Önceki ayet· 51:55Sonraki ayet· 51:57

Zâriyât Suresi 56. Ayet· 51:56

↗ Zâriyât suresi
Mekki
وَمَا خَلَقۡتُ ٱلۡجِنَّ وَٱلۡإِنسَ إِلَّا لِيَعۡبُدُونِ
Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır
Elmalılı Hamdi Yazır
Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri/benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım.
Süleyman Ateş
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
And I did not create the jinn and mankind except to worship Me
Fransızca
Je n'ai créé les djinns et les hommes que pour qu'ils M'adorent
İspanyolca
No he creado a los yinnes y a los seres humanos sino para que Me adoren
Rusça
Я сотворил джиннов и людей только для того, чтобы они поклонялись Мне
Endonezce
Aku tidak menciptakan jin dan manusia melainkan agar mereka beribadah kepada-Ku
Bengalce
আমার এবাদত করার জন্যই আমি মানব ও জিন জাতি সৃষ্টি করেছি।
Çince
我创造精灵和人类,只为要他们崇拜我。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. Bana şirk koşmaları için yaratmadım.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
56- Ben cinleri ve insanları başka bir şey için değil sırf bana ibadet/kulluk etsinler diye yarattım. 57- Onlardan rızık da istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum. 58- Çünkü rızık veren yalnız Allah’tır. Hem O, pek güçlü ve çetin bir kudret sahibidir. 56. İşte Yüce Allah’ın cinleri ve insanları kendisi için yarattığı ve bütün peygamberleri kendisine davet etmek üzere gönderdiği gaye budur: ibadet/kulluk. İbadetin kapsamına ise O’nu bilip tanımak, O’nu sevmek, O’na yönelmek, O’na doğru gitmek, O’nun dışındaki şeylerden yüz çevirmek girmektedir. Bu da Yüce Allah’ı gereği gibi tanımaya bağlıdır. Çünkü ibadetin tam ve eksiksiz olması, Allah’ı gereği gibi tanımakla mümkündür. Hatta kulun Rabbini tanıması arttıkça ibadeti de kemale erer. İşte Yüce Allah’ın mükellef kullarını yaratmasının maksadı, budur. Onları kendilerine bir ihtiyacı bulunduğundan dolayı yaratmış değildir. 57. Yüce Allah, hiçbir şekilde hiçbir kimseye muhtaç değildir. Aksine bütün yaratıklar O’na muhtaçtırlar. Zorunlu olsun olmasın ihtiyaç duydukları bütün hususlarda O’na muhtaçtırlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 58. “Çünkü rızık veren” hem yerde hem gökte ne kadar canlı varsa hepsinin rızkını hem de bol bol veren “yalnız Allah’tır. Hem O, pek güçlü ve çetin bir kudret sahibidir.” Kuvvet ve kudret tümüyle kendisinin olandır O. Bu kuvvet ve kudreti ile ulvi ve süfli âlemdeki pek büyük varlıkları var etmiştir. Bu kuvvet ve kudreti ile o varlıklarda görünen ve görünmeyen pek çok tasarruflarda bulunur. Meşîeti/dilemesi, bütün yaratıklar hakkında geçerlidir: Allah’ın dilediği olur, dilemediği olmaz. Kaçan O’nu âciz bırakamaz, kimse O’nun hükümranlığına karşı çıkamaz, egemenliğinin dışına çıkamaz. Rızkı bütün varlıklara ulaştırmış olması da O’nun bu kuvvetinin bir tecellisidir. Çürüyüp dağılmalarından, rüzgarların etrafa savurmasından, kuşlar ve yırtıcı hayvanların yiyip yutmasından, paramparça olup çöllerde ve denizlerin dalgaları arasında darmadağın olmalarından sonra bütün insanları diriltecek olması da O’nun kuvvet ve kudretinin bir tecellisidir. Kimse O’nun elinden kurtulamayacaktır. Yeryüzünün onlardan neleri eksilttiğini O çok iyi bilir. Pek güçlü ve pek kudretli olanın şanı ne yücedir!
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Öyle anlaşılıyor ki 56. âyette sözü edilen öğüdün özü, insanların ve cinlerin yaratılış amacını hatırlatmaktır. 56. âyette açıkça ifade edildiği üzere bu yaratılış amacı, onların sadece Allah’a kulluk etmeleridir. Fakat burada fert fert her bir insan ve cinin zorunlu olarak Allah’a kulluk etmeleri değil, bu iki türden isteyenlerin kendi seçimleriyle bunu yapmaları kastedilmektedir (Zemahşerî, IV, 32). Nitekim başka birçok âyetten de bu mâna anlaşılmaktadır. Meselâ Mülk sûresinin 2. âyetine göre hayat ve ölüm insanların sınanması amacıyla var edilmiştir. 56. âyetin “sırf bana kulluk etsinler” şeklinde tercüme edilen kısmı “sırf beni tanısınlar” şeklinde de anlaşılmıştır (Şevkânî, V, 106); fakat son tahlilde Allah’ı tanımanın anlamı O’na gerektiği şekilde kulluk etmektir. Burada “kulluk” ile Allah Teâlâ’nın buyruk ve yasaklarına uymanın değil, mümin olsun inkârcı olsun bütün cinlerin ve insanların Allah’ın kudreti ve koyduğu ilâhî-tabii yasalar önünde zorunlu olarak boyun eğmelerinin kastedildiği yorumu da yapılmıştır; Taberî’nin tercih ettiği yorum budur (XXVII, 11-12). İbn Atıyye’ye göre bu ifadeyle, anılan varlıkların Allah’a kulluk etmeye yatkın bir yapıda yaratıldıkları ve onları buna yöneltecek yeteneklerle donatıldıkları da kastedilmiş olabilir (V, 183; İbn Atıyye’nin burada kullandığı deliller ve izahı için bk. Rûm 30/30). 57 ve 58. âyetlerde bu kulluğun –hâşâ– Allah’ın yararınaymış gibi algılanmaması için çok açık ifadelerle O’nun buna muhtaç olmadığı, asıl şuurlu varlıkların O’na kulluk etme ihtiyacı içinde oldukları belirtilmiştir.
Zâriyât Suresi 56. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. Bana şirk koşmaları için yaratmadım.