Kök Analizi
فرر

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

11 geçiş10 ayet7 Mekki · 3 Medeni5 anlam · 3 türevfrr
KÖK ANLAMI · kaçış, firar
  1. Düşmandan/tehlikeden kaçmakhakiki
    Bir tehlike, düşman veya ölüm karşısında kaçmak, firar etmek; savaşta veya korku anında geri çekilmek.
    Lane's Lexicon: “düşmandan veya tehlikeden kaçmak, geri çekilmek veya firar etmektir”
  2. Allah'a sığınmak, O'na kaçmakmecazi
    Tehlikeden ve dünyevi endişelerden uzaklaşmak için Allah'a yönelmek, O'na kaçmak; emir kipinde kullanılır.
    Kur'an'daki kullanım: “o halde kaçın”
  3. Kaçacak yer, sığınakhakiki
    Kaçış için sığınılacak yer veya kurtuluş imkânı (mefarr); kıyamet gününde kaçacak yer olmadığı bağlamında.
    Kur'an'daki kullanım: “kaçacak yer”
  4. Ürküp kaçmakhakiki
    Korkuyla, ürkerek hızla kaçmak; Kur'an'da yırtıcıdan ürken yaban eşeği benzetmesinde kullanılır.
    Kur'an'daki kullanım: “ürkmüş”
  5. Yüz çevirmek, kaçınmakmecazi
    Fiziksel kaçıştan öte, bir çağrıya veya emre karşı sürekli kaçınma, uzaklaşma ve yüz çevirme.
    Lane's Lexicon: “Allah'ın emirlerinden yüz çevirmeyi”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
فرر kökünün birincil anlamı, düşmandan veya tehlikeden kaçmak, geri çekilmek veya firar etmektir. Kur'an bağlamında genellikle savaşta düşmandan kaçmayı veya Allah'ın emirlerinden yüz çevirmeyi ifade eder. Örneğin, müminlerin savaşta düşmandan kaçmaması gerektiği veya kıyamet gününde herkesin birbirinden kaçacağı gibi kullanımlar mevcuttur.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
10 / 10 ayet
18:18
وَتَحۡسَبُهُمۡ أَيۡقَاظٗا وَهُمۡ رُقُودٞۚ وَنُقَلِّبُهُمۡ ذَاتَ ٱلۡيَمِينِ وَذَاتَ ٱلشِّمَالِۖ وَكَلۡبُهُم بَٰسِطٞ ذِرَاعَيۡهِ بِٱلۡوَصِيدِۚ لَوِ ٱطَّلَعۡتَ عَلَيۡهِمۡ لَوَلَّيۡتَ مِنۡهُمۡ فِرَارٗا وَلَمُلِئۡتَ مِنۡهُمۡ رُعۡبٗا
فِرَارًا — kaçardın
Mağara ehli uykuda iken sen onları uyanık sanırdın. Biz onları sağa ve sola döndürürdük. Köpekleri dirseklerini eşiğe uzatmıştı. Onları görsen, için korkuyla dolar, geri dönüp kaçardın
Kehf Suresi · Mekki
26:21
فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكۡمٗا وَجَعَلَنِي مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ
فَفَرَرْتُ — kaçtım
Sizden korkunca aranızdan kaçtım, sonra Rabbim bana hükümdarlık verdi ve beni elçilerden yaptı
Şuarâ Suresi · Mekki
33:13
وَإِذۡ قَالَت طَّآئِفَةٞ مِّنۡهُمۡ يَـٰٓأَهۡلَ يَثۡرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمۡ فَٱرۡجِعُواْۚ وَيَسۡتَـٔۡذِنُ فَرِيقٞ مِّنۡهُمُ ٱلنَّبِيَّ يَقُولُونَ إِنَّ بُيُوتَنَا عَوۡرَةٞ وَمَا هِيَ بِعَوۡرَةٍۖ إِن يُرِيدُونَ إِلَّا فِرَارٗا
فِرَارًا — kaçmak(tan)
İçlerinden bir takımı: "Ey Medineliler! Tutunacak yeriniz yok, geri dönün" demişti. İçlerinden bir topluluk da Peygamberden: "Evlerimiz düşmana açıktır" diyerek izin istemişlerdi. Oysa evleri açık değildi sadece kaçmak istiyorlardı
Ahzâb Suresi · Medeni
33:16
قُل لَّن يَنفَعَكُمُ ٱلۡفِرَارُ إِن فَرَرۡتُم مِّنَ ٱلۡمَوۡتِ أَوِ ٱلۡقَتۡلِ وَإِذٗا لَّا تُمَتَّعُونَ إِلَّا قَلِيلٗا
ٱلْفِرَارُ — kaçmakفَرَرْتُم — kaçıyorsanız
De ki: "Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız bilin ki, kaçmak size fayda vermeyecektir; kaçsanız bile az bir zamandan fazla yaşatılmazsınız
Ahzâb Suresi · Medeni
51:50
فَفِرُّوٓاْ إِلَى ٱللَّهِۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ
فَفِرُّوٓا۟ — o halde kaçın
De ki: "Öyleyse Allah'a koşusun; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım
Zâriyât Suresi · Mekki
62:8
قُلۡ إِنَّ ٱلۡمَوۡتَ ٱلَّذِي تَفِرُّونَ مِنۡهُ فَإِنَّهُۥ مُلَٰقِيكُمۡۖ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
تَفِرُّونَ — kaçarsınız
De ki: "Doğrusu kendisinden kaçtığınız ölüm mutlaka karşınıza çıkacaktır; sonra; görüleni de görülmeyeni de bilen Allah'a döndürüleceksiniz, O size işlediklerinizi haber verecektir
Cuma Suresi · Medeni
71:6
فَلَمۡ يَزِدۡهُمۡ دُعَآءِيٓ إِلَّا فِرَارٗا
فِرَارًا — kaçışlarından
Fakat benim çağırmam, sadece benden uzaklıklarını artırdı
Nûh Suresi · Mekki
74:51
فَرَّتۡ مِن قَسۡوَرَةِۭ
فَرَّتْ — ürkmüş
Aslandan ürkmüş.
Müddessir Suresi · Mekki
75:10
يَقُولُ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذٍ أَيۡنَ ٱلۡمَفَرُّ
ٱلْمَفَرُّ — kaçacak yer
(Evet) O gün insan: "Kaçacak yer neresi?" der.
Kıyâme Suresi · Mekki
80:34
يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ
يَفِرُّ — kaçar
İşte o gün kişi kaçar: kardeşinden,
Abese Suresi · Mekki