Önceki ayet· 33:2Sonraki ayet· 33:4

Ahzâb Suresi 3. Ayet· 33:3

↗ Ahzâb suresi
Medeni
وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱللَّهِۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلٗا
Allah'a güven, Allah, vekil olarak yeter
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah'a güven, Allah, vekil olarak yeter
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'a dayanıp güven! Vekil olarak Allah yeter.
Süleyman Ateşen ayrışan
Allah'a dayan; vekil olarak Allah yeter.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.6%
İngilizce
And rely upon Allah; and sufficient is Allah as Disposer of affairs
Fransızca
Et place ta confiance en Allah. Allah te suffit comme protecteur
İspanyolca
Encomiéndate a Dios, porque Dios es suficiente como protector
Rusça
Уповай на Аллаха, и довольно того, что Аллах является Попечителем и Хранителем
Endonezce
dan bertawakallah kepada Allah. Dan cukuplah Allah sebagai Pemelihara
Bengalce
আপনি আল্লাহর উপর ভরসা করুন। কার্যনির্বাহীরূপে আল্লাহই যথেষ্ট।
Çince
你应当托靠安拉,安拉足为监护者。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bütün işlerinde yalnızca Yüce Allah'a tevekkül et! Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendisine tevekkül eden kullarını koruyucu olarak yeter.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- Ey Peygamber! Allah’a karşı takvalı ol! Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. 2- Rabbinden sana vahyedilene uy! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 3- Allah’a tevekkül et! Vekil olarak Allah yeter. (Medine’de inmiştir. 73 âyettir) Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. Yani ey Allah’ın kendisine lütufta bulunarak peygamberlik verdiği, vahyine mazhar kılarak ayrıcalıklı bir konuma yükselttiği, diğer insanlardan üstün kıldığı kişi! Rabbinin üzerindeki nimetleri dolayısıyla -herkesten çok senin için gerekli olan ve başkalarına göre sana daha fazlasını yerine getirmek düşen- takvânın gereğini yerine getir: O’nun emir ve yasaklarına uy, O’nun risaletini tebliğ et, sana gönderdiği vahyi kullarına eksiksiz ilet ve bütün insanlara samimi olarak öğüt ver. Herhangi bir kimse bunları yapmaktan seni alıkoymasın, hiçbir kimse seni bu yolundan geri çevirmesin. Allah’a ve Rasûlüne düşmanlığını açıkça ortaya koymuş hiçbir kâfire de içten içe yalanlayıp küfrünü saklayan ve bunun aksini açığa vuran hiçbir münafığa da asla itaat etme! İşte bunlar gerçek düşmanlardır. Takvâyı eksilten ve takvâ ile çelişen bazı hususlarda bile olsa onlara itaat etme! Onların arzularına uyma! Çünkü onlar, seni doğrudan uzaklaştırırlar. 2. Aksine sen “Rabbinden sana vahyedilene uy!” Çünkü asıl hidâyet ve rahmet odur. Bu şekilde hareket etmekle de Rabbinin mükâfatını umabilirsin. “Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Sizin yaptığınızı bildiği hayır ve şerre uygun olarak da amellerinize karşılık verecektir. 3. Şâyet içinde sen onlara saptırıcı hevâları hususunda itaat etmeyecek olursan, onların sana zarar verecekleri yahut insanların hidâyete ukaştırılmasında bir eksiklik husule gelebileceği gibi bir düşünce yer edecek olursa, böyle bir düşünceyi kendinden uzaklaştır ve onun yerine buna zıt duyguları yerleştir. Bu ise Yüce Allah’a tevekkül etmektir. Onun için kendisine gelebilecek herhangi bir zarar önlenemeyen, fayda sağlayamayan, hayatı ve ölümü elinde bulunduramayan, öldükten sonra diriltemeyen bir kimse, Rabbine nasıl güvenip dayanması gerekiyorsa sen de öylece Allah’a tevekkül et! Onların şerlerinden esenliğe kavuşmak ve emrolunduğun dini gereği gibi uygulamak için bu yolu izle! Her ne olursa olsun bu işin gerçekleşmesi hususunda da yalnızca Allah’a güven. “Vekil olarak Allah yeter.” Bütün işler O’na havale olunur. O da o işleri ve kulları için daha uygun olanları yerine getirir. Çünkü kulun maslahatları, onun bilemeyeceği bir şekilde olabilir. Kulun hiç bir şekilde güç yetiremeyeceği bir şekilde kulun maslahatına olan şeyi yerine getirmeye ancak O kadirdir. O, kula bizzat kendisinden, hatta anne ve babasından bile daha merhametlidir. Kullarına herkesten daha çok şefkatlidir. Özellikle ihsanıyla gözetip büyüttüğü, gizli ve açık bereketlerini onlara bol bol ihsan ettiği has kulları için bu böyledir. Hele de işlerini kendisine havale etmesini emretmiş ve onları gerçekleştirme vaadinde bulunmuşsa! İşte böyle bir durumda kolaylaştırılan her bir hususun, zorluğu giderilen her bir konumun, kolaylaşan zorlukların, ortadan kalkan sıkıntıların, gerekleri yerine getirilen hallerin, karşılanan ihtiyaçların, arka arkaya inen bereketlerin, geri püskürtülen musibetlerin ve kaldırılan kötülüklerin haddini hesabını sorma gitsin. İşte bu durumda işlerini Efendisine havale eden zayıf kulun, kalabalık insan gruplarının altından kalkamadığı işleri tek başına yaptığını, Allah’ın o kimseye güçlü yiğitlere zor gelen işleri kolaylaştırdığını görmek mümkündür. Yardım elbette ki Allah’tandır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bütün peygamberler gibi son peygamber de Allah’a itaatsizlikten sakınır, O’nun vahyettiğine herkesten önce ve en kâmil bir şekilde uyar, yalnızca rabbine güvenir ve dayanır; bunlar Allah Teâlâ’nın peygamberlerinde yarattığı özelliklerdir. Sûrenin bu emir ve tavsiyelerle başlaması, Hz. Peygamber’den, o zamana kadar yapmadıklarını yapmasını istemeye yönelik değildir. Aşağıda gelecek olan Ahzâb Savaşı, bu savaşta münafıkların, meâlindeki çeviriye göre “gizli inkârcılar”ın (münafıklar) kurduğu tuzaklar, yaydıkları yalanlar, karalamalar, Mekkeli müşriklerle yani “açık inkârcılarla” kurdukları iş birliği, oluşturdukları ortak güç, her vesile ile Hz. Peygamber’e verdikleri eza, çektirdikleri mânevî işkence karşısında onu ve ümmetini dayanıp direnmeye hazırlamak, olacaklar konusunda uyarmak maksadıyla sûrenin başında bu emir ve tavsiyelere yer verilmiştir.
Ahzâb Suresi 3. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bütün işlerinde yalnızca Yüce Allah'a tevekkül et! Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendisine tevekkül eden kullarını koruyucu olarak yeter.