Önceki ayet· 20:79Sonraki ayet· 20:81

Tâhâ Suresi 80. Ayet· 20:80

↗ Tâhâ suresi
Mekki
يَٰبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ قَدۡ أَنجَيۡنَٰكُم مِّنۡ عَدُوِّكُمۡ وَوَٰعَدۡنَٰكُمۡ جَانِبَ ٱلطُّورِ ٱلۡأَيۡمَنَ وَنَزَّلۡنَا عَلَيۡكُمُ ٱلۡمَنَّ وَٱلسَّلۡوَىٰ
Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanını size vadettik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanını size vadettik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık ve Tûr dağının sağ yanında size söz verdik, üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey İsrailoğulları, şu bir gerçek ki, biz sizi düşmanınızdan kurtardık. Tûr'un sağ yanında size vaatte bulunduk. Ve üstünüze kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
Süleyman Ateşen ayrışan
Ey İsrail oğulları, biz sizi düşmanınızdan kurtardık ve Tur'un sağ yanında, (Musa ile konuşmayı) size va'dettik; üzerinize kudret helvasıyle bıldırcın indirdik.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.9%
İngilizce
O Children of Israel, We delivered you from your enemy, and We made an appointment with you at the right side of the mount, and We sent down to you manna and quails
Fransızca
O Enfants d'Israël, Nous vous avons déjà délivrés de votre ennemi, et Nous vous avons donné rendez-vous sur le flanc droit du Mont. Et Nous avons fait descendre sur vous la manne et les cailles
İspanyolca
¡Oh, Hijos de Israel! [Recuerden cuando] los salvé de sus enemigos, los cité en la ladera derecha del monte [para que pudieran presenciar Mis milagros], y les envié el maná y las codornices
Rusça
О сыны Исраила (Израиля)! Мы спасли вас от вашего врага и дали вам обещание на правом склоне горы. Мы также ниспослали вам манну и перепелов
Endonezce
Wahai Bani Israil! Sungguh, Kami telah menyelamatkan kamu dari musuhmu, dan Kami telah mengadakan perjanjian dengan kamu (untuk bermunajat) di sebelah kanan gunung itu (gunung Sinai) dan Kami telah menurunkan kepada kamu manna dan salwā
Bengalce
হে বনী-ইসরাঈল! আমি তোমাদেরকে তোমাদের শক্রুর কবল থেকে উদ্ধার করেছি, তুর পাহাড়ের দক্ষিণ পার্শ্বে তোমাদেরকে প্রতিশ্রুতি দান করেছি এবং তোমাদের কাছে ‘মান্না’ ও ‘সালওয়া’ নাযিল করেছি।
Çince
以色列的后裔啊!我曾拯救你们脱离你们的敌人,我曾在那山的右边与你们订约,我曾将甘露和鹌鹑给你们。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İsrailoğulları'nı Firavun ve ordusundan kurtardıktan sonra onlara: "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur dağının sağ yanındaki vadide Musa ile konuşmayı size vadettik. Çölde size nimet olarak bal gibi tatlı bir içecek ve eti lezzetli bıldırcına benzeyen küçük bir kuş indirdik.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
80- Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık ve sizinle Tûr’un sağ yanında sözleştik. Size bıldırcın ve kudret helvası indirdik. 81- Size verdiğimiz hoş ve temiz rızıklardan yiyin ve bu hususta haddi aşmayın, sonra üzerinize gazabım iner. Her kimin üzerine de gazabım inerse o, helake (ve cehenneme) yuvarlanır. 82- Şüphesiz ben, tevbe eden, iman eden ve salih amel işleyip sonra da hidâyet üzere olanlara karşı çok bağışlayıcıyım. 80. Yüce Allah, İsrailoğullarına düşmanlarını helâk ettiğini, Mûsâ aleyhisselam’a içinde çok üstün hükümlerin ve pek güzel haberlerin bulunduğu o ilâhi kitabı indirmek için onunla Tûr’un sağ yanında sözleşmiş olduğunu hatırlatmaktadır. Bu suretle dünyevi nimetini onlara tamamladıktan sonra bir de dini nimetini tamamlamış oldu. Yüce Allah, onlara Tîh’de bulundukları sırada üzerlerine bıldırcın ve kudret helvası indirdiğini, herhangi bir zorluk ve sıkıntıyla karşılaşmaksızın afiyetle, rahat ve huzur içerisinde onlara rızık verme lütfunda bulunduğunu da hatırlatmaktadır. 81. Ayrıca onlara:“Size verdiğimiz hoş ve temiz rızıklardan yiyin” dediğini de hatırlatmaktadır. Yani siz O’na size ihsan etmiş olduğu nimetlere karşılık şükredin “ve bu hususta” yani O’nun size ihsan ettiği rızık hususunda o rızkı O’na isyan olacak hususlarda kullanmak ve nimetine karşı da nankörlük etmek suretiyle “haddi aşmayın.” Böyle yapmayın ki “sonra üzerinize gazabım iner.” Yani size gazap, sonra da azap ederim. “Her kimin üzerine de gazabım inerse o, helake (ve cehenneme) yuvarlanır.” Helak olur, hüsrana uğrar. Çünkü o, Allah’ın rıza ve ihsanında mahrum kalmış, gazap ve hüsrana uğramıştır. 82. Bununla birlikte kul ne kadar günah işlerse işlesin tevbe kapısı açıktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Şüphesiz Ben” küfürden, bidatlerden ve fasıklıktan “tevbe eden” Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe “iman eden ve” kalp ve beden amelleri ile dilin sözleri türünden “salih amel işleyip sonra da hidâyet üzere olanlara” yani dosdoğru yolu izleyip şerefli Rasûle uyan ve dosdoğru dinden ayrılmayan kimselere “karşı çok bağışlayıcıyım.” İşte böylesinin Allah, günahlarını bağışlar, daha önceki günahlarını ve günahlar üzerindeki ısrarını affeder. Çünkü o ,ilâhi mağfiret ve rahmete nail olmanın en büyük sebebini yerine getirmiştir. Hatta nağfiret ve rahmetin bütün sebepleri sadece bunlardan ibarettir. Çünkü tevbe, kendisinden önceki günahları sildiği gibi iman ve İslâm da kendisinden öncekileri yok eder. İyiliklerin kendisi olan amel-i salih de kötülükleri giderir. İlim tahsil etmek, bir hususu açıklığa kavuşturuncaya kadar bir âyet yahut bir hadis üzerinde düşünmek, hak dine davet etmek, bir bidati, küfrü yahut sapıklığı reddetmek, cihad ve hicret etmek vb. gibi hidâyetin alt kolları ve türleri ile hidâyet üzere olmak da hem günahlara kefarettir hem de istenen en nihai maksadı gerçekleştirme özelliğine sahiptir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Cenâb-ı Allah’ın İsrâiloğulları’na verdiği özel nimetler, onların nankör tavırları ve Tûr’daki sözleşme Kur’an’ın değişik yerlerinde hatırlatılmıştır (bu hususlarda bilgi için bk. Bakara 2/57-63). Burada bu hatırlatmayı takiben, bütün insanlara, ölçüyü kaçırmadan Allah’ın verdiği nimetlerden yararlanmaları, –yaptıkları nankörlük ne kadar büyük olursa olsun– Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeleri gerektiği mesajı verilmekte ve herkes Allah’tan bağışlanma dileğinde bulunmaya çağırılmaktadır.
Tâhâ Suresi 80. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İsrailoğulları'nı Firavun ve ordusundan kurtardıktan sonra onlara: "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur dağının sağ yanındaki vadide Musa ile konuşmayı size vadettik. Çölde size nimet olarak bal gibi tatlı bir içecek ve eti lezzetli bıldırcına benzeyen küçük bir kuş indirdik.