Önceki ayet· 22:22Sonraki ayet· 22:24

Hac Suresi 23. Ayet· 22:23

↗ Hac suresi
Medeni
إِنَّ ٱللَّهَ يُدۡخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ يُحَلَّوۡنَ فِيهَا مِنۡ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٖ وَلُؤۡلُؤٗاۖ وَلِبَاسُهُمۡ فِيهَا حَرِيرٞ
Doğrusu Allah, inanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Orada altın bilezikler ve inciler takınırlar. Oradaki elbiseleri de ipektendir
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Doğrusu Allah, inanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Orada altın bilezikler ve inciler takınırlar. Oradaki elbiseleri de ipektendir
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphesiz Allah iman edip yararlı iş işleyenleri, altından ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altın bilezikler ve inciler takınacaklar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Orada, altından bilezikler ve inciyle süsleneceklerdir. Ve orada giysileri ipektir.
Süleyman Ateş
Allah, inanan ve iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. Orada altun bilezikler ve inci(ler) takınırlar. Orada giysileri de ipektir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.1%
İngilizce
Indeed, Allah will admit those who believe and do righteous deeds to gardens beneath which rivers flow. They will be adorned therein with bracelets of gold and pearl, and their garments therein will be silk
Fransızca
Certes Allah introduit ceux qui croient et font de bonnes œuvres aux Jardins sous lesquels coulent les ruisseaux. Là, ils seront parés de bracelets d'or, et aussi de perles; et leurs vêtements y seront de soie
İspanyolca
Dios hará entrar en jardines por donde corren ríos a los creyentes que hayan obrado rectamente. Serán engalanados con pulseras de oro y perlas, y serán vestidos con seda
Rusça
А тех, которые уверовали и совершали праведные деяния, Аллах введет в Райские сады, в которых текут реки. Там они будут украшены золотыми браслетами и жемчугом, а их одеяния будут из шелка
Endonezce
Sungguh, Allah akan memasukkan orang-orang yang beriman dan mengerjakan kebajikan ke dalam surga-surga yang mengalir di bawahnya sungai-sungai. Di sana mereka diberi perhiasan gelang-gelang emas dan mutiara, dan pakaian mereka dari sutera
Bengalce
নিশ্চয় যারা বিশ্বাস স্থাপন করে এবং সৎকর্ম করে, আল্লাহ তাদেরকে দাখিল করবেন উদ্যান সমূহে, যার তলদেশ দিয়ে নির্ঝরিণীসমূহ প্রবাহিত হবে। তাদেরকে তথায় স্বর্ণ-কংকন ও মুক্তা দ্বারা অলংকৃত করা হবে এবং তথায় তাদের পোশাক হবে রেশমী।
Çince
安拉必定要使信道而且行善者进入那下临诸河的乐园,他们在其中得享用金镯和珍珠作装饰,他们的衣服是丝绸的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İman topluluğu, Allah'a iman eden ve salih amelleri işleyenlerdir. Yüce Allah onları saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Yüce Allah onları altın bilezikler ve inci takılar ile süsler. Oradaki elbiseleri ise ipektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
17- İman edenler, yahudiler, sabiîler, hristiyanlar, Mecusiler/ateşperestler ve müşrikler var ya muhakkak Allah, kıyamet gününde bunların aralarında hükmedecektir. Şüphesiz Allah her şeye şahittir. 18- Görmez misin mi ki göklerde ve yerde olan herkes, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan bir çoğu Allah’a secde ederler? Onlardan birçoğuna da azap hak olmuştur. Allah’ın zelil kıldığını aziz edecek hiç kimse yoktur. Şüphesiz Allah dilediğini yapar. 19- Bu iki sınıf, Rableri hakkında tartışan iki hasımdırlar. Kâfirlere gelince onlar için ateşten elbiseler biçilir ve başlarının üzerinden kaynar su dökülür. 20- (Öyle ki) o suyla karınlarında ne varsa eritilir, derileri de. 21- Onlar için demir sopalar da vardır. 22- (Yaşadıkları) acıdan dolayı oradan çıkmak istedikleri her seferinde oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yakıcı ateşin azabını tadın” denir. 23- Allah, iman edip salih ameller işleyenleri ise altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Onlar orada altın bileziklerle ve incilerle bezenirler. Oradaki giyecekleri de ipektir. 24- Onlar (Allah tarafından) hem güzel söze ulaştırılmışlardır, hem de Hamîd olanın yoluna ulaştırılmışlardır. 17. Yüce Allah, yeryüzünde çeşitli dinlere mensup kimseleri, kendilerine kitap verilmiş olanları, mü’minleri, yahudileri, hristiyanları, sabiileri, mecusileri ve müşrikleri söz konusu ederek bunların tümünü kıyamet gününde bir araya getireceğini ve aralarında adaletli hükmünü vererek hak yolda mı batıl peşinde mi olduklarını ortaya çıkaracağını haber vermekte ve tespit etmiş olduğu, yazdığı ve şahit olduğu amellerinin karşılığını kendilerine vereceğini bildirmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah, âyet-i kerimenin sonunda:“Şüphesiz Allah her şeye şahittir” buyurmaktadır. Daha sonra Yüce Allah, bu çeşitli din mensupları arasında vereceği hükmü ayrıntılı olarak açıklayarak şöyle buyurmaktadır: 19. “Bu iki sınıf, Rableri hakkında tartışan iki hasımdırlar.” Yani her birisi kendisinin haklı olduğunu iddia etmektedir. “Bunlar Rab’leri hakkında davalaşan iki hasımdırlar.” Her birisi haklı olduğunu iddia etmektedir. “Kâfirlere gelince” Bu; yahudi, hristiyan, mecusi, sabiî ve müşrik olan bütün kâfirleri kapsar “onlar için ateşten elbiseler biçilir.” Yani onlara katrandan elbiseler dikilir ve bu elbiseler de ateşe verilir. Bundan maksat da bütün yönleri ile azabın onları kuşatmasıdır. 20. “Başlarının üzerinden” son derece “kaynar su dökülür.” Bu son derece kaynar su ile “karınlarında” et, yağ ve bağırsak gibi her “ne varsa” bu suyun aşırı sıcaklığından dolayı “eritilir.” 21. “Onlar için demir sopalar da vardır.” Bu demir sopalar, oldukça sert ve haşin meleklerin ellerinde bulunacak ve onlar da kâfirlere bu demir sopalarla vurup onları perişan edeceklerdir. 22. “(Yaşadıkları) acıdan dolayı oradan çıkmak istedikleri her seferinde oraya geri döndürülürler.” Azapları bir süre olsun hafifletilmez, onlara herhangi bir süre de verilmez. Azarlanmaları maksadı ile de:“Yakıcı ateşin” yani kalpleri ve bedenleri kavuran o ateşin “azabını tadın” denilir. 23. “Allah, iman edip salih ameller işleyenleri ise altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır.” Bilindiği gibi iman edip salih amel işleme vasfı, ancak bütün kitaplara ve bütün peygamberlere iman eden müslümanlar hakkında söz konusudur, başkaları buna dahil değildir. “Onlar orada altın bileziklerle ve incilerle bezenirler.” Erkekleri de kadınları da altın bilezikler takınırlar. “Oradaki giyecekleri de ipektir.” Böylelikle mazhar olacakları nimetler, tam ve eksiksiz olacaktır: Cennetlerde bulunan oldukça lezzetli ve çeşit çeşit yiyecekler, akıp duran ırmaklar -ki bunlar sudan, sütten, baldan ve şaraptan ırmaklardır-, ayrıca çeşitli elbiseler ve mükemmel zinet eşyaları… bütün bunlar mazhar olacakları nimetlerin eksiksiz olacağını göstermektedir. Bu bunları sağlayan sebep ise şudur: 24. “Onlar hem güzel söze” en faziletlisi ve en güzeli ihlâs kelimesi (lâ ilâhe illallah, kelime-i tevhid) olan ve Allah’ın zikrini içeren yahut da Allah’ın kullarına ihsan ve iyilik mahiyetinde bulunan tüm güzel sözlere “ulaştırılmışlardır. Hem de Hamîd yola/Hamîd’in yoluna ulaştırılmışlardır.” Hamid, yani övgüye layık, güzel yola (İslam’a) iletilmişlerdir. Çünkü şeriatın bütünü, hikmetlidir, övgüye layıktır, onun emrettikleri güzel, yasak kıldıkları ise çirkindir. Bu şeriat herhangi bir kusur ve aşırılık içermeyen faydalı bilgiyi ve salih ameli kapsayan dindir. Mana şöyle de olabilir: Onlar Hamid (her türlü hamde layık) olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir. Çünkü Yüce Allah, çoğunlukla “yol”u kendisine izafe ederek zikretmektedir. Bunun sebebi ise bu yolun, izleyenini Allah’a ulaştırmasıdır. Burada Allah'ın “Hamîd” güzel isminin anılışı, onların hidâyete, Rablerine hamdleri ve O’nun onlara ihsan etmiş olduğu lütuf sebebi ile nail olduklarını açıklamak içindir. Bundan dolayı cennette şöyle dua edeceklerdir:“Bizi buna ulaştıran Allah’a hamd olsun. Allah bizi buna ulaştırmasaydı kendiliğimizden buna ulaşamazdık.”(el-Araf, 7/143) 18. Yüce Allah, (iki hasım taraftan bahseden) âyet-i kerimeler arasında (18. âyet-i kerimede) bütün yaratıkların, göklerde ve yerde bulunan her şeyin, güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların, bütün canlı varlıkların ve mü’minler demek olan “pek çok insanın” kendisine secde ettiğini söz konusu etmektedir. “Onlardan birçoğuna da azap hak olmuştur.” Küfrü ve iman etmemesi sebebi ile Yüce Allah, onları imana muvaffak kılmadığından dolayı onlar için azap kesindir. Çünkü Yüce Allah, böylelerini hakir ve küçük düşürmüştür. “Allah’ın zelil kıldığını aziz edecek hiç kimse yoktur.” O’nun dilediğini kimse reddedemez, O’nun iradesine kimse karşı çıkamaz. Bütün yaratılmışlar, Rablerine secde edip O’nun azameti önünde zilletle eğildiklerine, izzeti önünde boyun büküp O’nun uçsuz bucaksız saltanatını tanıdıklarına göre bu, yalnızca kendisinin mabud, rab, her türlü hamde layık, mutlak hükümran olduğuna delildir. Ayrıca O’na ibadeti bırakıp başkalarına ibadete yönelen kimselerin de haktan alabildiğine uzak bir şekilde sapıtmış olduğuna ve apaçık bir hüsrana ve ziyana mahkum olacağına da delildir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an’ın birçok âyetinde olduğu gibi burada da, evrendeki zorunlu itaat yasaları uyarınca Allah’a boyun eğen varlıklara dikkat çekilmekte, insanların ise sınav ortamının icabı olarak hür iradeleriyle baş başa bırakılmaları neticesinde topyekün bir teslimiyet ve itaat içinde olmadıkları, dolayısıyla birçok insan Allah’a itaat edip kurtuluşa ererken nicelerinin de azabı hak etmiş olacağı uyarısı yapılmaktadır. Âyetlerde yer alan tasvirlerde açıkça görüldüğü üzere, dünyadakinden başka bir hayat tanımayıp inkârcılıkta direnen ve rableri hakkında çekişme içine girenlerin öteki dünyadaki âkıbetleri pek acı olacaktır. İman edip Allah’ın hoşnutluğuna uygun davranışlarda bulunanların mükâfatı ise dünyada en cazip görünen nimetlere eriştirilmekten ibaret değildir. Çünkü onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah katında en itibarlı mevkiye, Allah’ın yoluna iletilmiş ve sözlerin en güzeline yöneltilmişlerdir ki bu da mutlulukların en büyüğüdür.
Hac Suresi 23. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İman topluluğu, Allah'a iman eden ve salih amelleri işleyenlerdir. Yüce Allah onları saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Yüce Allah onları altın bilezikler ve inci takılar ile süsler. Oradaki elbiseleri ise ipektir.