Önceki ayet· 40:63Sonraki ayet· 40:65

Mü'min Suresi 64. Ayet· 40:64

↗ Mü'min suresi
Mekki
ٱللَّهُ ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ قَرَارٗا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءٗ وَصَوَّرَكُمۡ فَأَحۡسَنَ صُوَرَكُمۡ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡۖ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Sizin için yeri durak, göğü bina eden, size şekil verip de, şeklinizi güzel yapan, sizi temiz şeylerle rızıklandıran Allah'tır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Sizin için yeri durak, göğü bina eden, size şekil verip de, şeklinizi güzel yapan, sizi temiz şeylerle rızıklandıran Allah'tır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, O'dur ki sizin için yeri bir karargâh, göğü de bir bina yapmıştır. Size şekil vermiş, sonra şekillerinizi güzelleştirmiştir. Hoş nimetlerden size rızık vermiştir. İşte Rabbiniz o Allah'tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!
Yaşar Nuri Öztürk
Allah odur ki, yeryüzünü sizin için durulacak yer, göğü bir bina yaptı; sizi yaratıp donattı ve görünüşünüzü güzel yaptı, sizi temiz ve güzel nimetlerle rızıklandırdı. İşte bu Allah'tır sizin Rabbiniz! Âlemlerin Rabbi olan Allah ne kadar yücedir!
Süleyman Ateş
Allah O'dur ki arzı size durulacak yer, göğü de bina yaptı; sizi şekillendirdi, şekillerinizi de güzel yaptı. Ve sizi güzel rızıklarla besledi. İşte Rabbiniz Allah budur. Bütün alemleri yaratan Allah, ne yücedir!
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.8%
İngilizce
It is Allah who made for you the earth a place of settlement and the sky a ceiling and formed you and perfected your forms and provided you with good things. That is Allah, your Lord; then blessed is Allah, Lord of the worlds
Fransızca
C'est Allah qui vous a assigné la terre comme demeure stable et le ciel comme toit et vous a donné votre forme, - et quelle belle forme Il vous a donnée! - et Il vous a nourris de bonnes choses. Tel est Allah, votre Seigneur; gloire à Allah, Seigneur de l'univers
İspanyolca
Dios es Quien hizo de la Tierra un lugar habitable y del cielo un techo, los dotó de una bella figura y los sustenta con cosas beneficiosas. Él es Dios, su Señor. Bendito sea Dios, Señor del Universo
Rusça
Аллах - Тот, Кто сотворил для вас землю местом пребывания, а небо - кровлей. Он придал вам облик и сделал ваш облик прекрасным. Он наделил вас благами. Таков Аллах, ваш Господь. Благословен Аллах, Господь миров
Endonezce
Allah lah yang menjadikan bumi untukmu sebagai tempat menetap dan langit sebagai atap, dan membentukmu lalu memperindah rupamu serta memberimu rezeki dari yang baik-baik. Demikianlah Allah, Tuhanmu, Mahasuci Allah, Tuhan seluruh alam
Bengalce
আল্লাহ, পৃথিবীকে করেছেন তোমাদের জন্যে বাসস্থান, আকাশকে করেছেন ছাদ এবং তিনি তোমাদেরকে আকৃতি দান করেছেন, অতঃপর তোমাদের আকৃতি সুন্দর করেছেন এবং তিনি তোমাদেরকে দান করেছেন পরিচ্ছন্ন রিযিক। তিনি আল্লাহ, তোমাদের পালনকর্তা। বিশ্বজগতের পালনকর্তা, আল্লাহ বরকতময়।
Çince
安拉为你们以地面为居处,以天空为房屋,他以形象赋予你们,而使你们的形象优美,他供给你们佳美的食品。那是安拉,你们的主。多福哉安拉!——众世界的主!
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey insanlar!- Yeri sizin için yerleşim alanı olması için hazırlayan, başınıza düşmesini engellemek için gökyüzünü sağlam bir bina kılan Yüce Allah'tır. Analarınızın rahimlerinde size şekil verip, şeklinizi en güzel yapan ve lezzetli helal yemeklerle sizi rızıklandırandır. Bu nimetlerle sizi rızıklandıran Rabbiniz Allah'tır. Bütün mahlukatın Rabbi olan Allah ne yücedir. Onların Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başka Rabbi yoktur.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
61- Allah, içinde dinlenesiniz diye geceyi yaratan ve gündüzü de aydınlık kılandır. Şüphesiz Allah'ın insanlar üzerinde pek büyük lütufları vardır. Fakat insanların çoğu şükretmezler. 62- İşte (bunları yapan) Rabbiniz Allah'tır. O, her şeyin yaratıcısıdır. O’ndan başka (hak) ilâh yoktur. O halde nasıl döndürülüyorsunuz? 63- İşte Allah’ın âyetlerini inkâr edegelenler böyle döndürülürler. 64- Allah, yeryüzünü sizin için yerleşmeye elverişli kılan, göğü bir bina yapan, size suret veren ve suretlerinizi de güzel kılan, temiz ve hoş şeylerden sizi rızıklandırandır. İşte (bunları yapan) Rabbiniz Allah'tır! Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı ne yücedir! 65- O, (sonsuz) hayat sahibidir. O’ndan başka (hak) ilâh yoktur. O halde dini O’na halis kılarak yalnızca O’na dua/ibadet edin. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. 61. “Allah, içinde dinlenesiniz diye geceyi yaratan” buyruğu şu demektir: O, geceyi hareketlerinizin verdiği yorgunluktan sükûn bulasınız, dinlenesiniz diye sizin için karanlık kılmıştır. Çünkü bu hareketliliğiniz devam edecek olursa size zarar verir. Geceleyin yataklarınıza bundan dolayı sığınırsınız. Allah size uyku verir. Bu uyku ile kalp ve bedeniniz dinlenir. Uyku, insan için zaruri bir şeydir. Onsuz yaşayamaz. Yine geceleyin sevenler birbirleri ile başbaşa kalır, huzur bulur. İnsanın düşüncesi derlenip toplanır, meşguliyetler de azdır. Yüce Allah “gündüzü de aydınlık kılamndır.” Yörüngesinde sürekli akıp giden güneş ile gündüzü aydınlatır. Bunun üzerine sizler yataklarınızdan kalkar, dini ve dünyevi işleri görmeye gidersiniz. Kiminiz zikre ve Kur’ân’a, kiminiz namaza yönelir, kiminiz ilim öğrenmeye, kiminiz alışverişe gider, kiminiz inşaat, kiminiz demir işlerine yahut da buna benzer sanatları ve meslekleri icraya yönelir. Kiminiz kara ve denizde yolculuk yapmaya, kimisi tarlasına, kimisi de hayvanlarının ihtiyaçlarını görmeye gider. “Şüphesiz Allah'ın insanlar üzerinde pek büyük lütufları vardır.” Çünkü onlara bunları ve diğer nimetleri ihsan etmiş, onlara sıkıntı verecek şeyleri de uzaklaştırmıştır. Bu ise O’na tam anlamı ile şükretmelerini ve gereği gibi O’nu anmalarını gerektirir. “Fakat insanların çoğu” cahillikleri ve zulümleri sebebi ile “şükretmezler.” Rablerinin nimetini itiraf ederek Yüce Allah’a boyun eğen, O’nu seven, bu nimetleri mevlalarının itaatı ve rızası uğrunda harcayan “şükredenler kullarım içinde pek azdır”(Sebe, 34/13) 62. “İşte” bütün bunları yapan “Rabbiniz Allah'tır.” yegane ilâh ve Rab O’dur. Çünkü bunca nimetleri yalnızca O’nun vermesi, O’nun rubûbiyetinin bir tecellisidir. Bunların şükretmenizi gerektirmesi ise O’nun ulûhiyetinin bir gereğidir. “O, her şeyin yaratıcısıdır.” Bu da rubûbiyetini vurgulamaktadır. “O’ndan başka (hak) ilâh yoktur” Bu da ibadete yalnızca O’nun layık olduğunu, bu hususta O’nun hiçbir ortağının bulunmadığını ifade eder. Daha sonra Yüce Allah, açıkça kendisine ibadet edilmesini emrederek şöyle buyurmaktadır:“O halde nasıl döndürülüyorsunuz?” Size bu kadar deliller açıkladıktan, yolunuzu aydınlattıktan sonra hiçbir şeyi ortak koşmaksızın, yalnızca O’na ibadet etmekten nasıl döndürülüyor, başka tarafa çevriliyorsunuz? 63. “İşte Allah’ın âyetlerini inkâr edegelenler böyle döndürülürler.” Yani bu, onların Allah’ın âyetlerini inkâr etmelerinin ve peygamberlerine düşmanlık etmelerinin cezasıdır. Bundan dolayı onlar Allah’ı tevhidden ve ihlâsla O’na ibadet etmekten döndürülmüş, alıkonmuşlardır. Nitekim bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Bir sûre indirilince birbirlerine bakarlar ve: Sizi bir kimse görüyor mu? (derler) ve sonra sıvışıp giderler. Allah onların kalplerini ters çevirmiştir. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.”(et-Tevbe, 9/127) 64. “Allah, yeryüzünü sizin için yerleşmeye elverişli kılan” yani maslahatınıza ve menfaatinize olan şeyler için hazır hale getirilmiştir. Onu ekebilir, oraya ağaç dikebilirsiniz, üzerinde bina yapabilirsiniz, yolculuk edebilir ve yerleşip ikamet edebilirsiniz; “göğü bir bina” üzerinde yaşadığınız yere âdeta bir tavan “yapan” ve orada kendisi ile yararlandığınız ışıklar ve alâmetler koyandır ki denizin ve karanın karanlıklarında onlar vasıtası ile yolunuzu bulursunuz. “Size suret veren ve suretlerinizi de güzel kılan” da O’dur. Canlı varlıklar arasında sureti Âdemoğlundan daha güzel hiçbir varlık yoktur. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Andolsun Biz insanı en güzel suret ve ölçüde yarattık.”(et-Tin, 95/4) Âdemoğlunun güzelliğini, Yüce Allah’ın ondaki hikmetinin kemalini görmek isteyen, onun azalarına tek tek baksın. Onun azalarından herhangi birisinin bulunduğu yerden bir başka yerde bulunması uygun düşer mi? Aynı şekilde kalplerinde birbirlerine karşı duydukları eğilime, sevgiye de baksın. Bunu Ademoğlunun dışındaki varlıklarda görebilir mi? Yine Yüce Allah’ın ona özel olarak ihsan ettiği akıl, iman, muhabbet ve marifet gibi en güzel surete gayet uygun düşen güzel ahlâka da bakıp bir düşünsün. “temiz ve hoş şeylerden sizi rızıklandırandır.” Bu her türlü yiyecek, içecek, evlenme, giyim, görülen ve işitilen hoş şeyler ve bunların dışında kalan Allah’ın kulları için elde etmeyi kolaylaştırdığı bütün güzel ve temiz şeyleri kapsamına alır. Yüce Allah bunların zıddı olan bedenlerine, kalplerine ve dinlerine zararlı olan kötü ve zararlı şeyleri de onlara yasaklamıştır. “İşte” bütün işleri çekip çeviren ve size bunca nimetleri ihsan eden “Rabbiniz Allah'tır! Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı ne yücedir!” Bütün âlemleri nimetleri ile besleyen, görüp gözeten Rabbin hayır ve ihsanı ne kadar çok, ne kadar büyüktür! 65. “O, (sonsuz) hayat sahibidir.” Tam ve kâmil hayat sahibidir. Bu, O’nun semi’, basar, kudret, ilim, kelâm ve buna benzer kemâl ve celâl sıfatları kabilinden olup kendileri olmaksızın hayatın tam anlamı ile varlığından söz edilemeyecek olan bütün zatî sıfatlarını gerek kılan, tam ve kâmil bir hayattır. “O’ndan başka (hak) ilâh yoktur.” Yani O’nun zatından başka hakiki bir ilah yoktur, yegane mabud yalnız O’dur. “O halde dini O’na halis kılarak yalnız O’na dua/ibadet edin.” Buradaki dua, hem ibadet şeklindeki duayı, hem de Allah’tan dilekte bulunma anlamındaki duayı kapsar. Yani bütün ibadet, dua ve amellerinizde yalnızca Yüce Allah’ın rızasını gözetin. Çünkü -Yüce Allah’ın şu buyruğunda da olduğu gibi- ihlâs emredilmiş bir husustur:“Halbuki onlara ancak dini O’na has kılan (ihlâs sahipleri) ve hanîfler olarak Allah'a ibadet etmeleri emrolunmuştu.”(el-Beyyine, 98/5)“Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.” İnsanların O’nu dilleri ile zikretmeleri halinde olduğu gibi sözlü bütün hamdler, övgüler ve senâlar O’nundur. İbadette olduğu gibi fiili bütün hamdler, övgüler ve senâlar da O’nundur. Bütün bunlar, yalnızca O’na hastır, O’nun bu konuda hiçbir ortağı yoktur. Çünkü O’nun bütün sıfatları, fiilleri ve kulları üzerindeki nimeti kemâl derecesindedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah’ın, gecesiyle gündüzüyle, yeriyle göğüyle tabiatın kuruluş ve düzenini insanoğlunun varlığına ve yaşamasına ne kadar elverişli kıldığına, ayrıca insanın yaratılışındaki uyum ve güzelliğe dair özet bilgi verilerek insanlığı Allah’a dua ve ibadet etmeye çağıran 60. âyetin gerekçesi gösterilmektedir. Zamanımızda özellikle elektriğin yaygın kullanımı sayesinde geceleri de kısmen aydınlık hale gelebilmekle beraber hiçbir yapay ışık ve aydınlatma aracının güneşe olan ihtiyacımızı tamamıyla ortadan kaldırması mümkün değildir. Ayrıca gerek elektriğin keşfi gerekse diğer ışık ve ısı imkânlarının geliştirilmesi, Allah’ın tabiata hâkim kıldığı düzen ve insana verdiği akıl sayesinde mümkün olmaktadır. Şu halde Allah’a dua, ibadet ve şükretmeyi gerektiren bütün sebepler devam etmektedir ve edecektir. Buna rağmen belirtilen türden nimetlerin anlamını ve değerini kavrayıp şükrünü eda edenler bulunduğu gibi bazıları bu lutufların sahibi olan Allah’ı inkâr eder, bazıları da mümin olmakla birlikte gafletlerinden dolayı şükürde kusur ederler (Şevkânî, IV, 570). Allah insanları yaratmakla yetinmiyor, 64. âyette belirtildiği üzere, ayrıca temiz nimetlerle hayatlarını sürdürme imkânlarını bahşediyor. Şu halde hem bizi yarattığı için hem de bu imkân ve nimetleri lutfettiği için O’na şükretmeliyiz. Çünkü bizim rabbimiz, kezâ âlemlerin yani var olan her şeyin yaratanı, yaşatanı ve yöneteni yalnızca O’dur. Gerek Kur’an’ın ilk muhatapları olan putperest Araplar’ın sözde tanrıları, gerekse ne türden olursa olsun tanrı yerine konup tapılan yahut taparcasına bağlanılan başka şeyler O’nun karşısında birer hiçten ibarettir.
Mü'min Suresi 64. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey insanlar!- Yeri sizin için yerleşim alanı olması için hazırlayan, başınıza düşmesini engellemek için gökyüzünü sağlam bir bina kılan Yüce Allah'tır. Analarınızın rahimlerinde size şekil verip, şeklinizi en güzel yapan ve lezzetli helal yemeklerle sizi rızıklandırandır. Bu nimetlerle sizi rızıklandıran Rabbiniz Allah'tır. Bütün mahlukatın Rabbi olan Allah ne yücedir. Onların Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başka Rabbi yoktur.