Önceki ayet· 83:18Sonraki ayet· 83:20

Mutaffifîn Suresi 19. Ayet· 83:19

↗ Mutaffifîn suresi
Mekki
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin
Meal ihtilafı: 9% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin
Elmalılı Hamdi Yazır
Bildin mi sen, Illiyyîn nedir?
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
İlliyyûn'un ne olduğunu sana anlatan nedir?
Süleyman Ateş
İlliyyin(yüceler)in ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Diller arası (7 dil)ıraksama 15.1%
İngilizce
And what can make you know what is 'illiyyun
Fransızca
et qui te dira ce qu'est l'Illiyûn
İspanyolca
¿Y qué te hará saber lo que es un libro noble
Rusça
Откуда ты мог знать, что такое Иллийюн
Endonezce
Dan tahukah engkau apakah 'Illiyyīn itu
Bengalce
আপনি জানেন ইল্লিয়্যীন কি
Çince
你怎能知道恩林伊是什么?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- İlliyyun'un ne olduğunu sana ne öğretti?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
18- Hayır, şüphesiz iyi ve itaatkarların kitabı “illiyyîn”dedir. 19- “İlliyyîn”in ne olduğunu sen nereden bileceksin ki? 20- O, yazılmış bir kitaptır. 21- Onu mukarreb (melekler) müşahede ederler. 22- Şüphe yok ki o iyi ve itaatkarlar nimetler içindedirler. 23- Tahtlar üzerinden bakarlar. 24- (İçinde bulundukları) nimetlerin güzelliğini yüzlerinden anlarsın. 25- Onlara mühürlü, halis bir şaraptan içirilecek. 26- Ki onun mührü misktir. O halde yarışanlar, işte bunlar için yarışsınlar! 27- Onun karışımı da “Tesnîm”dendir. 28- O da mukarreb (Allah'a yakın) kulların kendisinden içecekleri bir pınardır. 18-21. Yüce Allah, kötü ve günahkâr kimselerin kitabının en aşağı ve en dar bir yerde olacağını söz konusu ettikten sonra, iyi ve itaatkar kimselerin kitabının en yücelerde, en geniş ve en rahat bir yerde olacağını müjdeleyerek şöyle buyurmaktadır: İyilerin kitabı “yazılmış bir kitaptır. Ona mukarreb (melekler)” yani yakınlaştırılmış olan melâike-i kiram, peygamberlerin, sıddîkların ve şehidlerin ruhları “onu müşahede ederler.” Mele-i a’lâ’da da bunların şanını Yüce Allah yüceltir. “İlliyyîn” cennetin en yüksek yerinin adıdır. 22. Yüce Allah, onların Kitaplarını söz konusu ettikten sonra onların pek büyük nimetler içerisinde bulunduklarını da şöyle zikretmektedir:“Şüphe yok ki o iyi ve itaatkarlar, nimetler içindedirler.” Nimetler, hem kalbin, hem ruhun, hem de bedenin her türlü nimetini anlatan kapsamlı bir ifadedir. 23. Gâyet güzel döşemelerle süslü “tahtlar üzerinden” hem Allah’ın kendileri için hazırlamış olduğu nimetlere hem de kerim olan Rablerinin yüzüne “bakarlar.” 24. Ey onlara bakan kişi! Sen “(içinde bulundukları) nimetlerin güzelliğini yüzlerinden anlarsın.” Yani o nimetlerin yüzlerine verdiği parlaklığı ve aydınlığı yüzlerinde görürsün. Çünkü ardı arkasına gelen lezzetler, zevkler ve sevindirici hususlar, kişinin yüzüne bir aydınlık, bir güzellik ve bir parlaklık kazandırır. 25-26. “Onlara mühürlü, halis bir şaraptan içirilecek.” Bu, içeceklerin en lezzetlisi ve en güzelidir. Bu şarabın “mührü, misktir.” Bununla kastedilen şu olabilir: Bu şaraba lezzetini azaltacak yahut tadını bozacak herhangi bir şeyin karışmasına karşı o, mühürlenmiştir. Bu mühürleme de misk ile yapılmıştır. Şu mana da kastedilmiş olabilir: Onların şarabı içtikleri kabın dibinde kalan tortu çok hoş kokulu ve değerli misktir. Normalde dünyadaki adete göre kabın dibindeki tortular dökülür. İşte cennetteki şarabın tortusu ise böyle güzel olacaktır. "O halde yarışanlar bunlar için” güzelliğini ve miktarını Allah’tan başka kimsenin bilmediği bu ebedi nimetler için “yarışsınlar.” Buna ulaştırıcı amelleri yapmakta ellerini çabuk tutsunlar. Bu konuda birbirleri ile yarışsınlar. İşte en değerli şeylerin uğrunda feda edileceği, ona kavuşmak için yiğitlerin birbirleriyle yarışa koyulmalarını en fazla hak eden güzellik budur. 27-28. “Onun” bu şarabın “karışımı da Tesnîm’dendir. O da mukarreb (Allah'a yakın) kulların kendisinden içecekleri bir pınardır.” Bu şaraptan sadece onlar içerler ve bu, kayıtsız ve şartsız olarak cennet içeceklerinin en üstünüdür. O bakımdan bu pınar, insanlar arasında en yüksek konumdakiler olan mukarreblere has ve yalnız onlara ait olacaktır. Amel defterleri sağlarından verilenlere ise bunun dışındaki diğer lezzetli içeceklerden hazırlanmış karışımlar/kokteyller verilecektir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah’a yakın olan kulların görüp duracakları bildirilen (21. âyet) illiyyîn hakkında tefsirlerde “dördüncü veya yedinci kat sema, sonsuz bir yükseklik, en yüksek mekân, iyilerin amellerinin kayda geçirildiği defter, sidretü’l-müntehâ (bk. Necm 53/14), cennet, mele-i a‘lâdaki melekler” gibi farklı açıklamalar yapılmıştır (Taberî, XXX, 64-65; Râzî, XXXI, 96-97; Şevkânî, V, 466). Tariflerden illiyyîn ile siccînin aynı şeyler olduğu, ancak izâfe edildikleri kimseler ve içerikleri açısından aralarında bir nitelik farkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Râzî bu farkı özetle şöyle izah etmiştir: Yüce Allah, kullarına bazı şeyleri gelenek ve kültürlerinde alışageldikleri üslûpla anlatmıştır. Bilindiği gibi cennet yükseklik, rahatlık, genişlik gibi niteliklerle tanıtılır; orada seçkin meleklerin bulunduğu belirtilir. Siccîn ise şeytanların dolaştığı, aşağı, karanlık ve dar bir mekân olarak nitelendirilir. Bir yerin yüksekliği, genişliği, aydınlığı ve içinde seçkin meleklerin bulunuşu o yerin mükemmelliğini ve üstün değerini, bunların tersi ise oranın kusurlu ve bayağı bir yer olduğunu gösterir. İnkârcıların bilinen nitelikleri ve eylemlerinin kayda geçirildiği belgeler aşağılanmak ve kötülenmek istendiği için, onların kitaplarının yani amel defterlerinin aşağıda, şeytanların bulunduğu karanlık ve dar yerde olduğu; iyilerin kitapları yüceltilip şereflendirilmek istendiği için onların da seçkin meleklerin bulunduğu yücelerde olduğu belirtilmiştir (XXXI, 92-93; illiyyîn hakkında bilgi için bk. İlyas Üzüm, “İlliyyîn”, DİA, XXII,123).
Mutaffifîn Suresi 19. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- İlliyyun'un ne olduğunu sana ne öğretti?