Azîm’dedir. O nedenle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 9. “Şüphe yok ki o Zikir’i” yani Kur’an’ı ki onda herbir şeye dair öğütler ve apaçık deliller vardır. Onda öğüt almak isteyenin öğüt alacağı her şey bulunur. “Biz indirdik” Gerek onu indirdiğimiz esnada gerekse de indirdikten sonra “onu koruyacak olan da elbette biziz.” İndirme esnasında kovulmuş şeytanlardan, ondan çalmalarına karşı korumuştur. İndirdikten sonra da Yüce Allah, onu Rasûlünün kalbine yerleştirmiş, ümmetinin kalplerine koymuş ve böylelikle bu Kur’an’ı, lafızlarını değiştirmeye, ilaveye ve eksiltilmeye karşı ve anlamlarının tahrifine karşı muhafaza etmiştir. Herhangi bir kimse onun tek bir anlamını bile tahrife kalkıştı mı, bu hususta apaçık hakkı beyan edecek kimseleri Allah mutlaka ortaya çıkarır. Bu, Allah’ın mü’min kulları üzerindeki en büyük nimetlerinden ve âyetlerindendir. Yüce Allah’ın Kur’an ehlini düşmanlarına karşı koruması ve onlara kendilerini imha edecek kimseleri musallat kılmaması da bu Zikir’in korunması cümlesindedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müşrikler güya vahyin geliş şeklini inandırıcı bulmadıkları için Peygamber’den zaman zaman olağan üstülükler göstermesini isterlerdi. Burada da onun peygamberlik davasında doğru olduğunu kanıtlamak için kendilerine melekleri getirmesi gerektiğini, peygamberliğinin doğru olup olmadığını bu meleklerden öğrenmek istediklerini söyleyerek benzer bir istekte bulundukları görülmektedir. Ancak onların asıl maksatları iman edebilmeleri için ikna edici deliller görmek değil, Peygamber’i zor durumda bırakmaktı. Nitekim bir önceki âyette belirtildiği üzere, Peygamber’i mecnun diye itham etmekle bu kötü niyetlerini ortaya koymuşlardı.
Hicr Suresi 7. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şayet doğru sözlü gönderilen bir peygambersen, şüphesiz bize bir azap inecekse, haydi bize sana şahitlik edecek melekler getir.