Apaçık bir belge ulaştıktan sonra ayrılığa düşülmesi, bu kısa surenin üzerinde durduğu meseledir. Medine döneminde inen sure yalnızca sekiz ayettir ve nüzul sıralamasında 100. sıradadır. Beyyine, apaçık delil ya da kanıt demektir; ad, ilk ayette geçen bu kavramdan gelir.
Metin bir tespitle başlar: kitap verilmiş olanlarla ortak koşanlar arasındaki inkâr edenler, kendilerine açık bir kanıt gelmeden bulundukları hâl üzere bırakılacak değillerdi. Bu kanıt, tertemiz sayfalar okuyan bir elçi olarak tarif edilir. Ardından asıl mesele kurulur: bölünme, kanıt ulaşmadan önce değil tam da ulaştıktan sonra ortaya çıkmıştır. Buna karşılık kendilerinden istenenin aslında sade olduğu belirtilir; dini yalnız Allah'a has kılarak yönelmek, namazı kılmak ve zekâtı vermek sayılır ve dosdoğru dinin bu olduğu söylenir. Ehl-i Kitap, ilâhî kitaplara iman ve elçilik başlıklarının bu kadar kısa bir metinde birlikte yoğunlaşması bu kuruluştan gelir.
Son üç ayet bir karşılaştırmayla kapanır. Bir yanda inkârda direnenlerin varacağı yer, öte yanda inanıp iyi işler yapanlar için hazırlanan, içlerinden ırmaklar akan bahçeler anlatılır. Kapanış cümlesi karşılıklı bir hoşnutluğu bildirir. Ayetler görece uzun, üslup tanımlayıcı ve düz; tasvir ya da yemin yerine tarif ve ayrım öne çıkar.
Beyyine suresi 8 ayetten oluşur ve Medeni bir suredir (nüzul/iniş sırası: 100).
Bu sayfada Beyyine suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.