Rabbin dilediğini yaratır ve seçer; onlar için seçim hakkı yoktur. Allah onların koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer; onlar için seçim hakkı yoktur. Allah onların koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve şanı yücedir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Seçim onların değil/onların seçme hakkı yok. Allah, onların ortak koştuklarından yücedir, arınmıştır.
Süleyman Ateş
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Seçim, onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 10.8%
İngilizce
And your Lord creates what He wills and chooses; not for them was the choice. Exalted is Allah and high above what they associate with Him
Fransızca
Ton Seigneur crée ce qu'Il veut et Il choisit; il ne leur a jamais appartenu de choisir. Gloire à Allah! Il transcende ce qu'ils associent à Lui
İspanyolca
Tu Señor es Quien crea y elige hacer lo que quiere, y la elección que Él hace no se somete a la opinión de nadie. ¡Glorificado sea Dios! Está por encima de lo que Le asocian
Rusça
Твой Господь создает, что пожелает, и избирает, но у них нет выбора. Аллах пречист и превыше тех, кого они приобщают в сотоварищи
Endonezce
DanTuhanmu menciptakan dan memilih apa yang Dia kehendaki. Bagi mereka (manusia) tidak ada pilihan. Mahasuci Allah dan Mahatinggi Dia dari apa yang mereka persekutukan
Bengalce
আপনার পালনকর্তা যা ইচ্ছা সৃষ্টি করেন এবং পছন্দ করেন। তাদের কোন ক্ষমতা নেই। আল্লাহ পবিত্র এবং তারা যাকে শরীক করে, তা থেকে উর্ধ্বে।
-Ey Peygamber!- Senin Rabbin yaratmak istediğini yaratır, kendisine itaat etmesi ve elçiliği için dilediğini seçer. Müşriklerin bir seçim hakkı olmadığı için Allah'a karşı bir itirazları da olamaz. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- onların kendisiyle beraber ibadet ettikleri ortaklardan münezzeh ve mukaddestir.
68- Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçme yetkileri yoktur. Allah, onların şirk koştuklarından/koşmalarındna yüce ve münezzehtir. 69- Rabbin, hem göğüslerinin gizlediklerini hem de açığa vurduklarını elbette bilir. 70- O, kendisinden başka hiçbir (hak) ilâh bulunmayan Allah’tır. Dünyada da âhirette de hamd O’na mahsustur. Hüküm de yalnız O’nundur. Siz de yalnız O’na döndürüleceksiniz.
68. Yüce Allah, bütün mahlukatı kendisinin yarattığını, meşîetinin bütün yaratıklar hakkında geçerli olduğunu, özellikle de birtakım kişileri, emirleri, zamanları ve mekânları kendisinin tek başına seçip tercih ettiğini vurgulamaktadır. Hiçbir kimsenin emir verme ve herhangi bir tercihte bulunma yetkisi yoktur. Yüce Allah, müşriklerin O’na ortak koştukları bütün ortaklardan, yardımcılardan, evlattan, eşten ve buna benzer her türlü ortaktan yüce ve münezzehtir. 69-70. O, kalplerde saklı olanları da açığa vurulanları da bilendir. Dünyada da âhirette de hak ma’bud yalnızca O’dur. Sahip olduğu bütün celal ve cemal sıfatları, kullarına ve yaratılmışlara bağışlamış olduğu her türlü ihsan ve lütuflarından dolayı hamd, yalnız O’nadır. Dünyada da âhirette de yegane hükümran O’dur. Bütün yaratıkları hakkında geçerli olan kaderi hükmü ile de bütün şer’i hükümlerin, emir ve yasakların kaynağı olan dini hükümleri ile de dünyada hükmeden tek hakim O’dur. Âhirette de hem kaderî hükmü ile hem de cezaî (amellerin karşılığını veren) hükmü ile hükmedecek olan O’dur. Bundan dolayı:“Siz de yalnız O’na döndürüleceksiniz” buyurmaktadır. Sizin her birinizi, ameli hayır ve şer türünden her ne ise ona göre mükâfatlandıracak ya da cezalandıracak olan O’dur.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah varlıkları yaratırken ve görevlendireceği peygamberleri seçerken kullara sormaz; çünkü yaratma ve tercih O’na mahsustur. Kulların tercih hak ve imkânları sorumlu tutuldukları kararları ve eylem alanlarıyla ilgilidir. 69. âyette Allah’ın tercihi ve yaratması gibi, kullarının bütün durumlarını gizlisiyle açığıyla istisnasız ve kusursuz bilecek şekilde ilminin de geniş ve sınırsız olduğu ifade edilmektedir.
“Önünde de sonunda da hamd O’na mahsustur” diye çevirdiğimiz 70. âyetteki cümleyi müfessirler, “Bu dünyada da âhirette de hamd O’na mahsustur” şeklinde yorumlamışlardır (Taberî, XX, 102; Şevkânî, IV, 177; Esed, II, 797).
-Ey Peygamber!- Senin Rabbin yaratmak istediğini yaratır, kendisine itaat etmesi ve elçiliği için dilediğini seçer. Müşriklerin bir seçim hakkı olmadığı için Allah'a karşı bir itirazları da olamaz. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- onların kendisiyle beraber ibadet ettikleri ortaklardan münezzeh ve mukaddestir.