Dikkat edin; onlar Rablerine kavuşmaktan şüphededirler; dikkat edin; Allah şüphesiz her şeyi bilgisiyle kuşatandır
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Dikkat edin; onlar Rablerine kavuşmaktan şüphededirler; dikkat edin; Allah şüphesiz her şeyi bilgisiyle kuşatandır
Elmalılı Hamdi Yazır
İyi bilin ki onlar Rablerine kavuşmaktan bir şüphe içindedirler, yine iyi bilin ki, Allah her şeyi ilmiyle kuşatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Dikkat edin, onlar Rablerine kavuşma konusunda bir şüphe içindedirler. Gözünüzü açın! Allah Muhît'tir, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.
Süleyman Ateş
İyi bil ki onlar, Rablerine kavuşmaktan kuşku içindedirler. İyi bil ki O, her şeyi kuşatmıştır (her şey Allah'ın bilgisi içindedir).
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.9%
İngilizce
Unquestionably, they are in doubt about the meeting with their Lord. Unquestionably He is, of all things, encompassing
Fransızca
Ils sont dans le doute, n'est-ce pas, au sujet de la rencontre de leur Seigneur? C'est Lui certes qui embrasse toute chose (par Sa science et Sa puissance)
İspanyolca
¿Aún siguen dudando de la comparecencia ante su Señor? ¿No abarca Él todas las cosas
Rusça
Воистину, они сомневаются во встрече со своим Господом. Воистину, Он объемлет всякую вещь
Endonezce
Ingatlah, sesungguhnya mereka dalam keraguan tentang pertemuan dengan Tuhan mereka. Ingatlah, sesungguhnya Dia Maha Meliputi segala sesuatu
Bengalce
শুনে রাখ, তারা তাদের পালনকর্তার সাথে সাক্ষাতের ব্যাপারে সন্দেহে পতিত রয়েছে। শুনে রাখ, তিনি সবকিছুকে পরিবেষ্টন করে রয়েছেন।
Şüphesiz müşrikler tekrar dirilmeyi inkâr ettikleri için, kıyamet gününde Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. Onlar ahirete iman etmezler. Bunun için ahirete salih amel ile hazırlanmazlar. Yüce Allah, ilim ve kudret bakımından her şeyi kuşatan değil midir?
52- De ki:“Söyleyin bana! Eğer o (Kur'ân), Allah tarafından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz bu durumda (haktan) çok uzak bir ihtilafa düşen (sizlerden) daha sapık kim olabilir?” 53- O (Kur'ân’ın) gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine apaçık belli oluncaya kadar delillerimizi onlara hem dış dünyada hem de kendi nefislerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi? 54- Şunu bilin ki onlar, Rablerine kavuşmaktan yana şüphe içindedirler. Yine bilin ki Allah, her şeyi (ilmiyle) kuşatmıştır.
52. Şu Kur’ân’ı yalanlayan, küfre ve nankörlüğe hızlıca koşan kimselere “de ki: Söyleyin bana! Eğer o” yani bu Kur’ân-ı Kerîm, şüphesiz ve tereddütsüz olarak “Allah tarafından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz bu durumda” Allah’a ve Rasûlüne karşı inatlaşarak “ (haktan) çok uzak bir ihtilafa düşen (sizlerden) daha sapık kim olabilir?” Çünkü siz, hakkı ve doğruyu açıkça öğrendikten sonra haktan yüz çevirdiniz. Batıla ve cahilliğe yöneldiniz. O halde sizler insanların en sapığı ve en zalimisiniz. Şâyet sizlerin bunun doğruluğu ve gerçekliği hususunda herhangi bir şüpheniz varsa veya bunu dile getirecek olursanız hiç şüphesiz Allah, buna dair birtakım âyetlerini size gösterecektir. Bu konuda da Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:
53. “O (Kur'ân’ın)” ve onun ihtiva ettiği hakikatlerin “gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine” göstereceğimiz deliller ve en ufak bir şüpheyi kabul etmeyecek tam bir açıklama ile “apaçık belli oluncaya kadar delillerimizi onlara hem dış dünyada” göklerdeki ve yerdeki delillerle, Yüce Allah’ın meydana getirdiği ve basiretli kimselere hakkı gösteren pek büyük olaylarla bu türden delilleri hem dış dünyalarında “hem de kendi nefislerinde” kendi bedenlerinde bulunan Yüce Allah’ın harikulade delilleri, hayret verici sanatı, göz kamaştırıcı kudretini gösteren deliller ile inkarcıların ibretli cezalara çarptırılarak mü’minlere yardım olunması vb. gibi delilleri “göstereceğiz.” Nitekim Yüce Allah, bunları gerçekleştirmiş, kullarına hakkın kendileri vasıtası ile açıkça ortaya çıkacağı türden deliller göstermiştir. Ancak dilediğini imana muvaffak kılan ve dilediğini bu hususta yardımsız bırakan, Yüce Allah’tır. “Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?” Yani Kur’ân-ı Kerîm’in hak oluşuna, onu getirenin doğru söylediğine Allah’ın şahitliği onlara yetmiyor mu? Çünkü Yüce Allah, peygamberini tasdik ederek lehine şahitlik etmiştir. Şahitlik edenlerin en doğrusu da O’dur. O, onu desteklemiş ve bu hususta şüphe edenler için sözlü şahitliği de ihtiva edecek şekilde ona yardımcı olmuştur.
54. “Şunu bilin ki onlar Rablerine kavuşmaktan yana şüphe içindedirler.” Öldükten sonra diriliş ve Kıyamet günü hakkında şüphe etmektedirler. Onlara göre dünya yurdundan başka gidilecek yer yoktur. Bunun için âhiret için çalışmazlar ve ona iltifat etmezler. “Yine bilin ki O” ilmi, kudreti ve izzeti ile “her şeyi kuşatmıştır.”
Fussilet sûresinin tefsiri -Yüce Allah’ın lütfu ile- burada sona ermektedir.
***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Putperestlerin, bu sûrede özetlenen olumsuz tutumları genellikle âhiret hayatına inanmamalarından ileri geliyordu; zira bu inançsızlık onlarda yaptıklarından dolayı hesap verme durumunda kalmayacakları kanaatini uyandırıyor; bu da onlara güçlerinin yettiği her türlü haksızlığı yapma cesaretini veriyordu. Son cümlede kesinlik bildiren bir üslûpla Allah’ın ilmiyle her şeyi kuşattığı, dolayısıyla inkârcıların bu haksız tutumlarından da haberdar olduğu hatırlatılarak, onların zannettiklerinin aksine bir gün bunun hesabını mutlaka vereceklerine işaret edilmektedir.
Şüphesiz müşrikler tekrar dirilmeyi inkâr ettikleri için, kıyamet gününde Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. Onlar ahirete iman etmezler. Bunun için ahirete salih amel ile hazırlanmazlar. Yüce Allah, ilim ve kudret bakımından her şeyi kuşatan değil midir?