Önceki ayet· 12:42Sonraki ayet· 12:44

Yûsuf Suresi 43. Ayet· 12:43

↗ Yûsuf suresi
Mekki
وَقَالَ ٱلۡمَلِكُ إِنِّيٓ أَرَىٰ سَبۡعَ بَقَرَٰتٖ سِمَانٖ يَأۡكُلُهُنَّ سَبۡعٌ عِجَافٞ وَسَبۡعَ سُنۢبُلَٰتٍ خُضۡرٖ وَأُخَرَ يَابِسَٰتٖۖ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡمَلَأُ أَفۡتُونِي فِي رُءۡيَٰيَ إِن كُنتُمۡ لِلرُّءۡيَا تَعۡبُرُونَ
Hükümdar: "Ben, yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediğini; yedi yeşil başak ve bir o kadar da kurumuş başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yormasını biliyorsanız rüyamı söyleyiniz." dedi
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Hükümdar: "Ben, yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediğini; yedi yeşil başak ve bir o kadar da kurumuş başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yormasını biliyorsanız rüyamı söyleyiniz." dedi
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir gün melik (hükümdar) dedi ki: "Ben rüyamda yedi cılız ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Siz rüya tabir edebiliyorsanız benim bu rüyamın tabirini bana bildirin."
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Kral dedi ki: "Düşümde yedi semiz inek görüyorum. Bunları yedi cılız inek yiyor. Ayrıca yedi yeşil başak, yedi de kuru başak görüyorum. Ey bendelerim! Eğer rüya tabir ediyorsanız, bu rüyam hakkında bana bir fetva verin."
Süleyman Ateş
(Bir gün) Kral dedi ki: "Ben, düşümde yedi semiz inek görüyorum, bunları yedi zayıf inek yiyor. Ve yedi yeşil, yedi de kuru başak (görüyorum). Ey efendiler, eğer siz rü'ya ta'bir ediyorsanız bu rü'yamın ta'birini bana anlatın."
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.8%
İngilizce
And [subsequently] the king said, "Indeed, I have seen [in a dream] seven fat cows being eaten by seven [that were] lean, and seven green spikes [of grain] and others [that were] dry. O eminent ones, explain to me my vision, if you should interpret visions
Fransızca
Et le roi dit: «En vérité, je voyais (en rêve) sept vaches grasses mangées par sept maigres; et sept épis verts, et autant d'autres, secs. O conseil de notables, donnez-moi une explication de ma vision, si vous savez interpréter le rêve»
İspanyolca
[Cierto día] dijo el rey: "He visto en mis sueños siete vacas gordas devoradas por siete vacas flacas, y siete espigas verdes y otras [siete] secas. ¡Cortesanos! Expliquen mi sueño, si es que saben interpretarlo
Rusça
Царь сказал: «Я видел, как семь тощих коров пожирают семерых тучных, а также семь зеленых колосьев и семь высохших. О знатные люди! Разъясните мое видение, если вы умеете толковать сны»
Endonezce
Dan raja berkata (kepada para pemuka kaumnya), "Sesungguhnya aku bermimpi melihat tujuh ekor sapi betina yang gemuk dimakan oleh tujuh ekor sapi betina yang kurus; tujuh tangkai (gandum) yang hijau dan (tujuh tangkai) lainnya yang kering. Wahai orang yang terkemuka! Terangkanlah kepadaku tentang takwil mimpiku itu jika kamu dapat menakwilkan mimpi
Bengalce
বাদশাহ বললঃ আমি স্বপ্নে দেখলাম, সাতটি মোটাতাজা গাভী-এদেরকে সাতটি শীর্ণ গাভী খেয়ে যাচ্ছে এবং সাতটি সবুজ শীষ ও অন্যগুলো শুষ্ক। হে পরিষদবর্গ! তোমরা আমাকে আমার স্বপ্নের ব্যাখ্যা বল, যদি তোমরা স্বপ্নের ব্যাখ্যায় পারদর্শী হয়ে থাক।
Çince
国王说:“我确已梦见七头胖黄牛,被七头瘦黄牛吃掉了,又梦见七穗青麦子,和七穗干麦子。侍从们呀!你们替我圆圆这个梦。如果你们是会圆梦的人。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bir gün hükümdar şöyle demişti: "Şüphesiz ben, rüyamda yedi şişman ineği, yedi zayıf ineğin yediğini ve yedi yeşil başakla, yedi kuru başak gördüm. Ey ileri gelenler ve saygın kimseler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız, benim bu rüyamın yorumunu bana haber verin.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
43- (Bir gün) hükümdar dedi ki: “Rüyamda yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediğini, bir de yedi yeşil başakla diğerleri kuru olan (yedi başak) gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumunu biliyorsanız, şu rüyamı bana açıklayın.” 44- Dediler ki:“Karmakarışık rüyalardır (bunlar); biz böyle karışık rüyaların yorumunu bilmeyiz.” 45- O ikisinden kurtulmuş olan, uzun bir süre sonra (Yusuf’u o esnada) hatırladı ve dedi ki: “Ben size bunun yorumunu haber vereceğim, (ama önce) beni (zindana) gönderin.” 46- “Yusuf, ey doğru sözlü! Bize söyler misin, yedi semiz ineği yiyen yedi zayıf inek ile yedi yeşil başak ve diğerleri kuru olan (yedi başak) ne demektir? Ümidim o ki insanlara (isabetli yorumunla) dönerim de belki onlar da (hem tabiri hem de senin durumunu) öğrenirler.” 47- Dedi ki:“Yedi yıl âdetiniz üzere ekin. Yiyeceğiniz az bir miktarın dışındaki tüm biçtiklerinizi de başağında bırakın. 48- “Sonra bunların ardından yedi kurak yıl gelecek ve saklayacağınız az bir miktarın dışında o yıllar için önceden hazırladığınız her şeyi yiyip bitirecek. 49- “Sonra bunların ardından da bir yıl gelecek ki insanlar o yılda yağmura kavuşturulacak ve (meyve) sıkacaklar.” 43. “Rüyamda yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediğini, bir de yedi yeşil başakla diğerleri kuru olan (yedi başak) gördüm.” Oldukça zayıf düşmüş, cılızlaşmış, güçleri bitip tükenmiş yedi zayıf ineğin, oldukça güçlü yedi ineği yemesi hayret edilecek bir şeydir. Diğer taraftan yine kurumuş yedi başağın yedi yeşil başağı yediğini de görmüştü. “Ey ileri gelenler, eğer rüya yorumu biliyorsanız, şu rüyamı bana açıklayın.” Gördüklerinin hepsi tek bir rüya idi ve yorumu tek bir tane olacaktı. 44. Ancak hepsi de hayrete düştüler ve bunu nasıl yorumlayacaklarını bilemediler. Bunun üzerine:“Dediler ki: Karmakarışık rüyalardır” yani bu rüyaların herhangi bir sonucu veya herhangi bir yorumu olmaz. Yorumcular bilmedikleri bir şey hakkında kesin hüküm vermiş oluyorlardı. Kendileri için mazeret teşkil etmeyecek bir üslupla da mazur görülmelerini istemişlerdi. Daha sonra da:“Biz böyle karışık rüyaların yorumunu bilmeyiz” yani biz ancak yorumlanabilecek türden rüyaları yorumlarız. Şeytandan olan yahut da nefsin telkinlerinden kaynaklanan rüyaları ise yorumlayamayız, demişlerdi. Böylelikle onlar hem bilmediklerini, hem bunların yorumu yapılmayacak türden rüyalar oldukları iddiasını, hem de kendilerini beğendiklerini ortaya koymuş oluyorlardı. Çünkü onlar, biz bu rüyanın yorumunu bilmiyoruz, demediler. Bu ise dinine bağlı ve üstün akıl sahibi kimselerin göstereceği bir tavır değildir. Yine bu durum, Yüce Allah’ın Yusuf aleyhisselam’a bir lütfudur. Çünkü hükümdar, bu rüyayı kavminin ileri gelenlerine ve bilginlerine anlatıp da onların, onu yorumlamaktan aciz oldukları ortaya çıkmadan önce Yusuf, en başta onu yorumlamış olsaydı bunun, o kadar önemi ve etkisi olmazdı. Ancak hükümdar, bu rüyaya oldukça önem veriyordu. Öbürleri rüyayı yorumlamaktan acze düşüp Yusuf onu yorumlayınca bunun, onların nezdinde de çok büyük bir değeri oldu. Bu da Yüce Allah’ın, Âdem aleyhisselam’ın meleklere üstünlüğünü ilim ile ortaya çıkarmasına benzemektedir. Çünkü O, önce meleklere sormuş, onlar sorunun cevabını bilemeyince daha sonra Adem’e sormuş, Adem de onlara her şeyin ismini bildirince daha üstün ve faziletli olduğu ortaya çıkmıştı. Aynı şekilde Yüce Allah Kıyamet gününde yaratıkların en faziletlisi olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in faziletini de benzeri bir şekilde ortaya çıkaracaktır. Yüce Allah insanlara Adem’den kendilerine şefaatçi olmasını isteme ilhamını verecektir. Daha sonra Nuh’dan, sonra İbrahim’den, sonra Musa’dan sonra da İsa’dan bu istekte bulunacaklardır. Her birisi de bu konuda ayrı bir mazeret bildirecek ve en sonda onlar Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e gelecekler. O da:“Bu, benim işimdir, bu, benim işimdir” diyerek bütün insanlara şefaatte bulunacak ve böylelikle öncekilerin de sonrakilerin de kendisine gıpta ile bakacakları Makam-ı Mahmud’a nail olacaktır.[32] Lütufkârane takdirleri bize gizli kalan, iyilik ve ihsanı seçkin kullarına ve gerçek dostlarına ulaştırması ince hikmetlerle dolu olan Yüce Allah’ın şanı ne yücedir! 45. “O ikisinden” hapisteki o iki delikanlıdan rüyasında şarap sıktığını gören ve Yusuf’un, efendisinin yanında kendisinden bahsetmesini istediği “kurtulmuş olan, uzun bir süre sonra” Yusuf’u, onun rüyalarını yorumlamasını ve kendisine yaptığı tavsiyeyi “hatırladı” ve Yusuf’un aradan geçen uzun yıllar sonra bu rüyayı yorumlayabilecek kişi olduğunu bildi ve: “dedi ki: Ben size bunun yorumunu haber vereceğim.” O bakımdan rüyanın yorumuna dair ona soru sorayım diye “beni” Yusuf’a “gönderin.” 46. Bunun üzerine onu gönderdiler. O da Yusuf’un yanına geldi. Yusuf unutmasından dolayı onu azarlamadı, aksine kendisine sorduğu soruyu dinledi ve bu hususta ona cevabını verdi. Arkadaşı ona şöyle demişti:“Yusuf, ey doğru sözlü!” yani ey sözleri ve davranışları doğru kişi “bize söyler misin, yedi semiz ineği yiyen yedi zayıf inek ile yedi yeşil başak ve diğerleri kuru olan (yedi başak) ne demektir? Ümidim o ki insanlara (isabetli yorumunla) dönerim de belki onlar da (hem tabiri hem de senin durumunu) öğrenirler.” Çünkü onlar bu rüyanın yorumunu şevkle beklemektedirler. Zira bu, onları oldukça düşündürmektedir. 47. Yusuf, yedi semiz inek ile yedi yeşil başağı oldukça verimli yedi yıl diye, yedi zayıf inek ile yedi kuru başağı da oldukça kurak yıllar diye yorumladı. Allah daha iyi bilir ama bu yorumun açıklaması şöyledir: Ekin, bolluk ve kuraklığa bağlı bir şeydir. Eğer bolluk olursa ziraat ve ekinler bol ve güçlü olur. Manzarası güzel olur, verimi çok olur. Kıtlık ise bunun tam aksi sonuçlar doğurur. Toprak da inekler vasıtası ile sürülür ve çoğunlukla tarlalar da onlarla sulanırdı. Başaklar ise gıda maddelerinin en önemlisi ve en değerlisidir. Aradaki bu ilişki dolayısı ile rüyayı bu şekilde yorumladı. Yusuf bir yandan rüyayı yorumlarken bir yandan da neler yapacaklarına ve böylelikle bolluk yıllarından kıtlık yılları için nasıl hazırlanacaklarına dair görüşünü de açıklayarak “Dedi ki: Yedi yıl âdetiniz üzere” peş peşe “ekin.” O ekinlerden “yiyeceğiniz az bir miktarın dışındaki tüm biçtiklerinizi başağında bırakın.” Çünkü böylesi ekinin daha uzun ömürlü olmasını sağlar ve onun tüketilme isteği de daha az olur. Yiyeceğiniz az bir miktarı bu saklayacaklarınızdan istisna edin. Ancak bu bolluk yıllarında yiyeceğiniz mümkün mertebe az olsun ki, saklayacağınız miktar daha fazla olsun ve böylelikle faydası ve etkisi de daha büyük olsun. 48. “Sonra bunların” bu verimli bol yedi yılın “ardından yedi kurak yıl gelecek ve saklayacağınız” yani bu yıllarda tüketmeyeceğiniz “az bir miktarın dışında o yıllar için önceden hazırladığınız her şeyi” ne kadar çok olursa olsun, bütün sakladıklarınızı “yiyip bitirecek.” 49. “Sonra bunların” yedi kıtlık yılının “ardından da bir yıl gelecek ki insanlar o yılda yağmura kavuşturalacak ve (meyve) sıkacaklar.” Bu yılda ise yağmurlar ve sular çoğalacak, mahsuller de artacaktır. O kadar ki gıda ihtiyaçlarından fazla fazla artacak ve onlar yediklerinin yanı sıra bir de üzüm ve benzeri meyveleri sıkacaklar. Hükümdarın rüyasında böyle bir yıldan açıkça söz edilmemekle birlikte Yusuf’un bu şekilde bir bolluk yılının geleceğini anlaması, kıtlık yıllarının yedi ile sınırlandırılmasından hareketle olması muhtemeldir. Zira o bundan, bu kıtlığın ortadan kalkacağını ve ondan sonraki yılın bolluk yılı olacağını çıkarmıştır. Bilindiği gibi peş peşe yedi yıl devam eden bir kıtlık ancak oldukça bol ve verimli bir yılın gelişi ile ortadan kalkar. Aksi takdirde bu şekildeki yedi yıllık bir süre belirlemenin herhangi bir faydası olmazdı. Elçi hükümdara ve insanların yanına dönüp de Yusuf’un rüyaya dair yorumunu onlara bildirince hayrete düştüler ve çok sevindiler. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu kralın, Sînâ yarımadası yoluyla gelip Mısır’ı istilâ ettikten sonra ülkede milâttan önce 1700’den 1580’e kadar hüküm süren altı Hiksos kralından biri olduğu bildirilmektedir (bk. Ahmet Suphi Furat, “Yûsuf”, İA, XIII, 441). Tarihçilerin bunları, “göçebe ülkelerin hükümdarları” veya “çoban krallar” diye isimlendirmiş olmaları bunların Mısır’ı istilâ etmeden önce henüz tam olarak yerleşik hayata geçmemiş olan Suriyeli Araplar oldukları ihtimalini kuvvetlendirir. Bunların, İbrânî asıllı Hz. Yûsuf ile menşe yakınlığı ihtimali de vardır. Çünkü İbrânîler de daha önce Arabistan yarımadasından Mezopotamya’ya, sonra Suriye’ye göç eden bedevî kabilelerden birinin soyundan gelmektedir. Kralın, Hz. Yûsuf’a güven duyması ve ailesine ülkesinde geniş imkân tanıması Mısır’da zaman içinde İsrâil asıllıların etnik ve kültürel bir toplum haline gelmesini sağlamıştır (Esed, II, 464-465; İbn Âşûr, XII, 280). Hz. Mûsâ’nın zamanında ise Hiksoslar dönemi kapanmıştı, artık Mısır’ı Kıptî soyundan gelen Firavun yönetiyordu. Ülkesi için bir tehlike oluşturacağı endişesiyle İsrâiloğulları’nın erkek çocuklarını öldürüyor, kız çocuklarını hayatta bırakıyordu (Bakara 2/49).
Yûsuf Suresi 43. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bir gün hükümdar şöyle demişti: "Şüphesiz ben, rüyamda yedi şişman ineği, yedi zayıf ineğin yediğini ve yedi yeşil başakla, yedi kuru başak gördüm. Ey ileri gelenler ve saygın kimseler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız, benim bu rüyamın yorumunu bana haber verin.