Önceki ayet· 8:37Sonraki ayet· 8:39

Enfâl Suresi 38. Ayet· 8:38

↗ Enfâl suresi
Medeni
قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِن يَنتَهُواْ يُغۡفَرۡ لَهُم مَّا قَدۡ سَلَفَ وَإِن يَعُودُواْ فَقَدۡ مَضَتۡ سُنَّتُ ٱلۡأَوَّلِينَ
İnkar edenlere, eğer savaştan vazgeçerlerse, geçmişlerinin bağışlanacağını ve tekrar başlarlarsa evvelkilerin hükmünün uygulanacağını söyle
Meal ihtilafı: 8% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
İnkar edenlere, eğer savaştan vazgeçerlerse, geçmişlerinin bağışlanacağını ve tekrar başlarlarsa evvelkilerin hükmünün uygulanacağını söyle
Elmalılı Hamdi Yazır
O kâfirlere de ki: Eğer bu işe son verirlerse daha önce yaptıkları bağışlanacak. Yok yine karşı koymaya başlar, isyana dönerlerse, önceki ümmetlere uygulanan kurallar kendilerine de uygulanacak. (Artık o ilâhî uygulamayı beklesinler.)
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre sapanlara söyle: "Eğer son verirlerse eskide kalmış olan, kendileri için affedilir. Eğer yeniden başlarlarsa, daha öncekilere uygulanan yol ve yöntem, eskisi gibi devam etmiş olacaktır."
Süleyman Ateş
İnkar edenlere söyle: "Eğer vazgeçerlerse, geçmişteki (günahları) kendilerine bağışlanır; yok yine (eski hallerine) dönerlerse, öncekilerin (başlarına gelen Allah) kanunu geçmiştir (bunların da başına gelecektir. Onu beklesinler).
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
Say to those who have disbelieved [that] if they cease, what has previously occurred will be forgiven for them. But if they return [to hostility] - then the precedent of the former [rebellious] peoples has already taken place
Fransızca
Dis à ceux qui ne croient pas que, s'ils cessent, on leur pardonnera ce qui s'est passé. Et s'ils récidivent, (ils seront châtiés); à l'exemple de (leurs) devanciers
İspanyolca
Diles a los que se niegan a creer que si desisten [y abrazan el Islam] les será perdonado cuanto cometieron en el pasado; pero si persisten, tendrán el mismo destino de los pueblos que los precedieron
Rusça
Скажи неверующим, что если они прекратят, то им будет прощено то, что было в прошлом. Но если они возвратятся к неверию, то ведь уже были примеры первых поколений
Endonezce
Katakanlah kepada orang-orang yang kafir itu (Abu Sufyan dan kawan-kawannya), "Jika mereka berhenti (dari kekafirannya), niscaya Allah akan mengampuni dosa-dosa mereka yang telah lalu; dan jika mereka kembali lagi (memerangi Nabi) sungguh, berlaku (kepada mereka) sunah (Allah terhadap) orang-orang dahulu (dibinasakan)
Bengalce
তুমি বলে দাও, কাফেরদেরকে যে, তারা যদি বিরত হয়ে যায়, তবে যা কিছু ঘটে গেছে ক্ষমা হবে যাবে। পক্ষান্তরে আবারও যদি তাই করে, তবে পুর্ববর্তীদের পথ নির্ধারিত হয়ে গেছে।
Çince
你告诉不信道的人们:如果他们停止战争,那么,他们以往的罪恶将蒙赦宥;如果他们执迷不悟,那么,古人的常道已逝去了。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Resul! Kavminden Allah'a ve resulüne iman etmeyip, kafir olanlara de ki: Eğer Allah'ı ve resulünü küfretmekten, Allah'ın yolundan ve O'na iman edenleri alıkoymaktan vazgeçerler ise; Yüce Allah, onların geçmiş günahlarını bağışlar. İslam kendisinden önce işlenen bütün günahları siler. Eğer tekrar önceden bulundukları küfürlerine dönerler ise, önceden yaşayanların başına gelen Allah'ın sünneti gerçekleşir. Şüphesiz onlar yalanladılar ve küfürleri üzere devam ettiler de azap gelip onları yakalayıverdi.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
38- Kâfirlere de ki eğer vazgeçerlerse onların geçmiş (günahları) bağışlanır, eğer dönerlerse işte önceki (ümmet)lerin başından geçenler ortadadır. 39- Fitne kalmayıncaya ve din bütünüyle Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse şüphe yok ki Allah yaptıklarını çok iyi görendir. 40- Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah, sizin mevlânızdır. O ne güzel mevlâdır ve ne güzel yardımcıdır. 38. Bu, Yüce Allah’ın kullarına olan bir lütfudur. Kulların inkârı da inatlarını sürdürmeleri de bu lütfunu engellemez. O, yine de onları doğruluk ve hidâyet yoluna çağırır, kendilerini helake ve azgınlığa götüren yollardan uzak kalmalarını ister ve bunları onlara yasaklar. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kâfirlere de ki eğer” hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca Allah’a teslim olmak sureti ile küfürlerinden “vazgeçerlerse, onların geçmiş” günahları “bağışlanır, eğer” küfür ve inatlarına geri “dönerlerse kendilerinden önceki (ümmet)lerin başından geçenler” peygamberleri yalanlayan ümmetlerin helak edilişleri “ortadadır.” Bunlar da işte o inatçıların başına gelenleri beklesinler! Zira onlara da alay etmekte oldukları şeylerin haberi elbette gelecektir. Yüce Allah’ın yalanlayıcılara yönelik hitabı işte budur. Kâfirlere karşı davranışları ile ilgili olarak mü’minlere yönelik hitabına gelince şöyle buyurmaktadır: 39. “Fitne” yani şirk ve Allah’ın yolundan alıkoyuş “kalmayıncaya” ve kafirler İslâm’ın hükümlerine boyun eğip de “din bütünüyle Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.” İşte din düşmanlarına karşı savaşmanın ve cihadın maksadı budur. Yani düşmanların dine verecekleri kötülüklerin önlenmesi ve Allah’ın, insanları bağlansınlar diye yarattığı hak dinin himaye edilerek onun, diğer bütün dinlerin üzerinde galip ve üstün olmasının sağlanmasıdır. “Eğer” işlemekte oldukları zulümlerden “vazgeçerlerse şüphe yok ki Allah yaptıklarını çok iyi görendir.” Onların hiçbir halleri ve niyetleri O’na gizli kalmaz. 40. “Eğer” Allah’a itaatten “yüz çevirirlerse” ve Allah’ın hükümlerine uymazlarsa “bilin ki Allah, sizin mevlânızdır. O ne güzel mevlâdır” mü’min kullarının dostudur, onları gözetip kollar, onların menfaatine olan şeyleri onlara ihsan eder, dinî ve dünyevî faydalarını gerçekleştirmelerini kolaylaştırır. “ve ne güzel yardımcıdır!” onlara yardım eder de günahkârların onlara kurdukları tuzakları ve kötülerin onlara karşı saldırılarını boşa çıkartır. Yardımcısı ve mevlâsı Allah olan için korkacak hiçbir şey yoktur. Hasmı Allah olan kimsenin ise hiçbir zaman aziz olması, güçlenmesi ve ayakta durması mümkün olmaz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Başka dinden olan, farklı inanç taşıyan düşmanlar, müminlere karşı birtakım suçlar işlemiş, zararlar vermiş olabilirler. İnkâr halinde yaşayan insanlar İslâm’a göre günah olan birçok fiil işlemiş, kendi sistemlerine göre geçerli olan hukukî tasarruflarda bulunmuş olabilirler. Bir gün Allah onlara hidâyet nasip ederse daha önceki yapıp etmeleri ne olacaktır? Âyet bu soruya cevap veriyor: Allah onların kâfir iken yaptıklarını bağışlayacaktır, İslâm’a girdikleri andan itibaren sabıka kayıtları silinecek, kendileri için beyaz bir sayfa açılacaktır. Fıkıhçıların bu âyeti, ilgili başka âyet, hadis ve ilkelerle birlikte değerlendirerek ulaştıkları sonuç da şöyledir: Allah kendi haklarını bağışlar, geçmiş günahlarının temeli ve âmili olan inkâr hali ortadan kalktığı için hidâyete ermiş olan kulunu daha önce yaptıklarından sorumlu tutmaz. Kul haklarına gelince bunların maddî bakımdan telâfisi yoluna gidilir, zararlar tazmin ettirilir, haksız yoldan elde edilen mallar sahiplerine iade edilir, tüketilmiş olanlar tazmin ettirilir. Âyetteki genel ifadeye bakarak inkâr halinde işlenen her suçun, yapılan her kötülüğün müslüman olduktan sonra bağışlanacağını söyleyen âlimler de olmuştur (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, II, 851 vd.; İbn Âşûr, IX, 344). İnkâr halinde işlenmiş suç ve günahların hidâyete erdikten sonra silinmesi ve hidâyeti seçen kimsenin dünyada da bunlardan sorumlu tutulmaması hükmü ihtidâyı teşvik bakımından büyük bir önem taşımaktadır.
Enfâl Suresi 38. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Resul! Kavminden Allah'a ve resulüne iman etmeyip, kafir olanlara de ki: Eğer Allah'ı ve resulünü küfretmekten, Allah'ın yolundan ve O'na iman edenleri alıkoymaktan vazgeçerler ise; Yüce Allah, onların geçmiş günahlarını bağışlar. İslam kendisinden önce işlenen bütün günahları siler. Eğer tekrar önceden bulundukları küfürlerine dönerler ise, önceden yaşayanların başına gelen Allah'ın sünneti gerçekleşir. Şüphesiz onlar yalanladılar ve küfürleri üzere devam ettiler de azap gelip onları yakalayıverdi.