Kök Analizi
بقي

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

21 geçiş21 ayet19 Mekki · 2 Medeni5 anlam · 7 türevbqy
KÖK ANLAMI · kalıcılık, süreklilik
  1. Daha kalıcı olanhakiki
    Bir şeyin başka bir şeye göre daha uzun süreli ve kalıcı olması; âhiretin ve Allah katındaki nimetin dünyadakinden üstün ve kalıcı oluşu.
    Kur'an'daki kullanım: “ve daha süreklidir”
  2. Kalıcı olmak, sürmekhakiki
    Varlığını sürdürmek, yok olmamak; sürekli ve kalıcı olan.
    Kur'an'daki kullanım: “baki kalacaktır”
  3. Artakalan, geriye kalanhakiki
    Bir bütünün geriye kalan kısmı, kalıntı veya artık; geride kalan kimseler.
    Kur'an'daki kullanım: “geri kalan”
  4. Geriye bırakmak, esirgemekhakiki
    Bir şeyi yok edip geçmemek, geride bir kısmını bırakmak; azabın kimseden geriye bir şey bırakmaması.
    Kur'an'daki kullanım: “bırakır”
  5. Artakalan hayır, faziletmecazi
    Kalan, artakalan hayır ve iyilik; Allah'ın kullarına bıraktığı helâl ve kalıcı nimet.
    Kur'an'daki kullanım: “fazilet”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (1) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. Devam etmek, sürmekhakiki
    Bir işin veya hâlin kesintisiz olarak sürmesi, devam etmesi.
    Lane's Lexicon: “Baki kalmak, devam etmek, artakalan, kalıntı.”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
Baki kalmak, devam etmek, artakalan, kalıntı.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
20 / 21 ayet
2:248
وَقَالَ لَهُمۡ نَبِيُّهُمۡ إِنَّ ءَايَةَ مُلۡكِهِۦٓ أَن يَأۡتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَبَقِيَّةٞ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحۡمِلُهُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لَّكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
وَبَقِيَّةٌ — ve bir kalıntı
Peygamberleri onlara, "Onun hükümdarlığının alameti, size sandığın gelmesidir, onda Rabbinizden gelen gönül rahatlığı ve Musa ailesinin ve Harun ailesinin bıraktıklarından kalanlar var; onu melekler taşır, eğer inanmışsanız bunda sizin için delil vardır" dedi
Bakara Suresi · Medeni
2:278
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَذَرُواْ مَا بَقِيَ مِنَ ٱلرِّبَوٰٓاْ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
بَقِىَ — geri kalan
Ey İnananlar! Allah'tan sakının, inanmışsanız, faizden arta kalmış hesabdan vazgeçin
Bakara Suresi · Medeni
11:86
بَقِيَّتُ ٱللَّهِ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَۚ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيۡكُم بِحَفِيظٖ
بَقِيَّتُ — bıraktıkları
İnanıyorsanız, Allah'ın geri bıraktığı helal kar sizin için daha hayırlıdır. Ben size bekçi değilim
Hûd Suresi · Mekki
11:116
فَلَوۡلَا كَانَ مِنَ ٱلۡقُرُونِ مِن قَبۡلِكُمۡ أُوْلُواْ بَقِيَّةٖ يَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلۡفَسَادِ فِي ٱلۡأَرۡضِ إِلَّا قَلِيلٗا مِّمَّنۡ أَنجَيۡنَا مِنۡهُمۡۗ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مَآ أُتۡرِفُواْ فِيهِ وَكَانُواْ مُجۡرِمِينَ
بَقِيَّةٍ — fazilet
Sizden önceki nesillerin ileri gelenleri, yeryüzünde bozgunculuğa engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardıklarımız pek azdır. Kendilerine verilen nimete karşı haksızlık edenlere uyanlar ise suçlu oldular
Hûd Suresi · Mekki
16:96
مَا عِندَكُمۡ يَنفَدُ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٖۗ وَلَنَجۡزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓاْ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
بَاقٍ — kalıcıdır
Sizde olanlar tükenir ama, Allah katında olanlar sonsuzdur, tükenmez. Sabredenlere ecirlerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz
Nahl Suresi · Mekki
18:46
ٱلۡمَالُ وَٱلۡبَنُونَ زِينَةُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَٱلۡبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّـٰلِحَٰتُ خَيۡرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابٗا وَخَيۡرٌ أَمَلٗا
وَٱلْبَٰقِيَٰتُ — fakat kalıcı olan
Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür. Ama baki kalacak yararlı işler, sevab olarak da, emel olarak da, Rabbinin katında daha hayırlıdır
Kehf Suresi · Mekki
19:76
وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهۡتَدَوۡاْ هُدٗىۗ وَٱلۡبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّـٰلِحَٰتُ خَيۡرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابٗا وَخَيۡرٞ مَّرَدًّا
وَٱلْبَٰقِيَٰتُ — ve kalıcı olan
Allah doğru yolda olanların doğruluğunu artırır. Baki kalacak yararlı işler Rabbinin katında sevap olarak da daha iyidir, sonuç olarak da daha iyidir
Meryem Suresi · Mekki
20:71
قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِي عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَۖ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَٰفٖ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ فِي جُذُوعِ ٱلنَّخۡلِ وَلَتَعۡلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابٗا وَأَبۡقَىٰ
وَأَبْقَىٰ — ve sürekli imiş
Firavun "Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve daha devamlı olduğunu bileceksiniz" dedi
Tâhâ Suresi · Mekki
20:73
إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغۡفِرَ لَنَا خَطَٰيَٰنَا وَمَآ أَكۡرَهۡتَنَا عَلَيۡهِ مِنَ ٱلسِّحۡرِۗ وَٱللَّهُ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰٓ
وَأَبْقَىٰٓ — ve daha süreklidir
Biz Rabbimize inandık ki (O) bizim günahlarımızı ve senin bizi yapmaya zorladığın büyüyü bağışlasın. (Elbette) Allah daha hayırlı ve (O'nun mükafatı ve cezası) daha süreklidir.
Tâhâ Suresi · Mekki
20:127
وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي مَنۡ أَسۡرَفَ وَلَمۡ يُؤۡمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦۚ وَلَعَذَابُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبۡقَىٰٓ
وَأَبْقَىٰٓ — ve daha süreklidir
İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem, ahiretin azabı bu dünya azabından daha şiddetli ve daha devamlıdır
Tâhâ Suresi · Mekki
20:131
وَلَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجٗا مِّنۡهُمۡ زَهۡرَةَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا لِنَفۡتِنَهُمۡ فِيهِۚ وَرِزۡقُ رَبِّكَ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰ
وَأَبْقَىٰ — ve daha süreklidir
Kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak bol bol geçimlik verdiğimiz kimselere sakın göz dikme, Rabbinin rızkı daha iyi ve daha devamlıdır
Tâhâ Suresi · Mekki
26:120
ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا بَعۡدُ ٱلۡبَاقِينَ
ٱلْبَاقِينَ — geride kalanları
Sonra de geride kalanları suda boğduk
Şuarâ Suresi · Mekki
28:60
وَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَيۡءٖ فَمَتَٰعُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَزِينَتُهَاۚ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰٓۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ
وَأَبْقَىٰٓ — ve daha kalıcıdır
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının bir geçimliği ve süsüdür. Allah katında olan daha iyi ve devamlıdır. Akletmez misiniz
Kasas Suresi · Mekki
37:77
وَجَعَلۡنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلۡبَاقِينَ
ٱلْبَاقِينَ — kalıcı
Ancak onun soyunu sürekli kıldık
Sâffât Suresi · Mekki
42:36
فَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَيۡءٖ فَمَتَٰعُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۚ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ
وَأَبْقَىٰ — ve daha kalıcıdır
Size verilen şeyler, dünya hayatının geçimidir. İnanıp Rablerine dayananlar için Allah'ın yanında bulunan ödül ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Şûrâ Suresi · Mekki
43:28
وَجَعَلَهَا كَلِمَةَۢ بَاقِيَةٗ فِي عَقِبِهِۦ لَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ
بَاقِيَةً — kalıcı
İbrahim ardından geleceklere bu sözü, devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı. Artık belki doğru yola dönerler
Zuhruf Suresi · Mekki
53:51
وَثَمُودَاْ فَمَآ أَبۡقَىٰ
أَبْقَىٰ — bırakmadı
Semud'u, komadı (onları).
Necm Suresi · Mekki
55:27
وَيَبۡقَىٰ وَجۡهُ رَبِّكَ ذُو ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ
وَيَبْقَىٰ — baki kalacaktır
Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir
Rahmân Suresi · Mekki
69:8
فَهَلۡ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٖ
بَاقِيَةٍ — geri kalan
Onlardan arda kalmış bir şey görür müsün
Hâkka Suresi · Mekki
74:28
لَا تُبۡقِي وَلَا تَذَرُ
تُبْقِى — bırakır
O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer
Müddessir Suresi · Mekki