Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. Ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ve sen, düştükleri sapıklıktan körleri de çıkaramazsın. Teslim olmuş kişiler halinde ayetlerimize inananlardan başkasına sesini duyuramazsın.
Süleyman Ateş
Ve sen kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin. Sen, ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin ve onlar derhal müslüman olurlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.2%
İngilizce
And you cannot guide the blind away from their error. You will only make hear those who believe in Our verses so they are Muslims [submitting to Allah]
Fransızca
Et tu ne peux non plus guider les aveugles hors de leur égarement. Tu ne feras entendre que ceux qui croient en Nos versets et se soumettent
İspanyolca
Ni puedes guiar a los ciegos [que no quieren ver] y sacarlos de su extravío. Tú solo puedes hacer que escuchen quienes creen en Mis signos y se someten a Dios [siendo musulmanes]
Rusça
Ты не выведешь слепых из их заблуждения. Ты можешь заставить слышать только тех, которые веруют в Наши знамения, будучи мусульманами
Endonezce
Dan engkau tidak akan dapat memberi petunjuk orang buta dari kesesatannya. Engkau tidak dapat menjadikan (seorang pun) mendengar, kecuali orang-orang yang beriman kepada ayat-ayat Kami, lalu mereka berserah diri
Bengalce
আপনি অন্ধদেরকে তাদের পথভ্রষ্টতা থেকে ফিরিয়ে সৎপথে আনতে পারবেন না। আপনি কেবল তাদেরকে শোনাতে পারবেন, যারা আমার আয়াতসমূহে বিশ্বাস করে। অতএব, তারাই আজ্ঞাবহ।
Sen, hakka karşı gözleri kör olmuş kimselere hidayet edecek değilsin. Onlar için üzülme ve kendini yorma. Sen hakkı ancak, Yüce Allah’ın emirlerine boyun eğmiş ayetlerimize iman etmiş kimselere anlatabilirsin.
79- O halde sen Allah’a tevekkül et. Çünkü sen apaçık hak üzeresin. 80- Sen, ölülere işittiremezsin. Arkalarını dönüp gittiklerinde sağırlara da daveti işittiremezsin. 81- Sen körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola erdiremezsin. Sen ancak âyetlerimize iman edip de teslim/müslüman olanlara (davetini) duyurabilirsin.
79. Yani menfaatlerin elde edilmesi, zararların defedilmesi, risaletin tebliğ edilip dinin dimdik ayakta tutulması ve düşmanlara karşı cihad edilmesi hususlarında Rabbine güvenip dayan. “Çünkü sen apaçık hak üzeresin.” Hak üzere olan kimse ise hakka çağırır. Onun zaferi için çalışır. Böyle bir kimsenin başkalarına göre daha çok Allah’a tevekkül etmesi gerekir. Çünkü o; kararlı, doğruluğu bilinen, hakkında herhangi bir şüphe ve tereddüdün söz konusu olmadığı bir işi gerçekleştirme uğrunda çalışır, didinir. ynı şekilde onun sahip olduğu hak son derece açıktır. Üstü kapalı bir tarafı yoktur, hakkında şüpheyi gerektirecek bir yanı bulunmamaktadır. en görevini yerine getirip bu hususta Allah’a gereği gibi tevekkül edecek olursan, sapıtanların sapıklığının sana zararı olmaz. Onları hidâyete iletmek de senin görevin değildir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
80. Yani onları davet edip de onlara seslendiğinde seini duyuramazsın. Özellikle de “arkalarını dönüp gittiklerinde” Çünkü arkalarını dönüp gittikleri vakit hiç mi hiç işitmezler.
81. “Sen körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola erdiremezsin” buyruğu Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “Muhakkak ki sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin. Fakat Allah dilediğine hidâyet verir.”(el-Kasas, 28/56)“Sen ancak âyetlerimize iman edip de teslim/müslüman olanlara (davetini) duyurabilirsin.” İşte bunlardır sana itaat edecekler. Bunlar, Allah’ın âyetlerine iman edenler, amelleriyle ve teslimiyetleriyle bunlara itaat edenlerdir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Ancak dinleyenler kabul ederler. Ölüleri ise Allah diriltecektir, sonra yalnız O’na döndürüleceklerdir.”(el-En’âm, 6/36)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnkârcıların haksız ve inatçı tutumları karşısında Hz. Peygamber teselli edilmekte, gittiği yol doğru ve apaçık olduğu için ümitsizliğe kapılmaması ve Allah’a dayanıp güvenmesi tavsiye edilmektedir. Bununla birlikte inanmayanları Allah Teâlâ 80. âyette ölü ve sağırlara, 81. âyette ise yolunu yitirmiş körlere benzetmektedir. Çünkü duyularını ve aklını amaçlarına uygun olarak kullanmayanın bunlardan yoksun olandan farkı yoktur.
Sen, hakka karşı gözleri kör olmuş kimselere hidayet edecek değilsin. Onlar için üzülme ve kendini yorma. Sen hakkı ancak, Yüce Allah’ın emirlerine boyun eğmiş ayetlerimize iman etmiş kimselere anlatabilirsin.