Önceki ayet· 33:40Sonraki ayet· 33:42

Ahzâb Suresi 41. Ayet· 33:41

↗ Ahzâb suresi
Medeni
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ ذِكۡرٗا كَثِيرٗا
Ey inananlar! Allah'ı çok anın
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Ey inananlar! Allah'ı çok anın
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Allah'ı çokça anın.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Allah'ı çok anın!
Süleyman Ateşen ayrışan
Ey inananlar, Allah'ı çok anın.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.0%
İngilizce
O you who have believed, remember Allah with much remembrance
Fransızca
O vous qui croyez! Evoquez Allah d'une façon abondante
İspanyolca
¡Oh, creyentes! Tengan presente a Dios en todo momento
Rusça
О те, которые уверовали! Поминайте Аллаха многократно
Endonezce
Wahai orang-orang yang beriman! Ingatlah kepada Allah, dengan mengingat (nama-Nya) sebanyak-banyaknya
Bengalce
মুমিনগণ তোমরা আল্লাহকে অধিক পরিমাণে স্মরণ কর।
Çince
信士们啊!你们应当常常记念安拉,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Allah'a iman eden ve O'nun dini ile amel edenler! Allah'ı; kalpleriniz, dilleriniz ve diğer azalarınızla çokça zikredin.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
41- Ey iman edenler! Allah’ı çokça anın! 42- Ve sabah akşam O’nu tesbih edin! 43- Sizi karanlıklardan nura çıkarmak için O da melekleri de size salat eder. O, mü’minlere karşı çok merhametlidir. 44- O’na kavuşacakları gün O, onları “Selâm” sözü ile selamlayacaktır. Ayrıca O, onlar için çok üstün bir mükafat hazırlamıştır. 41. Yüce Allah mü’minlere tehlîl (Lâ ilâhe illallah), tahmîd (elhamdulillah), tesbîh (subhanallah), tekbir (Allahu ekber) vb. gibi Yüce Allah’a yakınlaştırıcı sözler söyleyerek kendisini çokça zikretmelerini/anmalarını emretmektedir. Bunun asgari miktarı, kişinin sabah akşam zikirlerini, beş vakit namazın ardında ve belli hallerle karşı karşıya kalındığında yapılması sünnet olduğu rivâyet olunan zikirlere devam etmektir. Bütün hallerde ve bütün vakitlerde bunları sürdürmek gerekir. Çünkü bunlar, kişinin rahat içinde iken amelde bulunarak ileriye geçmesini sağlayan, Allah’ı sevmeye ve O’nu tanımaya vesile olan, hayra yardım ve destek teşkil eden, ayrıca dili çirkin sözlerden alıkoyan bir ibadettir. 42. “Ve sabah akşam O’nu tesbih edin!” Çünkü bu vakitlerin fazileti ve şerefi vardır. Ayrıca onlarda amelde bulunmak da daha kolaydır. 43. Yani O’nun mü’minlere merhamet ve lütfunun bir göstergesi de onlara salat etmesi, yani onları övmesidir. Meleklerin de onlara salatta bulunması, yani onlar için dua etmesidir. Bu ise onları günah ve bilgisizliğin karanlıklarından imanın, ilâhî tevfikin, ilim ve amelin aydınlığına çıkartmak içindir. Şüphesiz bu, Yüce Allah’ın itaatkâr kullarına ihsan etmiş olduğu en büyük nimettir. Bu da onların bu nimete şükretmelerini ve kendilerine lütufta bulunup merhametini ihsan eden Allah’ı çokça anmalarını gerektirir. Meleklerin en faziletlileri olan, Allah’ın Arşını taşıyan ve onun etrafında bulunan meleklerin, Rablerini hamd ile tesbih edip iman edenlerin bağışlanmalarını istemeleri, Allah’ın mü’min kullarına lütuf ve merhametinin bir tecellisidir. Nitkeim bu melekler şöyle derler:“Rabbimiz! Rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Tevbe edenlere ve senin yolunu izleyenlere mağfiret buyur ve onları cehennem azabından koru! Rabbimiz, onları da babalarından, eşlerinden ve zürriyetlerinden salih olanları da kendilerine vaat ettiğin Adn cennetlerine koy. Çünkü sen emrinde galip, hikmeti sonsuz olansın. Bir de onları kötülüklerden koru. Sen kimi kötülüklerden korursan o günde o kimseye rahmet etmiş olursun. Bu ise büyük kurtuluşun ta kendisidir.”(el-Mümin, 40/7-8) 44. Bu, Yüce Allah’ın dünya hayatında onlara olan rahmet ve nimetidir. Âhiretteki rahmetine gelince şüphesiz ki bu, en büyük rahmet ve en üstün mükâfat olacaktır. Bu da Rablerinin rızasını elde etmek, O’nun selamını almak, O’nun, o üstün kelamını işitmek, güzel cemalini görmek, sahibi dışında hiç kimsenin bilemeyeceği ve idrak edemeyeceği bir mükâfatı elde etmek sureti ile gerçekleşecektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“O’na kavuşacakları gün O, onları “Selâm” sözü ile selamlayacaktır. Ayrıca O, onlar için çok üstün bir mükafat hazırlamıştır.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Öncelikle “anma”nın konusu ve şekli sınırlanmadan çok olması teşvik edilmiş, sonra, muhtemelen namazlar kastedilerek tenzih şeklindeki anmaya yönlendirme yapılmıştır. Allah’ı dil ve gönülle anmak, O’nu düşünmek ve bilincinde tutmak kulluğun vazgeçilmez enerjisini, hayat damarını teşkil etmektedir.
Ahzâb Suresi 41. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Allah'a iman eden ve O'nun dini ile amel edenler! Allah'ı; kalpleriniz, dilleriniz ve diğer azalarınızla çokça zikredin.