Önceki ayet· 22:8Sonraki ayet· 22:10

Hac Suresi 9. Ayet· 22:9

↗ Hac suresi
Medeni
ثَانِيَ عِطۡفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۖ لَهُۥ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَنُذِيقُهُۥ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ
Allah'ın yolundan şaşırtmak için boynunu öteye döndürerek (kabara kabara tartışmasını sürdürür), dünyada onun için bir kepazelik vardır. Kıyamet günü de ona yangın azabını taddıracağız:
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Allah'ın yolundan şaşırtmak için boynunu öteye döndürerek (kabara kabara tartışmasını sürdürür), dünyada onun için bir kepazelik vardır. Kıyamet günü de ona yangın azabını taddıracağız:
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah yolundan şaşırtmak (saptırmak) için büyüklük taslayarak (tartışır). Dünyada ona bir rezillik vardır. Kıyamet gününde ise ona cehennem azabını tattıracağız
Yaşar Nuri Öztürk
Yanını eğip bükerek uğraşır ki, Allah yolundan saptırıversin. Böyle kişiye dünyada bir yüz karası öngörülmüştür. Ve kıyamet günü biz ona, o kasıp kavuran yangının azabını tattıracağız.
Süleyman Ateş
Allah'ın yolundan şaşırtmak için boynunu öteye döndürerek (kabara kabara tartışmasını sürdürür), dünyada onun için bir kepazelik vardır. Kıyamet günü de ona yangın azabını taddıracağız:
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.0%
İngilizce
Twisting his neck [in arrogance] to mislead [people] from the way of Allah. For him in the world is disgrace, and We will make him taste on the Day of Resurrection the punishment of the Burning Fire [while it is said]
Fransızca
affichant une attitude orgueilleuse pour égarer les gens du sentier d'Allah. A lui l'ignominie ici-bas; et Nous Lui ferons goûter le Jour de la Résurrection, le châtiment de la fournaise
İspanyolca
Con arrogancia pretenden apartar a la gente del camino de Dios. Serán humillados en esta vida, y el Día de la Resurrección los haré sufrir el castigo de quemarse
Rusça
Он надменно поворачивает шею, чтобы сбить других с пути Аллаха. Ему уготован позор в этом мире, а в День воскресения Мы дадим ему вкусить мучения от обжигающего Огня
Endonezce
sambil memalingkan lambungnya (dengan congkak) untuk menyesatkan manusia dari jalan Allah. Dia mendapat kehinaan di dunia, dan pada hari Kiamat Kami berikan kepadanya rasa azab neraka yang membakar
Bengalce
সে পার্শ্ব পরিবর্তন করে বিতর্ক করে, যাতে আল্লাহর পথ থেকে বিভ্রান্ত করে দেয়। তার জন্যে দুনিয়াতে লাঞ্ছনা আছে এবং কেয়ামতের দিন আমি তাকে দহন-যন্ত্রণা আস্বাদন করাব।
Çince
他傲慢地走开,以便诱人叛离安拉的大道。他在今世要受凌辱,复活日我要他尝试烧灼的刑罚。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İnsanları imandan ve Yüce Allah'ın dinine girmekten alıkoymak için kibirlenerek boynunu çevirir. Durumu böyle olan kimse kendisini yakalayacak olan ceza ile dünyada zelil olur ve ahirette yakıcı ateşin azabını ona tattırırız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
8- İnsanlardan bazısı vardır ki Allah hakkında bilgisiz, delilsiz ve aydınlatıcı bir kitap olmaksızın tartışır. 9- Büyüklenip yüz çevirir de insanları Allah yolundan saptırmaya çalışır. Dünyada onun için rüsvaylık vardır. Kıyamet günü de ona yakıcı ateş azabını tattırırız. 10- “İşte bu, kendi ellerinin önceden gönderdikleri sebebi iledir, yoksa Allah kullarına zulmedici değildir.” 8. Daha önceki (3. ayette geçen) tartışma, başkalarını taklit edenlerin yaptığı tartışma idi. Burada ise bid’atlere çağıran azgın şeytanın yaptığı tartışma söz konusu edilmektedir. Yüce Allah, bu şeytanın “Allah hakkında” sağlıklı “bir bilgi” sahibi olmadan ve “bir delili” bulunmaksızın Allah’ın peygamberlerine ve onlara tâbi olanlara karşı batılı ileri sürüp bu yolla hakkı çürütmek maksadı ile tartıştığını haber vermektedir. O, bu tartışmasında kendisini doğruya iletecek kimseye uymadığı gibi ona doğruyu gösteren bir akla da hidâyet bulmuş bir kimseye de uymamaktadır. “Aydınlatıcı” açık ve anlaşılır “bir kitabı” da yoktur. Onun ne aklî ne de naklî bir delili vardır. Onun ileri sürdüğü, ancak şeytanın kendisine telkin ettiği birtakım şüphelerden ibarettir:“Gerçekten şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına telkinde bulunurlar.”(el-En’am, 6/21) 9-10. Bununla birlikte “büyüklenip yüz çevirir”, yanını ve yüzünü başka tarafa döndürür. Bu, onun hakka karşı büyüklenmesini, insanları da hakir görmesini kinayeli olarak anlatan bir ifadedir. O, faydasız bilgisi sebebi ile şımarmış, hak ehlini ve beraberlerinde bulunan hakkı küçümsemiştir. “insanları Allah yolundan saptırmaya çalışır” o, sapıklığın davetçilerindendir. Bunun kapsamına da bütün küfür ve sapıklığın önderleri girer. Daha sonra Yüce Allah, böylesinin dünya ve âhiretteki cezasını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Dünyada onun için rüsvaylık vardır.” Yani âhiretten önce o, daha bu dünyada rezil olur. Bu, Yüce Allah’ın hayret verici âyetlerinden birisidir. Küfür ve sapıklığa davet edenlerden olup da layık olduğu şekilde ve durumuna uygun olarak insanlar tarafından kendisine kızılmadık, lanet okunmayan, nefret edilmeyen ve yerilmeyen hiç kimse yoktur. “Kıyamet günü de ona yakıcı ateş azabını tattırırız.” O ateşi, ileri derecedeki sıcaklığını ve aşırı yakıcı alevini tattırırız. Bu azap, dünyada iken kendi elleri ile kazandıkları sebebi iledir. “Yoksa Allah kullarına zulmedici değildir.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yeterli bilgiye sahip olmadan, doğru bir kılavuza uymadan ve ilâhî bir kitabın ışığından yararlanmadan evrendeki küçücük sırların bile çözülmesi mümkün değilken, bütün bunlardan yoksun bazı kişilerin evrenin yaratıcısı olan Allah hakkında tartışmaya girişmelerinin ne kadar abes olduğuna dikkat çekilmektedir (9. âyette geçen ve “kılavuz” diye çevirdiğimiz hüdâ kelimesi “ikna edici bir açıklama ve kanıt” şeklinde de anlaşılmıştır, Taberî, XVII, 120). 9. âyette belirtildiği üzere bu gibi kimselerin amacı başkalarını Allah yolundan saptırmak olduğu için, inandığı bir şeyi ispatlama çabası içinde olmazlar ve kendilerine uymayanlara ön yargıyla baktıkları için ellerindeki imkânları kötüye kullanıp büyüklük taslamayı yeğlerler. Âyetin “büyüklük taslayarak” şeklinde çevrilen kısmına “uyarı ve öğütten yüz çevirerek” mânası da verilmiştir (Şevkânî, III, 495). Âyette ayrıca “Onun dünyadaki payı rüsvâ olmaktır” buyurularak böyle kimselerin bu bozguncu tutumları kınanırken, dünya hayatında elde edecekleri başarı ve ulaşacakları refah düzeyi ne olursa olsun, ahlâk yönünden düşük sayılmaya ve insanlığın ortak değerleri açısından reddedilmeye mahkûm olacaklarına işaret edilmektedir.
Hac Suresi 9. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İnsanları imandan ve Yüce Allah'ın dinine girmekten alıkoymak için kibirlenerek boynunu çevirir. Durumu böyle olan kimse kendisini yakalayacak olan ceza ile dünyada zelil olur ve ahirette yakıcı ateşin azabını ona tattırırız.