İşte bu özelliklerle vasfolunmuş olanlar cennet ehli kimselerdir. Dünyada iken yapmış oldukları salih amellerine karşılık orada ebedî olarak kalacaklardır.
13- Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” diyen sonra da dosdoğru olanlar için hiçbri korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de. 14- Onlar cennetliktirler ve yaptıklarına karşılık bir mükâfat olmak üzere orada ebediyen kalacaklardır.
13. Yani, Rablerini bilip tanıyan, vahdaniyetine tanıklık eden, O’na itaatten ayrılmayan ve bunu sürdürerek hayatları boyunca “dosdoğru olanlar için” ilerde gelebilecek her türlü kötülükten yana “hiçbir korku yoktur ve onlar” geride bıraktıkları için de “üzülmeyeceklerdir.”
14. “Onlar cennetliktirler.” Oradan ayrılmamak üzere oranın ehlidirler. Oradan ayrılıp başka bir yere gitmeyi arzu etmezler. Ona karşılık başka bir şey de istemezler “Yaptıklarına” Allah’a iman etmelerine ve imanın gereği olan salih amellerini dosdoğru sürdürmelerine karşılık bir “mükâfat olmak üzere orada ebediyen kalacaklardır.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İman ve amel dinin iki direğidir, bunlara sahip olanların ebedî kalmak üzere cennete girecekleri çeşitli vesilelerle ifade buyurulmuştur. Burada ameli temsil eden istikamet kelimesi, Allah rızasını kazandıran davranışlar mânasındaki amel-i sâlihin itidal ve devam üzere olması demektir. İşte bu mânada istikamete sahip olanlar, davranışlarıyla imanlarına sadık kaldıklarını da ortaya koymuş olmaktadırlar (İstikamet için bk. Fussılet 41/30).
İşte bu özelliklerle vasfolunmuş olanlar cennet ehli kimselerdir. Dünyada iken yapmış oldukları salih amellerine karşılık orada ebedî olarak kalacaklardır.