Surenin adı, ilk ayetinde Kur'an dinledikleri bildirilen görünmeyen varlıklar topluluğundan gelir. Mekke döneminde inmiştir, 28 ayettir ve nüzul sırasında 40. sıradadır.
Metnin en belirgin özelliği anlatıcı seçimidir. Surenin başında konuşan, insanlar değil cinlerdir; duydukları metin karşısındaki tepkilerini, kendi aralarındaki farklılıkları ve önceki yanlış kanaatlerini birinci ağızdan aktarırlar. Böylece tevhid, küfür ve iman gibi konular alışılmış muhatabın dışından bir sesle dile getirilmiş olur. Bu topluluk, aralarında iyilerin de bulunduğunu, türlü yollara ayrıldıklarını ve insanların kendilerine sığınmasının azgınlığı artırdığını söyler. Göğün korunması ve haber sızdırmanın artık mümkün olmaması da aynı ağızdan anlatılır; meleklerin gözetleyici görevi ve gaybın sınırları bu bahiste devreye girer.
Surenin ikinci bölümünde anlatıcı değişir ve söz peygambere döner. Burada peygamberlik görevinin sınırları belirginleşir; tebliğ etmek dışında bir yetki bulunmadığı, zarar ya da fayda verme gücünün olmadığı ve gaybın yalnızca Allah katında bulunduğu belirtilir. Mescidlerin Allah'a ait olduğu ve orada başkasına yönelinmediği hatırlatması, tevhid vurgusunu somut bir mekâna bağlar. Sure, gaybın ancak seçilmiş elçiye açıldığını ve mesajın eksiksiz ulaştırıldığının bilinmekte olduğunu bildiren ayetlerle kapanır. Ayetler kısadır ve çoğu tek cümleden oluşur; sonlara doğru De ki kalıbının arka arkaya tekrarlanması metne belirgin bir ritim verir.
Cin suresi 28 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 40).
Bu sayfada Cin suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.