3- “Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir. O ne bir zevce edinmiştir, ne de bir evlât.” 4- “Demek içimizdeki akılsız (İblis) Allah’a karşı batıl sözler söylüyormuş.”
3. “Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir.” Azameti, şanı çok yüce, isimleri pek mukaddestir. “O ne bir zevce edinmiştir, ne de bir evlât.” Onlar, Allah’ın yücelik ve azametini anladıkları için Allah’ın zevcesi yahut evlâdı olduğunu iddia edenlerin bu kanaatlerinin batıl olduğunu da anladılar. Çünkü O, bütün kemâl sıfatlarında azamet ve celâle sahiptir. Zevce ve evlât edinmek ise buna aykırıdır. Çünkü bu, mutlak ve kemâl derecesindeki Ğanî oluşa (hiçbir şeye/kimseye muhtaç olmayışa) zıttır.
4. “Demek içimizdeki akılsız (İblis) Allah’a karşı batıl sözler” haktan alabildiğine uzak, haddi alabildiğine aşan sözler “söylüyormuş.” Onu buna iten ise akılsızlığından başka bir şey değildir. Yoksa o aklı başında, kalbi iman ile mutmain birisi olsaydı, ne söylediğini bilirdi.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mücâhid’e göre cinlere Allah hakkında asılsız şeyler söyleyerek onları Allah’tan başkasına tapmaya davet eden “beyinsiz”den maksat İblîs’tir (bk. Kurtubî, XIX, 9); İblîs Allah’a eş, ortak ve çocuk isnadında bulunur, cinler de ona inanırlardı; ama Kur’an’ı dinleyip bilinçlendikten sonra artık ona inanmaktan vazgeçmişlerdir (Taberî, XIX, 68). Beyinsiz, yalnız İblîs değil, “Cinlerin inkârcı ve itaatsiz olanlarıdır” şeklinde açıklanmıştır (Şevkânî, V, 351).