Önceki ayet· 26:165Sonraki ayet· 26:167

Şuarâ Suresi 166. Ayet· 26:166

↗ Şuarâ suresi
Mekki
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمۡ رَبُّكُم مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ عَادُونَ
Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz.
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
"Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!"
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Doğrusu siz haddi aşmış bir kavimsiniz."
Süleyman Ateş
Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.6%
İngilizce
And leave what your Lord has created for you as mates? But you are a people transgressing
Fransızca
Et délaissez-vous les épouses que votre Seigneur a créées pour vous? Mais vous n'êtes que des gens transgresseurs»
İspanyolca
a la vez que se apartan de lo que su Señor creó para ustedes, su esposa [una pareja mujer]. Ustedes son un pueblo trasgresor
Rusça
и оставлять ваших жен, которых ваш Господь создал для вас? О нет! Вы являетесь преступным народом»
Endonezce
dan kamu tinggalkan (perempuan) yang diciptakan Tuhan untuk menjadi istri-istri kamu? Kamu (memang) orang-orang yang melampaui batas
Bengalce
এবং তোমাদের পালনকর্তা তোমাদের জন্যে যে স্ত্রীগনকে সৃষ্টি করেছেন, তাদেরকে বর্জন কর? বরং তোমরা সীমালঙ্ঘনকারী সম্প্রদায়।
Çince
而舍弃你们的主为你们创造的妻子呢?其实,你们是犯罪的民众。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah Teâlâ'nın şehvetlerinizi gidermemiz için yaratmış olduğu eşlerinizle cinsel ilişkiyi bırakıyor musunuz? Bilakis siz, münker olan bu cinsî sapıklıkla Yüce Allah'ın sınırını aşıyorsunuz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
160- Lût kavmi de peygamberleri yalanladılar. 161- Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti:“Korkup sakınmaz mısınız?” 162- “Ben size (gönderilmiş) güvenilir bir peygamberim.” 163- “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” 164- “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir. 165- “Siz, insanlar arasında erkeklere yaklaşıyorsunuz, öyle mi?!” 166- “Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi de terk ediyorsunuz demek?! Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” 167- Dediler ki:“Ey Lût, eğer vazgeçmezsen kesinlikle sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.” 168- Dedi ki:“Ben sizin bu yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” 169- “Rabbim, beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar.” 170- Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. 171- Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç. 172- Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. 173- Onların üzerine (feci) bir (taş) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır! 174- Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. 175- Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir. 160-167. Yani Lût, kendisinden önce sözü geçen peygamberler gibi kavmini davet etti. Onlar da kendilerinden önce sözü edilen kavimler gibi Lût’a karşılık verdiler. Böylelikle küfürde kalpleri birbirine benzediği gibi söyledikleri sözler de birbirine benzedi. Lût kavmi şirkleri ile birlikte daha önce âlemlerden hiçbir kimsenin işlemediği bir hayasızlık da işliyorlardı. Onlar son derece pis ve tiksinti veren bir iş olan erkeklere yaklaşmayı tercih ediyorlardı. Yüce Allah’ın kendileri için yaratmış olduğu zevcelerinden yüz çeviriyorlardı. Buna sebep ise onların günahta aşırı gitmeleri ve haddi aşmalarıydı. Lût bu işten vazgeçmelerini ısrarla söyleyip durdu. Nihâyet ona:“Ey Lût, eğer vazgeçmez isen kesinlikle” bu şehirden “sürülüp çıkarılanlardan olacaksın” dediler. 168-169. Lût, onların bu yollarını sürdürmeye devam ettiklerini görünce şöyle dedi:“Ben sizin yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” Bu işten vazgeçmenizi isteyen, bundan sakındıran ve bundan nefret eden kimselerdenim. “Rabbim beni ve ailemi onların yaptıklarından” o işi işlemekten ve bunun cezasına çarptırılmaktan “kurtar.” 170-175. Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu: “Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç.” O azapta kalanlar arasında oldu. Bu da Lut’un karısı idi. “Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. Onların üzerine” pişirilmiş çamurdan yapılmış taşlardan bir “yağmur yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır!” Allah onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere hepsini helâk etti. “Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Lût aleyhisselâm, Hz. İbrâhim’in kardeşi Haran’ın oğludur. İbrâhim aleyhisselâm ile birlikte Irak’tan ayrılıp Filistin’e gitmiş, daha sonra da Ölüdeniz (Lût gölü) kıyısında yaşayan inkârcılık ve sapık ilişkiler (homoseksüellik) içinde bulunan Sodom ve Gomore halkını ıslah etmekle görevlendirilmiş bir peygamberdir (bk. A‘râf 7/80).
Şuarâ Suresi 166. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah Teâlâ'nın şehvetlerinizi gidermemiz için yaratmış olduğu eşlerinizle cinsel ilişkiyi bırakıyor musunuz? Bilakis siz, münker olan bu cinsî sapıklıkla Yüce Allah'ın sınırını aşıyorsunuz.