(Elif, Lam, Ra) Bunun benzeri harfler hakkındaki sözler Bakara suresinin başında geçmiştir. Yüksek öneme sahip, Allah’ın katından indirildiğine delalet eden bu ayetler, Kur'an’ın tevhidi ve dinî kuralları açıklayan ayetleridir.
1- Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar, Kitab’ın ve apaçık Kur’an’ın âyetleridir. 2- Bir zaman gelir kafirler, keşke müslüman olsaymışlar diye temenni ederler. 3- Bırak onları, yesinler, faydalansınlar ve (dünyevi) emeller onları oyalayadursun. Zira yakında bilecekler. 4- Biz, hiçbir kasabayı belli bir yazısı/vadesi olmaksızın helâk etmedik. 5- Hiçbir ümmet ne ecelinin önüne geçebilir, ne de onu geciktirebilir.
(Mekke’de inmiştir, 99 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Yüce Allah Kitâb-ı Kerîm’ini tazim ederek ve överek şöyle buyurmaktadır:“İşte bunlar, Kitab’ın ve apaçık Kur’an’ın âyetleridir.” Bunlar, gerçekleri en güzel ve açık ifadelerle, maksada en açık delil teşkil eden buyruklarla, en güzel anlamlara ve en üstün gayelere delalet eden apaçık Kur’an’ın âyetleridir.
2. Bu da insanların bu Kitab-ı Kerîm’e itaatle bağlanmalarını, onun hükmüne teslimiyet gösterip onu sevinç ve neşe ile kabul etmelerini gerektirir. Bu büyük nimete inkar ve küfür ile karşılık verenlere gelince onlar yalanlayıcı ve sapık kimselerdir. Bu yalanlayıcı ve sapık kimselerin “keşke müslüman olsaymışlar”, yani onun hükmüne uysaymışlar diye temenni edecekleri bir zaman gelecektir. Bu, perdenin açılacağı ve âhiretin ilk aşamalarının görülüp ölümün belirtilerinin ortaya çıkacağı vakit olacaktır. Yine onlar, bütün âhiret hallerinde keşke müslüman olsaymışlar, diye temenni edeceklerdir. Fakat böyle bir temenninin gerçekleşmesi artık imkansızdır. Yine de onlar bu dünya hayatında bir aldanış içerisindedirler.
3. O nedenle “Bırak onları, yesinler” zevk aldıkları şeylerle “faydalansınlar ve (dünyevi) emeller onları oyalayadursun.” Onlar dünya hayatında ebedi kalacaklarının hayalini kuruyorlar ve bu da onları âhiretle ilgilenmekten alıkoyup oyalıyor. “Zira yakında” izledikleri yolun bâtıl olduğunu ve amellerinin aleyhlerinde hüsrana dönüştüğünü “bilecekler.” Allah’ın onlara mühlet verişine de aldanmasınlar. Çünkü bu, O’nun geçmiş ümmetlere uygulayageldiği sünneti/kanunudur.
4. “Biz” azabı hak etmiş “hiçbir kasabayı” helâk edilmesi için takdir olunmuş “belli bir yazısı/vadesi olmaksızın helâk etmedik.”
5. “Hiçbir ümmet, ne ecelinin önüne geçebilir, ne de geciktirebilir.” Yani geç kalmış gibi görünse dahi günahların sonuçları mutlaka ortaya çıkar.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an-ı Kerîm’in bazı sûrelerinin başında yer alan bu harflere “hurûf-ı mukattaa” adı verilir (İslâm bilginlerinin bu harflerle ilgili görüş ve yorumları hakkında bilgi için bk. Bakara 2/1).
Âyetteki “bu” işaret zamiri sûrenin âyetlerini ve onların içerdiği bilgileri gösterir. Taberî’ye göre “kitap” –bugün Kitâb-ı Mukaddes diye anılan– Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplardır; “Kur’an” ise Kur’an-ı Kerîm’in (o zaman henüz tamamlanmadığı için bütününü değil) inzal edilmiş olan kısmını ifade eder (XIV, 1). Zemahşerî hem “kitap” hem de “Kur’an” kelimesiyle konumuz olan sûrenin kastedildiğini belirtir (II, 309). Râzî’ye göre ise her iki kelimeden maksat Kur’an-ı Kerîm’dir; fakat ilki onun yazılı şeklini, ikincisi de okunuşunu ifade eder (XIX, 151). İbn Âşûr da bu görüşü tercih etmiştir (XIV, 8).
Âyetin sonundaki mübîn kelimesi genellikle “açık seçik, anlaşılan” veya kısaca “apaçık” şeklinde çevrilir. Taberî’ye göre kelime burada, “O Kur’an âyetleri, üzerinde düşünüp taşınanlara doğruluk ve hidayet yolunu açıklar” anlamına gelecek bir konumda kullanılmıştır. Bu anlama göre sûrenin başında dinleyici ve okuyucu, sıradan bir sözle değil, insanlığa doğruluk ve hidayet yolunu gösteren, ebedî kurtuluş için gerekli olan inanç ve amel hayatıyla ilgili bilgiler ve dersler veren ilâhî kelâmla karşı karşıya bulunduğu hususunda uyarılmakta; âyetleri bu şuurla, onlardan istifade edecek tarzda dikkatli ve edepli bir şekilde dinlemek veya okumak gerektiğine işaret edilmektedir.
Sonuç olarak sûrenin başında ilâhî vahyin önemine dikkat çekilmekte, onu dikkatle dinleyip aydınlatıcı içeriğinden yararlanarak doğru yolu bulmanın gerekliliği vurgulanmaktadır.
(Elif, Lam, Ra) Bunun benzeri harfler hakkındaki sözler Bakara suresinin başında geçmiştir. Yüksek öneme sahip, Allah’ın katından indirildiğine delalet eden bu ayetler, Kur'an’ın tevhidi ve dinî kuralları açıklayan ayetleridir.