Müminlerin galip gelmesi ve kâfirlerin hezimete uğraması her zaman ve her yerde sabittir. Yalanlayan bu kimselerden daha önce gelip geçmiş olan ümmetler hakkında Allah'ın sünnetidir (kanunudur). -Ey Peygamber!- Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.
22- Eğer kafirler, sizinle savaşmış olsalardı elbette arkalarını dönüp kaçarlardı. Sonra da ne bir dost ne de bir yardımcı bulamazlardı. 23- Allah’ın öteden beri süregelen sünneti/kanunu budur. Sen, Allah’ın sünnetinde/kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın.
22. “Eğer kafirler, sizinle savaşmış olsalardı elbette arkalarını dönüp kaçarlardı.” Bu buyruk ile Yüce Allah, düşmanları olan kâfirlere karşı mü’minlere yardım ve zafer vereceğine, eğer onlarla karşılaşıp savaşacak olurlarsa kâfirlerin, arkalarını dönüp kaçacaklarına “sonra da” işlerini üstlenmek üzere “ne bir dost ne de” kendilerine yardımcı olacak ve savaşta onlara destek verecek “bir yardımcı” bulamayacaklarına dair mü’minlere müjde vermektedir. Onlar, dost ve yardımcı bulmak bir yana yardımsız bırakılacaklar ve yenik düşürüleceklerdir.
23. İşte bu, Yüce Allah’ın geçmiş ümmetler hakkında da uygulayageldiği bir sünnetidir/kanunudur. Galip gelecek olanlar Allah’ın ordusudur. “Sen Allah’ın sünnetinde/kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah müminlere yardım etmeyi murat ettiği için, meselâ onlar Hudeybiye seferinde iken yahudiler veya müşrikler Medine’ye hücum etselerdi bile Allah’ın izin ve yardımı ile yenilecek, geri dönüp kaçacaklardı. Çünkü Allah, peygamberlerini insan topluluklarına gönderirken onlara dini tebliğ etme ve bir çekirdek ümmet oluşturma fırsatı da vermektedir; O’nun sünneti, âdeti, kanunu budur ve değişmezdir.
Müminlerin galip gelmesi ve kâfirlerin hezimete uğraması her zaman ve her yerde sabittir. Yalanlayan bu kimselerden daha önce gelip geçmiş olan ümmetler hakkında Allah'ın sünnetidir (kanunudur). -Ey Peygamber!- Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.