Önceki ayet· 68:39Sonraki ayet· 68:41

Kalem Suresi 40. Ayet· 68:40

↗ Kalem suresi
Mekki
سَلۡهُمۡ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ
Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır
Meal ihtilafı: 8% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır
Elmalılı Hamdi Yazır
Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?
Yaşar Nuri Öztürk
Sor onlara: "Böyle bir şeye hangisi kefil?"
Süleyman Ateş
Sor onlara: Onların hangisi buna kefil olacak?
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.2%
İngilizce
Ask them which of them, for that [claim], is responsible
Fransızca
Demande-leur qui d'entre eux en est garant
İspanyolca
Pregúntales: "¿Quién es el garante de ese pacto
Rusça
Спроси их, кто из них поручается за это
Endonezce
Tanyakanlah kepada mereka, "Siapakah di antara mereka yang bertanggung jawab terhadap (keputusan yang diambil itu)
Bengalce
আপনি তাদেরকে জিজ্ঞাসা করুন তাদের কে এ বিষয়ে দায়িত্বশীল
Çince
你问他们,他们中有谁能保证那件事呢?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Bunu söyleyenlere hangisinin bunu savunacağını sor?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
34- Şüphesiz takvâ sahipleri için Rableri katında Naîm cennetleri vardır. 35- Biz müslümanları günahkârlarla bir tutar mıyız hiç? 36- Neyiniz var; nasıl (böyle bir) hüküm verirsiniz? 37- Yoksa sizin bir kitabınız var da (bunu) ondan mı okuyorsunuz? 38- Orada: Arzu ettiğiniz her şey mutlaka sizindir, diye (mi yazıyor?) 39- Yoksa:“Ne hükmederseniz muhakkak sizindir” diye tarafımızdan size yeminle verilmiş ve Kıyamet gününe kadar geçerli olan bir söz mü var? 40- Sor onlara, hangileri bu (iddiaya) kefildir? 41- Yoksa onların (buna kefil olan) ortakları mı var? Eğer doğru söylüyorlarsa haydi getirsinler ortaklarını! 34. Yüce Allah, küfür ve masiyetlerden sakınan takvâ sahibi kimselere hazırlamış olduğu çeşitli nimetleri, rahat ve huzur dolu yaşamı haber vermektedir. Onlar, cömertler cömerdi âlemlerin Rabbine yakın bir yerde bu nimetlere mazhar olacaklardır. 35-36. Yüce Allah’ın hikmeti takvâ sahibi, Rablerine itaatle boyun eğen, emirlerine bağlı kalıp O’nun rızasına uyan kimselerin; masiyetlere dalan, âyetlerini inkâr eden, peygamberlerine karşı inatlaşan, O’nun gerçek dostlarına karşı savaşan günahkâr kimselerle bir olmamasını gerektirmektedir. Vereceği mükâfatta takvâ sahibi kimselerle günahkârları eşit kılacağını zanneden kimse, çok kötü bir hüküm vermiş demektir. Onun bu hükmü batıldır, görüşü tutarsızdır. 37-41. Günahkârlar böyle bir iddiada bulunacak olsalar bile onların hiçbir dayanakları yoktur. Ne içinde kendilerinin cennet ehli olduklarını ve dileyip istedikleri her şeyin kendilerine verileceklerini okudukları bir kitapları vardır. Ne de Kıyamet gününe kadar geçerli olacak şekilde neye hükmederlerse kendilerine verileceğine dair Allah katından alınmış bir yemin ve sözleri vardır. İstedikleri şeyi elde edeceklerine dair kendilerine yardımcı olacak ortakları da yoktur onların. Eğer onların ortakları ve yardımcıları var ise ve bu söylediklerinde doğru iseler, haydi onları getirsinler! Bilindiği gibi bunların hiçbirisi mevcut değildir. Onların buna dair bir Kitapları da yoktur. Kurtuluşlarına dair Allah’tan alınmış bir sözleri de yoktur. Kendilerine yardımcı olacak ortakları da bulunmamaktadır. Böylelikle onların bu iddialarının batıl ve tutarsız olduğu ortaya çıkmaktadır. Yüce Allah’ın:“Sor onlara, hangileri bu (iddiaya) kefildir?” buyruğu şu demektir: Yani batıl olduğu açıkça ortada bulunan bu iddialara hangileri kefildir? Böyle bir şeye kefil olmak, hiçbir kimse için mümkün değildir. Kimse bunlara dair en ufak bir teminat veremez.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an âhirette müminlere büyük ödüller, (nimetlerle dolu cennetler) müjdeledikçe müşrikler dünyadaki sosyal konumlarına aldanarak böyle bir şey olduğu takdirde kendilerinin daha büyük nimetlere mazhar olmaları gerektiğini savunmuşlardı; âyetler onlara cevap vermektedir. Cevapların soru tarzında sıralanması onların tutumlarının hayret verici ve kabul edilemez olduğuna işaret etmektedir. 37-38. âyetlere göre âhiretteki mutluluk dünyadaki güç ve zenginliğe değil, iman ve iyi amele bağlıdır; bu mutluluğu kimlerin hak ettiğini de en iyi Allah bilir; çünkü hak etme şartlarını ve ölçülerini koyan yalnız O’dur. Bu husustaki rehber de O’nun kitabıdır.
Kalem Suresi 40. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Bunu söyleyenlere hangisinin bunu savunacağını sor?