Kendileri için doğru yol belli olduktan sonra ardlarına dönenleri, bu işi yapmaya şeytan sürüklemiş, onlara ümit vermiştir
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Kendileri için doğru yol belli olduktan sonra ardlarına dönenleri, bu işi yapmaya şeytan sürüklemiş, onlara ümit vermiştir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Hidayet kendilerine açıkça belli olduktan sonra arkalarına dönenlere şeytan fit vermiş, sonu gelmez arzuların/ümitlerin ardına takmıştır onları.
Süleyman Ateş
Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarına (yine eski küfürlerine) dönenlere, şeytan hatalarını süslemiş ve (günah işlemelerini) kolaylaştırmış ve onları uzun emellere, umutlara düşürmüştür.
Diller arası (7 dil)ıraksama 16.0%
İngilizce
Indeed, those who reverted back [to disbelief] after guidance had become clear to them - Satan enticed them and prolonged hope for them
Fransızca
Ceux qui sont revenus sur leurs pas après que le droit chemin leur a été clairement exposé, le Diable les a séduits et trompés
İspanyolca
Aquellos que reniegan de su fe después de habérseles evidenciado la guía, es porque el demonio los seduce y les da falsas esperanzas
Rusça
Воистину, тех, которые обратились вспять после того, как им стал ясен прямой путь, дьявол обольстил и обещал им долгую жизнь
Endonezce
Sesungguhnya orang-orang yang berbalik (kepada kekafiran) setelah petunjuk itu jelas bagi mereka, setanlah yang merayu mereka dan memanjangkan angan-angan mereka
Bengalce
নিশ্চয় যারা সোজা পথ ব্যক্ত হওয়ার পর তৎপ্রতি পৃষ্ঠপ্রদর্শন করে, শয়তান তাদের জন্যে তাদের কাজকে সুন্দর করে দেখায় এবং তাদেরকে মিথ্যা আশা দেয়।
Deliller kendilerine açıklandıktan ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğu ortaya çıktıktan sonra inkâr ve nifak ile imanlarından dönenler var ya; şüphesiz şeytan, onlara inkârı ve nifakı süsleyip kolaylaştırmış ve onları uzun emellere düşürmüştür.
25- Hiç şüphesiz hidâyet kendilerine apaçık belli olduktan sonra gerisin geri (küfre) dönenlere şeytan, (kötü amellerini) süslü göstermiş ve onları uzun emellerle oyalamıştır. 26- Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah’ın indirdiklerinden hoşlanmayanlara:“Biz size bazı hususlarda itaat edeceğiz” dediler. Halbuki Allah onların gizlediklerini bilmektedir. 27- Peki ya melekler onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırken halleri ne olacak? 28- Bunun sebebi, onların Allah’ı gazaplandıran şeylerin peşine düşmeleri ve O’nu razı edecek şeylerden de hoşlanmamalarıdır. Bu nedenle O da onların amellerini boşa çıkarmıştır.
25. Yüce Allah, hidâyet ve imandan yüz çevirerek topukları üstünde gerisin geri sapıklığa ve inkâra dönenlerin halini haber vermektedir. Onların bu tutumları, herhangi bir delil veya bir belgeye dayalı değildir. Bu tutumlarına sebep, sadece düşmanları olan şeytanın bu tutumları kendilerine güzel göstermesi, süslemesi ve onlara güzel ve aldatıcı vaatlerde bulunmasıdır:“(Şeytan) onlara vaatlerde bulunur ve olmayacak ümitlere düşürür. Oysa şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez.”(en-Nisâ, 4/120)
26. “Bu böyledir; çünkü onlar” hidâyet kendilerine açıkça belli olduktan sonra hidâyete iltifat etmediler, onu reddettiler ve “Allah’ın indirdiklerinden hoşlanmayanlara” Allah’a ve Rasûlüne açıktan açığa savaş ilan edenlere: “Biz size bazı hususlarda” hevâlarına uygun düşen işlerde “itaat edeceğiz, dediler.” Bundan dolayı Yüce Allah, onları sapıklıkla ve kendilerini ebedi bedbahtlık ve sonsuz azaba ulaştıracak şeyler üzerinde ilerlemekle cezalandırmıştır. “Halbuki Allah, onların gizlediklerini bilmektedir” Allah, onların gizlediklerini bildiğinden dolayı onları rezil ve rüsvay etmiş ve bu gizlediklerini aldanmasınlar diye mü’min kullarına da açıklamıştır.
27. Peki ruhlarını almakla görevli olan “melekler, onların yüzlerine ve arkalarına” güçlü ve ağır tokmaklarla “vura vura canlarını alırken halleri ne olacak?” Bu durumda onların hallerinin ne kadar korkunç ve dehşetli olacağını düşünebiliyor musun hiç?
28. Onların hak ettikleri bu azabın “sebebi, onların Allah’ı gazaplandıran” küfür, fasıklık ve isyanın her türlüsünden olan “şeylerin peşine düşmeleri ve O’nu razı edecek şeylerden de hoşlanmamalarıdır.” Kendilerini Allah’a yaklaştıracak ve O’na yakınlaştıracak hiçbir şeye iltifat etmemeleridir. “Bu nedenle O da onların amellerini boşa çıkarmıştır.” İptal etmiştir. Allah’ın razı olacağı şeylerin peşine düşüp O’nu gazaplandıran şeylerden de hoşlanmayan kimsenin durumunu ise bunun tam aksinedir. Böyle birisinin günahlarını Allah örtecek, ecir ve mükâfatını da kat kat verecektir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Burada sözü edilen münafıklar, önce iman etmiş iken sonra eski hallerine dönenlerdir. Bunlar ve genellikle münafıklar vahiyden ve onun getirdiği İslâm’dan hoşnut değillerdi. Bu yüzden İslâm düşmanlarıyla iş birliği yapıyor, bazı konularda onlara yardım ediyorlardı (Haşr 59/11); bütün bunların mânevî sebebi de şeytana uymaları, bâtılı hak, çirkini güzel, kötüyü iyi görmeleri idi.
Deliller kendilerine açıklandıktan ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğu ortaya çıktıktan sonra inkâr ve nifak ile imanlarından dönenler var ya; şüphesiz şeytan, onlara inkârı ve nifakı süsleyip kolaylaştırmış ve onları uzun emellere düşürmüştür.