Önceki ayet· 37:24Sonraki ayet· 37:26

Sâffât Suresi 25. Ayet· 37:25

↗ Sâffât suresi
Mekki
مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ
Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Neniz var da birbirinize yardım etmiyorsunuz?
Süleyman Ateş
Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz?
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
[They will be asked], "What is [wrong] with you? Why do you not help each other
Fransızca
«Pourquoi ne vous portez-vous pas secours mutuellement?»
İspanyolca
[Se les preguntará:] "¿Qué sucede que no se ayudan unos a otros
Rusça
«Что с вами? Почему вы не помогаете друг другу?»
Endonezce
Mengapa kamu tidak tolong-menolong
Bengalce
তোমাদের কি হল যে, তোমরা একে অপরের সাহায্য করছ না
Çince
你们怎么不互助呢?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onlar azarlanarak şöyle denir: "Size ne oluyor da dünyada birbirinize yardım ettiğiniz gibi yardımlaşmıyorsunuz? Putlarınızın size yardım edeceğini mi iddia ediyorsunuz?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
22, 23- Zulmedenleri, onlarla aynı yolda olanları ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerini bir araya toplayın ve onları cehennemin yoluna sürün. 24- Onları (cehenneme varmadan) durdurun; çünkü onlar sorgulanacaklardır. 25- “Neyiniz var, niye birbirinize yardım etmiyorsunuz?” 26- Elbette (edemezler; çünkü) onlar, bugün teslim olmuşlardır. 22-23. Yani Kıyamet günü huzura gelip yalanladıkları şeyleri gözleri ile görecek, önceden yalanlamış oldukları o ateşe atılmaları emrolunacak ve şöyle buyrulacaktır: Küfür, şirk ve masiyetlerle kendilerine “zulmedenleri ve” onların amelleri türünden amel işleyerek “onlarla aynı yolda olanları” Böylelikle onların her birisi amel itibari ile kendisi ile türdeş olanlara katılacaktır. “ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerini” ilâh olduğunu iddia ettikleri putları ve ortakları “bir araya toplayın.” Onların hepsini bir araya getirin; sonra da “onları cehennemin yoluna sürün” cehenneme şiddetli bir şekilde sürükleyip götürün. 24. Cehenneme götürülmeleri emrinin verilmesinden ve kendilerinin helâk yurduna gidecek kimseler olduklarını bilmelerinden sonra şöyle buyrulacaktır:“Onları” cehenneme ulaştırmadan önce “durdurun; çünkü onlar” dünya hayatında iftira edip uydurdukları yalanlardan dolayı “sorgulanacaklardır.” Ki yalan söyledikleri, herkesin tanık olacağı bir şekilde ortaya çıksın ve rezil rüsvay olsunlar. Onlara şöyle denilecektir: 25. Bugün başınıza nasıl bir iş geldi? Sizleri birbirinize yardım etmeyecek ve birbirinizin imdadına koşmayacak hale düşüren nedir? Halbuki sizler, dünyada iken edindiğiniz bu uydurma ilâhların sizden azabı uzaklaştıracağını, sizi azaptan kurtaracağını yahut Allah nezdinde size şefaat edeceklerini iddia ediyordunuz. 26. Anlaşılan onlar, bu soruya cevap veremeyeceklerdir. Çünkü zillete ve aşağılığa mahkûm olmuşlar, cehennem azabına teslim olup zilletle boyun eğmişler ve ümitleri tamamen tükenmiştir. O nedenle de konuşamayacaklardır. Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:“Elbette (edemezler; çünkü) onlar, bugün teslim olmuşlardır.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mekkeli putperestler, 22. âyette “zalimler” diye anılan lider kesiminin öncülüğünde İslâm’a, Kur’an’a ve Hz. Peygamber’e karşı tam bir yardımlaşma ve dayanışma halinde mücadele veriyorlar; özellikle bu sûrenin indiği Mekke döneminin ortalarından itibaren bu baskı ve zulümleri giderek şiddetleniyordu. İşte 25. âyette, onların aralarındaki bu dayanışma ve yardımlaşmanın hem haksız olduğuna hem sonuç vermeyeceğine hem de ağır bir cezayı gerektirdiğine işaret edilmiş; 26. âyette de İslâm’a ve müslümanlara karşı amansız bir baskı ve zulüm için yardımlaşanların âhirette Allah’ın hükmüne teslim olmaktan başka çarelerinin kalmayacağı belirtilmiştir. Böylece bu âyetler, –22. âyetle de bağlantılı olarak– başta Kur’an’ın ilk muhatapları olmak üzere, bâtıl inanç ve ideolojiler, haksız ve adaletsiz uygulamalar uğruna dayanışmaya girişenlere, bu yolda öncülük edenlere ve onları destekleyenlere yönelik veciz bir uyarı değeri taşımakta, uğrayacakları nihaî hezimeti dile getirmektedir.
Sâffât Suresi 25. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onlar azarlanarak şöyle denir: "Size ne oluyor da dünyada birbirinize yardım ettiğiniz gibi yardımlaşmıyorsunuz? Putlarınızın size yardım edeceğini mi iddia ediyorsunuz?