Önceki ayet· 47:27Sonraki ayet· 47:29

Muhammed Suresi 28. Ayet· 47:28

↗ Muhammed suresi
Medeni
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُواْ مَآ أَسۡخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُواْ رِضۡوَٰنَهُۥ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَٰلَهُمۡ
Bu, Allah'ı gazablandıran şeye uymaları ve O'nun rızasından hoşnut olmamalarından ötürüdür. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Bu, Allah'ı gazablandıran şeye uymaları ve O'nun rızasından hoşnut olmamalarından ötürüdür. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu onların Allah'ı gazablandıran şeylere uymaları ve O'nun rızasına sebep olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Olacak olan budur! Çünkü onlar, Allah'ı öfkelendiren şeylerin peşine düştüler, O'nun hoşnutluğundan tiksindiler; sonunda Allah bütün amellerini boşa çıkardı.
Süleyman Ateş
Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah'ı kızdıran şeylerin ardınca gittiler. O'nu razı edecek şeylerden hoşlanmadılar. Allah da onların amellerini boşa çıkardı.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.0%
İngilizce
That is because they followed what angered Allah and disliked [what earns] His pleasure, so He rendered worthless their deeds
Fransızca
Cela parce qu'ils ont suivi ce qui courrouce Allah, et qu'ils ont de la répulsion pour [ce qui attire] Son agrément. Il a donc rendu vaines leurs œuvres
İspanyolca
Eso será su merecido por haber seguido lo que Dios detesta y haberse apartado de lo que Le complace. Sus obras habrán sido en vano
Rusça
Это - за то, что они последовали за тем, что вызвало ярость Аллаха, и возненавидели то, чем Он доволен, и поэтому Он сделал тщетными их деяния
Endonezce
Yang demikian itu, karena sesungguhnya mereka mengikuti apa yang menimbulkan kemurkaan Allah dan membenci (apa yang menimbulkan) keridaan-Nya; sebab itu Allah menghapus segala amal mereka
Bengalce
এটা এজন্যে যে, তারা সেই বিষয়ের অনুসরণ করে, যা আল্লাহর অসন্তোষ সৃষ্টি করে এবং আল্লাহর সন্তুষ্টিকে অপছন্দ করে। ফলে তিনি তাদের কর্মসমূহ ব্যর্থ করে দেন।
Çince
那是因为他们顺从那触犯安拉的事物,并厌恶他所喜悦的事物,故他使他们的善功无效。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu azap; onların inkâr, nifâk, Allah'ın ve resulünün sınırlarını aşmak gibi Allah'ın kendilerine gazap etmesine neden olan her şeye uymaları ve kendilerini Rablerine yakınlaştıracak Allah'a iman etmek ve O'nun resulüne tabi olmak gibi üzerlerine Allah'ın rızasının inmesine vesile olacak amellerden hoşlanmamaları sebebiyledir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
25- Hiç şüphesiz hidâyet kendilerine apaçık belli olduktan sonra gerisin geri (küfre) dönenlere şeytan, (kötü amellerini) süslü göstermiş ve onları uzun emellerle oyalamıştır. 26- Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah’ın indirdiklerinden hoşlanmayanlara:“Biz size bazı hususlarda itaat edeceğiz” dediler. Halbuki Allah onların gizlediklerini bilmektedir. 27- Peki ya melekler onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırken halleri ne olacak? 28- Bunun sebebi, onların Allah’ı gazaplandıran şeylerin peşine düşmeleri ve O’nu razı edecek şeylerden de hoşlanmamalarıdır. Bu nedenle O da onların amellerini boşa çıkarmıştır. 25. Yüce Allah, hidâyet ve imandan yüz çevirerek topukları üstünde gerisin geri sapıklığa ve inkâra dönenlerin halini haber vermektedir. Onların bu tutumları, herhangi bir delil veya bir belgeye dayalı değildir. Bu tutumlarına sebep, sadece düşmanları olan şeytanın bu tutumları kendilerine güzel göstermesi, süslemesi ve onlara güzel ve aldatıcı vaatlerde bulunmasıdır:“(Şeytan) onlara vaatlerde bulunur ve olmayacak ümitlere düşürür. Oysa şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez.”(en-Nisâ, 4/120) 26. “Bu böyledir; çünkü onlar” hidâyet kendilerine açıkça belli olduktan sonra hidâyete iltifat etmediler, onu reddettiler ve “Allah’ın indirdiklerinden hoşlanmayanlara” Allah’a ve Rasûlüne açıktan açığa savaş ilan edenlere: “Biz size bazı hususlarda” hevâlarına uygun düşen işlerde “itaat edeceğiz, dediler.” Bundan dolayı Yüce Allah, onları sapıklıkla ve kendilerini ebedi bedbahtlık ve sonsuz azaba ulaştıracak şeyler üzerinde ilerlemekle cezalandırmıştır. “Halbuki Allah, onların gizlediklerini bilmektedir” Allah, onların gizlediklerini bildiğinden dolayı onları rezil ve rüsvay etmiş ve bu gizlediklerini aldanmasınlar diye mü’min kullarına da açıklamıştır. 27. Peki ruhlarını almakla görevli olan “melekler, onların yüzlerine ve arkalarına” güçlü ve ağır tokmaklarla “vura vura canlarını alırken halleri ne olacak?” Bu durumda onların hallerinin ne kadar korkunç ve dehşetli olacağını düşünebiliyor musun hiç? 28. Onların hak ettikleri bu azabın “sebebi, onların Allah’ı gazaplandıran” küfür, fasıklık ve isyanın her türlüsünden olan “şeylerin peşine düşmeleri ve O’nu razı edecek şeylerden de hoşlanmamalarıdır.” Kendilerini Allah’a yaklaştıracak ve O’na yakınlaştıracak hiçbir şeye iltifat etmemeleridir. “Bu nedenle O da onların amellerini boşa çıkarmıştır.” İptal etmiştir. Allah’ın razı olacağı şeylerin peşine düşüp O’nu gazaplandıran şeylerden de hoşlanmayan kimsenin durumunu ise bunun tam aksinedir. Böyle birisinin günahlarını Allah örtecek, ecir ve mükâfatını da kat kat verecektir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kulun vazifesi Allah’ın razı olduğuna razı olmak, O’nun istemediği hal ve davranıştan uzak durmaktır. Açık ve gizli kâfirler ise tam bunun tersini yapmakta, âdeta Allah’a karşı bir muhalefet bayrağı açmaktadırlar. Bu tavır ve amelin dünyadaki sonucu başarısızlık, ölüm anından başlamak üzere âhiretteki sonucu ise rezillik ve azaptır.
Muhammed Suresi 28. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu azap; onların inkâr, nifâk, Allah'ın ve resulünün sınırlarını aşmak gibi Allah'ın kendilerine gazap etmesine neden olan her şeye uymaları ve kendilerini Rablerine yakınlaştıracak Allah'a iman etmek ve O'nun resulüne tabi olmak gibi üzerlerine Allah'ın rızasının inmesine vesile olacak amellerden hoşlanmamaları sebebiyledir.