Önceki ayet· 81:11Sonraki ayet· 81:13

Tekvîr Suresi 12. Ayet· 81:12

↗ Tekvîr suresi
Mekki
وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ
Cehennem alevlendirildiği zaman
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Cehennem alevlendirildiği zaman
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Cehennem kızıştırıldığında,
Yaşar Nuri Öztürk
Cehennem kızıştırıldığında,
Süleyman Ateş
Cehennem alevlendirildiği zaman,
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.3%
İngilizce
And when Hellfire is set ablaze
Fransızca
et la fournaise attisée
İspanyolca
cuando el fuego del Infierno sea avivado
Rusça
когда Ад будет разожжен с новой силой
Endonezce
dan apabila neraka Jahim dinyalakan
Bengalce
যখন জাহান্নামের অগ্নি প্রজ্বলিত করা হবে
Çince
当火狱被燃着的时候,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Cehennem ateşi tutuşturulduğu zaman.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- Güneş dürülüp tortop edildiği zaman, 2- Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman, 3- Dağlar yürütüldüğü zaman, 4- Doğumu yakın/yeni yavrulu develer başıboş bırakıldığı zaman, 5- Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman, 6- Denizler tutuşturulduğu zaman; 7- Nefisler eşleştirildiği zaman; 8, 9- Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna, hangi suçtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman; 10- Amel defterleri serildiği zaman; 11- Gök sıyrıldığı zaman; 12- Cehennem alevlendirildiği zaman, 13- Cennet de yaklaştırıldığı zaman, 14- (İşte o zaman) herkes, ne amel hazırladığını bilmiş olacaktır. (Mekke’de inmiştir. 29 âyettir) Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. Yani bu dehşet verici haller meydana geldiğinde, insanlar birbirinden ayırt edilecek, herkes âhireti için önden neler gönderdiğini, hayır ve şer türünden neleri hazırlamış olduğunu bilmiş olacaktır. Çünkü Kıyamet gününde güneş sarılıp dürülerek tortop edilecek, ayın ışığı söndürülecek ve her ikisi de cehenneme atılacaktır. 2. “Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman;” başkalaştığı ve yörüngelerinden çıkıp saçıldığı zaman; 3. “Dağlar yürütüldüğü zaman” önce akıp giden kum tanelerinden oluşmuş kum yığınlarına dönüşür, sonra atılmış yün gibi olur, sonra da saçılmış toz zerreleri haline gelir ve böylece yerlerinden ayrılıp kaybolur. 4. “Doğumu yakın/yeni yavrulu develer başıboş bırakıldığı zaman;” Yani o gün insanların başına, her zaman için önem verdikleri, dikkat ve titizlikle baktıkları en değerli mallarını kendilerine unutturacak işler gelir de o malların hiçbiriyle ilgilenmezler. “ٱلۡعِشَارُ (meâlde: doğumu yakın/yeni yavrulu)”, yavruları arkalarından giden dişi develer demek olup bunlar o dönemde Arapların en değerli malları idi. Pek değerli olan her bir mal da bu kabildendir. 5. “Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman;” Yüce Allah’ın birinden diğerinin hakkını kısas yolu ile almak, böylece kullarına adaletinin kemâlini göstermek için Kıyamet gününde hayvanlar da toplanacaklardır. Öyle ki boynuzsuz koyunun lehine boynuzlu koyundan kısas alanacak, sonra da onlara: Toprak olun, denilecek. 6. Büyüklüklerine rağmen “denizler” alev alev yanan bir ateş haline gelsin diye “tutuşturulduğu zaman;” 7. “Nefisler eşleştirildiği” her bir amel sahibi, kendisine benzer ameli bulunanlarla bir araya getirildiği “zaman”. İyiler iyilerle, kötüler kötülerle eşleştirilir, mü’minler hurilerle, kâfirler de şeytanlarla eşleştirilip bir araya getirilir. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Kâfirler de cehenneme zümre zümre sürülecek”(ez-Zumer, 39/71); “Rablerinden korkup sakınanlar da cennete zümre zümre götürülecek”(ez-Zumer, 39/73); Toplayın zulmedenleri ve onlara eş olanları...” (es-Sâffât, 37/22) 8-9. “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna” karanlık cahiliye döneminde fakirlik korkusu dışında herhangi bir sebep olmaksızın diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına “hangi suçtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman;” Bilindiği gibi onun hiçbir suçu, günahı yoktur; ancak bu ifade, onu öldürene bir azar ve kınama anlamını taşır. 10. Amelde bulunanların yaptıkları hayır ve şerleri ihtiva eden “amel defterleri serildiği” ve sahiplerine dağıtıldığı “zaman” ki kimisi defterini sağ tarafından, kimisi de sol tarafından yahut arka tarafından alacaktır. 11. “Gök sıyrıldığı” yerinden sökülüp kaldırıldığı “zaman;” Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Ve o gün gökyüzü bulutla yarılacak...”(el-Furkân, 25/25); “Gökleri kitapların dürülmesi gibi düreceğimiz gün...”(el-Enbiyâ, 241/104); “Halbuki Kıyamet günü yeryüzü bütünü ile O’nun avucundadır. Gökler ise O’nun sağ eli ile dürülmüş olacaktır.”(ez-Zümer, 39/67) 12. “Cehennem alevlendirildiği” harlandığı ve öncesinde görülmedik bir şekilde daha da alev aldığı “zaman;” 13-14. “Cennet de” takvâ sahiplerine “yaklaştırıldığı zaman; herkes ne amel hazırladığını bilmiş olacaktır.” Yani dünyada iken işlemiş olduğu bütün amellerini bilmiş olacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır.”(el-Kehf, 18/49) Kıyamet gününün bu vasıfları dolayısı ile kalpler gerçekten dehşete kapılır. Bundan dolayı sıkıntılar alabildiğine artar, insan iliklerine kadar titrer, korku her yanını kaplar. Bu, olgun akıl sahiplerini o gün için hazırlığa teşvik eder, kınanmasını gerektirecek her bir husustan uzak durmalarını sağlar. Bundan dolayı seleften biri şöyle demiştir:“Her kim gözü ile görüncesine Kıyameti yaşamak istiyor ise Tekvir suresi üzerinde dikkatle düşünsün.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu ayetlerde; kıyamet gününün nasıl dehşet verici bir gün olduğunu ifade etmek ve insanları böylesine dehşetli bir gün için hazırlık yapmaya teşvik etmek üzere, altısı kıyametin başlangıcından hesap zamanına kadar, altısı da hesabın başlamasından itibaren gerçekleşecek on iki olay anlatılmaktadır: a) Güneşin dürülüp kararması. Bundan maksat ya güneşin ışığının sönmesi veya kütlesinin tamamen dağılması, bildiğimiz formunu ve işlevini kaybetmesidir. b) Yıldızların dökülüp sönmesi. Güneş ışığının sönmesi, bir kısmı parlaklığını güneşten alan diğer yıldızların da söneceğine işaret eder. Ayrıca kıyametin kopmasıyla kozmik sistem bozulunca yıldızların da birbirine çarpmak, yörüngelerinden kaymak, çekimden kurtulmak gibi gelişmelerle mevcut düzen ve işlevlerini kaybedecekleri, uzay boşluğuna saçılacakları da düşünülebilir (İbn Âşûr, XXX, 141-142; ayrıca bk. İnfitâr 82/2). c) Dağların sökülüp yürütülmesi. Bu ise yerkürede meydana gelecek olan şiddetli sarsıntı neticesinde dağların parçalanması ve yerlerinden kopup dağılması anlamına gelir (krş. Kehf 18/47; Nebe’ 78/20; Müzzemmil 73/14). Yerküredeki canlıların hayat kaynağı olan güneşin yok olmasıyla zaten burada hayatın devam etmesi mümkün değildir. d) Doğuracak develerin başı boş bırakılması. “Doğuracak develer” diye çevirdiğimiz ışâr (tekili: uşerâ) kelimesi “gebelik süresi 10 ayını doldurmuş; fakat henüz doğurmamış olan develer” anlamına gelir. Kur’an’ın indiği dönemdeki Arap toplumu bu develeri en değerli mal sayarlardı. Temsilî olarak kıyametin şiddetiyle karşılaşan insanın, böylesine değerli mallarına dahi ilgi göstermeyeceğini ifade eder (krş. Hac 22/1-2). “Doğuracak develerin başı boş bırakılması”nın mecazi bir anlatım olduğu, bununla bulutların artık yağmur yağdırmaz olacağı, bu yüzden yeryüzünde hayatın bütünüyle yok olmasına sebep olacak bir kuraklığın yaşanacağı anlamının kastedildiği yorumu da yapılmıştır (İbn Âşûr, XXX, 142-143). e) Yabani hayvanların toplanıp bir araya getirilmesi. Bu da ya kıyametin şiddetinden dolayı yabani hayvanların bile deliklerinden ve yuvalarından fırlayıp öteden beri korktukları şeyleri unutarak birbirlerinden ve insanlardan korkmadan dehşet içinde –denizlerin karalara taşması gibi– felâketin başlangıcındaki tehlikeli yerlerden çıkmaları ve daha güvenli yerlerde bir araya toplanmaları veya bu büyük felâketin tesiriyle kitleler halinde ölmeleri, cesetlerinin üstüste yığılmasıdır. “Yabani hayvanların birbirlerinden haklarını almak üzere bir araya toplanması” anlamına geldiğini söyleyenler de vardır (Şevkânî, V, 450). Nitekim bir hadiste kıyamet gününde hakların sahiplerine ödeneceği, hatta boynuzsuz koyunun boynuzludan hakkını alacağı belirtilmiştir (Müslim, “Birr”, 60; Tirmizî, “Kıyâmet”, 2). f) Denizlerin kaynatılması. Bu, şiddetli sarsıntı neticesinde yerkürede meydana gelecek olan volkanik patlaklar ve derin çatlaklardan dışarı püsküren magmanın, lav kütlelerinin deniz sularını ısıtıp kaynatması yahut dünyanın şiddetle sarsılmasının ve dağların parçalanıp yok olmasının doğal sonucu olarak denizlerin birbirine karışması ve tek deniz haline gelmesi demektir (İbn Âşûr, XXX, 143; krş. Tûr 52/6; İnfitâr 82/3). Buraya kadar anlatılanlar kıyametin kopması esnasında meydana geleceği bildirilen olaylardır. Müfessirlerin tamamına yakını bütün bunların jeolojik ve kozmik bir felâket olarak vuku bulacağını kabul ederler. Bundan sonrakiler ise kıyamet koptuktan sonra meydana geleceği haber verilen olaylardır. g) İnsanların amelleriyle birleştirilip şekillendirilmesi. Bu âyetle ilgili yorumlar şöyledir: 1. Ölüm anında bedenden ayrılmış olan ruhların kıyamet koptuktan sonra yeniden dirilirken bedenle birleşmesi. Bu yoruma göre, insanlar öldükten sonra ruhları yok olmayıp yeniden dirilme anında bedenleriyle birleşir. 2. Kıyamet gününde insanların benzerleriyle, yani müminlerin müminlerle, kâfirlerin de kâfirlerle bir araya getirilmesi (İbn Âşûr, XXX, 144). 3. Müminlerin nefislerinin hurilerle, kâfirlerinkinin de şeytanlarla bir araya getirilmesi. 4. Kişinin dünya hayatında beraber bulunduğu inanç ve zihniyet önderleriyle bir araya getirilmesi. 5. Kişinin aynı inanç ve ahlâkı, paylaştığı insanlarla bir araya getirilmesi. 6. Azgınların kendilerini azdıranlarla, itaatkârların da kendilerini itaate davet eden peygamberler ve müminlerle bir araya getirilmesi. 7. Nefislerin amelleriyle bir araya getirilmesi (Şevkânî, V, 450-451). Bize göre burada, her insanın (nefsin) dünya hayatında yapıp ettiklerini temsil eden bir duruma (şekle) veya bunlarla oluşmuş bir şekle girmesi kastedilmiş olmalıdır. Zira insanların yeniden diriltilirken günah-sevap çeşidine göre şekiller alacaklarını ifade eden birçok hadis vardır (bk. Muhammed b. Abdullah el-Hatîb et-Tebrizî, III, 1533-1535). h) Diri diri toprağa gömülen kıza hangi suçundan dolayı öldürüldüğünün sorulması. Câhiliye döneminde –nâdir de görülse– bazı Araplar kız çocuğunun olmasından dolayı utanç duydukları (bk. Nahl 16/58-59), bazıları da büyütüp beslemede sıkıntı çekmekten endişe ettikleri için (bk. En‘âm 6/151; İsrâ 17/31) onları diri diri toprağa gömerlerdi. İşte âhirette sorgulama başladığında bu katiller öldürdükleri kızlarıyla birlikte mahkemeye getirilecek ve hesaba çekileceklerdir. ı) Defterlerin ortaya serilmesi. İnsanlar öldüklerinde hesap gününde açılmak üzere amel defterleri kapanır. Hesap gününde bu defterler ortaya konduğunda herkes, dünyada iken hayır veya şer adına ne işlemişse kendi amel defterinde yazılmış olduğunu görür ve yaptıklarını hatırlar. Hesabı görüldükten sonra artık hakkında amellerine göre işlem yapılır (amel defterleri hakkında bk. Hâkka 69/19-28; ayrıca krş. İsrâ 17/13-14; Kehf 18/49). j) Gökyüzünün sıyrılıp açılması. Gökyüzü yerle birlikte (maddî evren) yok edilecek, insanın önündeki madde engeli kalkacak, madde ötesi ile yüzyüze gelmesi sağlanacaktır. Bu anlamda sema açılınca gayb âleminin gizli gerçekleri açığa çıkacak; insanların cennet, cehennem, melek vb. gayb varlıklarını hakikatleriyle tanımaları mümkün olacaktır. k) Cehennem ateşinin harlatılması. Bundan maksat yakıcılığının arttırılması, işlevine hazır hale getirilmesidir (ayrıca bk. Şuarâ 26/91). l) Cennetin yaklaştırılması. Dünya hayatını Allah’a sevgi ve saygı şuuru içinde yaşayan ve O’na itaatsizlikten sakınan kullara (takvâ ehline) cennetin yaklaştırılmasından maksat, o saadet ülkesine girme zamanının yaklaşmasıdır; bunun takvâ ehline verdiği tatlı heyecandır (krş. Şuarâ 26/90; Kaf 50/31).
Tekvîr Suresi 12. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Cehennem ateşi tutuşturulduğu zaman.