Önceki ayet· 30:14Sonraki ayet· 30:16

Rûm Suresi 15. Ayet· 30:15

↗ Rûm suresi
Mekki
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ فَهُمۡ فِي رَوۡضَةٖ يُحۡبَرُونَ
Ama inanıp yararlı iş işleyenler, ağırlanacakları bir cennette bulunurlar
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Ama inanıp yararlı iş işleyenler, ağırlanacakları bir cennette bulunurlar
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Şimdi iman edip salih ameller yapmış olanlara gelince, onlar bir bahçe içinde neşelenirler.
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar bir bahçe içinde mutlu kılınırlar.
Süleyman Ateş
İnanıp iyi işler yapanlar, onlar (çiçekli, ırmaklı) bir bahçe içinde neş'elendirilirler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.3%
İngilizce
And as for those who had believed and done righteous deeds, they will be in a garden [of Paradise], delighted
Fransızca
Ceux qui auront cru et accompli de bonnes œuvres se réjouiront dans un jardin
İspanyolca
Quienes hayan creído y obrado rectamente morarán en los jardines del deleite
Rusça
Те, которые уверовали и совершали праведные деяния, будут радоваться (или слушать пение) в Райском саду
Endonezce
Adapun orang-orang yang beriman dan mengerjakan kebajikan, maka mereka di dalam taman (surga) bergembira
Bengalce
যারা বিশ্বাস স্থাপন করেছে ও সৎকর্ম করেছে, তারা জান্নাতে সমাদৃত হবে
Çince
至于信道而且行善者,将在一个胜地,感觉快乐;
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah'a iman eden ve O'nun katında razı olunan amelleri işleyenlere gelince, işte onlar cennette devamlı, hiç kesintiye uğramayacak nimetlere nail olmakla sevindirilirler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
11- Allah varlıkları ilkin (yoktan) yaratıyor, ardından onları (ölümden sonra) diriltecektir. Sonra da O’na döndürüleceksiniz. 12- Kıyametin kopacağı gün günahkârlar, ümitlerini yitirip suskunluğa gömüleceklerdir. 13- Onlar için (Allah'a) koştukları ortaklar içerisinden hiçbir şefaatçi çıkmayacaktır. Hatta onlar, (Allah'a) koştukları o ortaklarını inkâr edeceklerdir. 14- Kıyametin kopacağı gün var ya, işte o gün hepsi birbirinden ayrılacaktır. 15- İman edip salih ameller işleyenlere gelince onlar, (cennet) bahçelerinde sevinç ve nimetlere kavuşacaklardır. 16- Kâfir olup âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince; işte onlar da azabın ortasına konacaklardır. 11. Yüce Allah, tek başına bütün mahlukatı ilkin kendisinin yarattığını sonra da onları tekrar yaratıp dirilteceğini haber vermektedir. Onları dirilttikten sonra amellerinin karşılığını kendilerine vermek üzere de hepsi O’na döneceklerdir. Bundan dolayı Yüce Allah, önce kötü kimselerin amellerinin cezasını, sonra da hayır işleyenlerin amellerinin karşılığını söz konusu etmekte ve şöyle buyurmaktadır: 12. “Kıyametin kopacağı gün” insanların, âlemlerin Rabbinin huzuruna çıkıp Kıyameti ayan beyan görecekler vakit “günahkârlar ümitlerini yitirip suskunluğa gömüleceklerdir.” Her türlü hayırdan ümit keseceklerdir. Çünkü onlar, o güne suç ve günahtan başka bir şey hazırlamış değillerdir. Bunlar ise küfür, şirk ve türlü masiyetlerden oluşan günahlar olacaktır. Ceza görmeyi gerektiren sebepleri getirmiş olacaklarından ve bunlarla beraber mükâfat kazanmalarını gerektiren hiçbir sebepleri olmadığından dolayı ümitlerini yitireceklerdir, suskunluğa bürünüp iflâs edecekler. Koştukları ortaklarının kendilerine fayda sağlayacağı ve şefaatçi olacağı şeklindeki zanları da asılsız çıkmış olacaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 13. “Onlar için” Allah ile birlikte tapındıkları “klar içerisinden hiçbir şefaatçi çıkmayacaktır. Hatta onlar, (Allah'a) koştukları o ortaklarını inkâr edeceklerdir.” Yani müşrikler Allah’a koştukları ortaklardan uzak olduklarını belirtecekleri gibi kendilerine tapınılanlar da onlardan ve ibadetlerinden uzak olduklarını belirtecekler ve şöyle diyeceklerdir: “Biz, Sana (bunlardan) uzak olduğumuzu arz ederiz. Onlar, gerçekte bize ibadet etmiyorlardı.”(el-Kasas, 28/63) Böylelikle birbirlerine lanet edecek ve birbirlerinden uzaklaşacaklardır. 14. Hayır ve şer ehli, dünya hayatında amelleri ayrı ve farklı olduğu gibi o gün de birbirlerinden ayrılacaklardır. Şöyle ki: 15. “İman edip salih amel işleyenler” kalpleri ile iman eden, bu imanı da işledikleri salih amellerle doğrulayanlar “(cennet) bahçelerinde sevinç ve nimetlere kavuşacaklardır.” Bu bahçede çeşitli bitkiler ve arzu edilen her türlü şeyler bulunacaktır. Orada lezzet verici yiyecekler, içecekler, güzel huriler, hizmetkarlar (vildân, gılman), neşelendirici ve zevk verici sesler, hayret verici güzel manzaralar, hoş kokular, neşe, sevinç, mutluluk vb. gibi hiç kimsenin niteliklerini anlatmaya güç yetiremeyeceği şeylerle sevince gark olacaklardır. 16. “Kâfir olup” nimeti inkâr edip ona küfürle ve nankörlükle karşılık veren, peygamberlerin kendilerine getirmiş oldukları “âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince işte onlar da azabın ortasına konacaklardır.” Cehennem bütün yönleri ile onları çepeçevre kuşatmış, can yakıcı azap onların ta kalplerine kadar işlemiş, kaynar sular yüzlerini yakmış ve bağırsaklarını paramparça etmiş olacaktır. Her iki kesim arasındaki fark ne kadar da büyük! Nimete gark edilenlerle azaba uğratılanlar arasında eşitlik nerede?
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Dünya hayatında sınav ortamının icaplarından olmak üzere müminler ve inkârcılar bir arada yaşarlarken, mahşer günü bu birliktelik sona erecek, insanlar iki kesim halinde birbirinden ayrılacaklar, iman edip Allah’ın hoşnutluğuna uygun yararlı işler yapanlar Allah katında itibarlı bir mevki kazanmanın ve cennet nimetlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşayacaklar, inkâr edip ilâhî bildirimleri yalan saymayı inatla sürdürenler ise âhiret azabı ile baş başa bırakılacaklardır. 14. âyetin “insanlar birbirinden ayrılacaklar” diye çevrilen kısmı, müminlerin görecekleri muamele açısından kâfirlerden ayırt edileceği veya müminlerin bir daha bir araya gelmemek üzere kâfirlerden ayrılacakları şeklinde de açıklanmıştır (İbn Atıyye, IV, 331). 15. âyetin “ağırlanırlar” şeklinde çevirdiğimiz kısmına “sevindirilirler, nimetlere mazhar kılınırlar, kendilerine iyi muamele yapılır, ikramda bulunulur” anlamları da verilmiştir (Şevkânî, IV, 250-251).
Rûm Suresi 15. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah'a iman eden ve O'nun katında razı olunan amelleri işleyenlere gelince, işte onlar cennette devamlı, hiç kesintiye uğramayacak nimetlere nail olmakla sevindirilirler.