Önceki ayet· 54:35Sonraki ayet· 54:37

Kamer Suresi 36. Ayet· 54:36

↗ Kamer suresi
Mekki
وَلَقَدۡ أَنذَرَهُم بَطۡشَتَنَا فَتَمَارَوۡاْ بِٱلنُّذُرِ
Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler
Elmalılı Hamdi Yazır
(Lût), onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular,
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, Lût onları bizim yakalayışımız hakkında uyarmıştı da onlar, uyarılarla ilgili olarak kuşkulanıp çekişmişlerdi.
Süleyman Ateş
Lut, onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı, fakat uyarılara karşı kuşku duydular.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.1%
İngilizce
And he had already warned them of Our assault, but they disputed the warning
Fransızca
Il les avait pourtant avertis de Nos représailles. Mais ils mirent les avertissements en doute
İspanyolca
[Lot] les había advertido de Mi rigor, pero dudaron de las advertencias
Rusça
Он предостерег их от Нашей Хватки, но они усомнились в его предостережениях
Endonezce
Dan sungguh, dia (Luṭ) telah memperingatkan mereka akan hukuman Kami, tetapi mereka mendustakan peringatan-Ku
Bengalce
লূত (আঃ) তাদেরকে আমার প্রচন্ড পাকড়াও সম্পর্কে সতর্ক করেছিল। অতঃপর তারা সতর্কবাণী সম্পর্কে বাকবিতন্ডা করেছিল।
Çince
他确已将我的惩治警告他们,但他们以怀疑的态度否认警告。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ant olsun ki Lût, onları azabımızla korkuttu. Onun bu uyarılarına karşı mücadele ettiler ve onu yalanladılar.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
33- Lût kavmi de uyarıları yalanladı. 34- Biz, üzerlerine çakıl taşı yağdıran bir rüzgâr gönderdik (de onları helak ettik). Ancak Lût’un ailesi hariç; onları seher vaktinde kurtardık. 35- Bu, katımızdan bir nimet idi. Biz şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız. 36- Andolsun ki o (Lut), onları azabımıza karşı uyarmıştı, ama onlar uyarıları şüphe ile karşılamışlardı. 37- Ondan misâfirlerini (kötülük yapmak için kendilerine vermesini) istemişlerdi de biz, gözlerini silme kör etmiştik. “Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımı (şüpheyle karşılamanın akıbetini)!” 38- Andolsun bir sabah vakti erkenden kalıcı bir azap onları yakaladı. 39- Tadın bakalım azabımı ve uyarılarımı (şüpheyle karşılamanın akıbetini)! 40- Andolsun ki Biz Kur’ân’ı düşünüp öğüt alınması için kolaylaştırdık. Yok mu düşünüp öğüt alan? 33-40. “Lût kavmi de” Lût aleyhisselam kendilerini, kimseyi ortak koşmaksızın sadece Allah’a ibadete davet edip şirkten ve âlemler arasında kendilerinden önce hiç kimsenin işlemediği o hayasızlıktan vazgeçmelerini emrettiğinde “uyarıları yalanladı.” Onu yalanlayarak şirklerini ve çirkin işlerini sürdürmeye devam ettiler. Nihâyet misafirler suretinde gelen meleklerin haberini alan kavmi, onlara hayasızlık yapmak üzere çabucak yanına geliverdiler -Allah’ın lâneti üzerlerine olsun- ve bu misafirlerini elinden almak istediler. Yüce Allah da Cibril aleyhisselam'a emretti ve o da kanadıyla gözlerini kör etti. Peygamberleri, onlara Allah’ın çetin yakalayışını ve cezasını hatırlatmakla birlikte “onlar uyarıları şüphe ile karşılamışlardı.”“Andolsun bir sabah vakti erkenden kalıcı bir azap onları yakaladı.” Allah yurtlarının altını üstüne getirdi. Arkalarından da pişirilmiş taşlar gelip onları buluyordu ki bu taşlar Rabbinin nezdinde haddiaşan o günahkârlar için işaretlenmişti. Yüce Allah, Lût aleyhisselam ile onun aile halkını Rablerine şükürlerinin ve sadece O’na hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın ibadet etmelerinin bir mükâfatı olarak o pek büyük sıkıntıdan kurtarmıştı.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an, Lût kavmini ahlâksızlığa boğulmuş, özellikle cinsel sapıklıklarıyla tanınmış ve bu yüzden ağır bir cezaya çarptırılmış toplum örneği olarak muhtelif vesilelerle zikreder (bilgi için bk. A‘râf 7/80-84; Hûd 11/77-83; Hicr 15/57-77).
Kamer Suresi 36. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ant olsun ki Lût, onları azabımızla korkuttu. Onun bu uyarılarına karşı mücadele ettiler ve onu yalanladılar.