Meryem oğlunu da, annesini de mucize kıldık. Her ikisini de, pınarı bulunan, oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Meryem oğlunu da, annesini de mucize kıldık. Her ikisini de, pınarı bulunan, oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Meryemoğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, sulu bir tepeye yerleştirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Meryem'in oğluyla annesini birer ayet kıldık ve onları oturmaya uygun pınarlı bir tepeye yerleştirdik.
Süleyman Ateş
Meryem oğlunu ve annesini bir mu'cize kıldık ve onları oturmaya uygun, çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.8%
İngilizce
And We made the son of Mary and his mother a sign and sheltered them within a high ground having level [areas] and flowing water
Fransızca
Et Nous fîmes du fils de Marie, ainsi que de sa mère, un prodige; et Nous donnâmes à tous deux asile sur une colline bien stable et dotée d'une source
İspanyolca
Hice de Jesús y su madre María, un signo [de Mi poder]. A ambos les di refugio en una colina, un lugar de descanso seguro con aguas cristalinas
Rusça
Мы сделали сына Марьям (Марии) и его мать знамением и поселили их в укромном месте на холме, где протекал ручей
Endonezce
Dan telah Kami jadikan (Isa) putra Maryam bersama ibunya sebagai suatu bukti yang nyata (bagi kebesaran Kami), dan Kami melindungi mereka di suatu dataran tinggi, (tempat yang tenang, rindang dan banyak buah-buahan) dengan mata air yang mengalir
Bengalce
এবং আমি মরিয়ম তনয় ও তাঁর মাতাকে এক নিদর্শন দান করেছিলাম। এবং তাদেরকে এক অবস্থানযোগ্য স্বচ্ছ পানি বিশিষ্ট টিলায় আশ্রয় দিয়েছিলাম।
Meryem'in oğlu İsa'yı ve annesi Meryem'i kudretimize delalet eden birer ayet kıldık. Meryem, ona babasız olarak hamile kaldı. Biz, o ikisini yüksek, akarsuyu olan, düzgün ve meskun bir yere yerleştirdik.
50- Meryem oğlu (İsâ’yı) da anasını da bir mucize kıldık. Onları yerleşmeye elverişli ve akarsuyu olan yüksek bir yerde barındırdık.
50. Yani biz Meryem oğlu İsâ’ya da lütuf ve ihsanda bulunduk. O’nu ve anasını Allah’ın hayret verici âyetlerinden kıldık. Çünkü annesi, ona babasız olarak gebe kalıp dünyaya getirmişti. Kendisi beşikte henüz küçük bir çocuk iken konuşmuştu. Ayrıca Yüce Allah, onun vasıtası ile pek çok mucizeler göstermişti. “Onları yerleşmeye elverişli ve akarsuyu olan yüksek bir yerde barındırdık” Allah daha iyi bilir ama bu, Meryem’in onu doğurduğu zaman olmuştu. Yüce Allah’ın şu buyruğu da buna delildir:“Rabbin senin alt tarafında” yani yüksekliği dolayısı ile bulunduğun mekanın alt tarafında kalan “bir su arkı var etti.” Bu da kaynayan küçük bir akarsu idi. “Hurma ağacının gövdesini kendine doğru silkele de üzerine olgunlaşmış taze hurmalar dökülsün.”(Meryem, 19/24-26)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hz. Meryem bâkire iken hamile kalmış ve böylece Hz. Îsâ babasız dünyaya gelmiştir. Bu, Allah’ın yaratıcı kudretinin büyüklüğünü gösteren en önemli mûcizelerden olduğu için burada olaya, “delil, mûcize, işaret” gibi anlamlara gelen âyet kelimesiyle işaret edilmiştir (aynı konuda bk. Âl-i İmrân 3/47; Meryem 19/21; Enbiyâ 21/91).
Gerek burada gerekse başka âyetlerde Îsâ yerine veya Îsâ ismiyle birlikte Meryem oğlu denilerek, dolaylı bir ifadeyle, Îsâ’yı Allah’ın oğlu sayan hıristiyan inancı reddedilmiş bulunmaktadır. Îsâ ve annesinin yerleştirildiği bildirilen yerin neresi olduğu hakkında Kudüs’teki İlya, Ramallah, Mısır, Dımaşk gibi farklı yerlerden söz edilmektedir (Râzî, XXIII, 103; bilgi için bk. Ömer Faruk Harman, “Îsâ”, DİA, XXII, 465-472).
Meryem'in oğlu İsa'yı ve annesi Meryem'i kudretimize delalet eden birer ayet kıldık. Meryem, ona babasız olarak hamile kaldı. Biz, o ikisini yüksek, akarsuyu olan, düzgün ve meskun bir yere yerleştirdik.