Musa, milleti için su aramıştı; "Asanla taşa vur" dedik; ondan on iki pınar fışkırdı, herkes içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Musa, milleti için su aramıştı; "Asanla taşa vur" dedik; ondan on iki pınar fışkırdı, herkes içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın
Elmalılı Hamdi Yazır
Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Bir zamanlar Mûsa, toplumu için su istemişti de biz, "Değneğinle şu taşa vur!" demiştik. Taştan hemen oniki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın." demiştik.
Süleyman Ateş
Bir zaman da Musa, kavmi için su istemişti; "Asanla taşa vur," demiştik. Bunun üzerine taştan on iki göze fışkırmıştı. Her bölük, kendi içecekleri pınarı bilmişti: "Allah'ın rızkından yeyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak (başkalarına) saldırmayın." (demiştik.)
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.8%
İngilizce
And [recall] when Moses prayed for water for his people, so We said, "Strike with your staff the stone." And there gushed forth from it twelve springs, and every people knew its watering place. "Eat and drink from the provision of Allah, and do not commit abuse on the earth, spreading corruption
Fransızca
Et [rappelez-vous] quand Moïse demanda de l'eau pour désaltérer son peuple, c'est alors que Nous dîmes: «Frappe le rocher avec ton bâton». Et tout d'un coup, douze sources en jaillirent, et certes, chaque tribu sut où s'abreuver! - «Mangez et buvez de ce qu'Allah vous accorde; et ne semez pas de troubles sur la terre comme des fauteurs de désordre»
İspanyolca
Y [recuerden] cuando Moisés rogó a su Señor agua para que bebiera su pueblo, le dije: "¡Golpea la roca con tu bastón!" Entonces brotaron de ella doce manantiales, y supo cada tribu en cual debía beber [y les dije] "Coman y beban del sustento de Dios, y no abusen en la Tierra corrompiéndola
Rusça
Вот Муса (Моисей) попросил питья для своего народа, и Мы сказали: «Ударь своим посохом по камню». Из него забили двенадцать ключей, и все люди узнали, где им надлежит пить. Ешьте и пейте из того, чем наделил Аллах, и не творите на земле зла, распространяя нечестие
Endonezce
Dan (ingatlah) ketika Musa memohon air untuk kaumnya, lalu Kami berfirman, "Pukullah batu itu dengan tongkatmu!" Maka memacarlah darinya dua belas mata air. Setiap suku telah mengetahui tempat minumnya (masing-masing).30) Makan dan minumlah dari rezeki (yang diberikan) Allah, dan janganlah kamu melakukan kejahatan di bumi dengan berbuat kerusakan
Bengalce
আর মূসা যখন নিজ জাতির জন্য পানি চাইল, তখন আমি বললাম, স্বীয় যষ্ঠির দ্বারা আঘাত কর পাথরের উপরে। অতঃপর তা থেকে প্রবাহিত হয়ে এল বারটি প্রস্রবণ। তাদের সব গোত্রই চিনে নিল নিজ নিজ ঘাট। আল্লাহর দেয়া রিযিক খাও, পান কর আর দুনিয়ার বুকে দাংগা-হাংগামা করে বেড়িও না।
Çölde yolunuzu kaybettiğinizde Allah'ın size bahşetmiş olduğu nimetlerini hatırlayın. Size şiddetli susuzluk isabet ettiğinde Musa -aleyhisselam- Rabbine yalvararak O'ndan kendilerine su vermesini istedi. Biz ona asasını kayaya vurmasını emrettik. Kayaya vurduğunda boylarınız sayısınca on iki pınar yarıldı ve ondan su fışkırdı. Aralarında tartışma çıkmasın diye her boyun kendi su içeceği yerini gösterdik. Size, hiç bir çaba sarf etmeden Allah'ın size gönderdiği nimetlerinden yiyip için, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın dedik.
60- Hani Mûsâ kavmi için su istemişti. Biz de; “Âsân ile taşa vur” dedik. Hemen ondan on iki pınar fışkırdı. Her bir insan topluluğu kendi su alacakları yeri bilmekteydi. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yeryüzünde fesat çıkararak taşkınlık yapmayın.”(demiştik)
60. “Hani Mûsâ kavmi için su istemişti.” Mûsâ İsrailoğulları için içecek bir su isteyince “Biz de; “Âsân ile taşa vur” dedik” Buradaki taş, ya Mûsâ tarafından bilinen özel bir taş idi, ya da bir cins/tür ismi (olup herhangi bir taş) idi. “Hemen ondan on iki pınar fışkırdı.” İsrailoğullarının kabileleri sayısınca ki onlar on iki kabile idiler. “Her bir insan topluluğu kendi su alacağı yeri bilmekteydi.” Yani bu pınarlardan su içecekleri yeri biliyorlardı. Böylelikle kimse kimseyi rahatsız etmiyor, sıkıştırmıyordu. Rahat bir şekilde afiyetle içiyorlardı. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurdu:“Allah’ın rızkından yiyin, için”. Yani yorulmadan, çalışıp çabalamadan Allah’ın size vermiş olduğu rızıktan yiyin. “Yeryüzünde fesat çıkararak taşkınlık yapmayın.” Fesat çıkarmak sureti ile yeryüzünü tahrip etmeyin.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hz. Mûsâ çölün kavurucu sıcaklığında susuzluk çeken kavmini suya kavuşturması için Allah’a niyazda bulunmuş veya su aramaya başlamış yahut yağmur duası yapmıştı (Elmalılı, I, 364). Allah’ın buyruğuna uyarak Kızıldeniz’i ikiye bölen ve kendilerine yol açan mûcizeli asâsını bir kayaya vurunca kayanın on iki ayrı yerinden on iki kaynak halinde sular fışkırmaya başladı. İsrâiloğulları, Hz. Ya‘kub’un on iki oğlundan gelen on iki oymağa (sıbt) ayrılmıştı. Muhtemelen, su yüzünden aralarında bir çatışma çıkmasın diye yüce Allah her oymak için ayrı bir su kaynağı halketmiş olup, âyete göre, ihtilâf ve karışıklığa mahal kalmayacak şekilde her oymağa kendi pınarının hangisi olduğu bildirilmişti.
Çölde yolunuzu kaybettiğinizde Allah'ın size bahşetmiş olduğu nimetlerini hatırlayın. Size şiddetli susuzluk isabet ettiğinde Musa -aleyhisselam- Rabbine yalvararak O'ndan kendilerine su vermesini istedi. Biz ona asasını kayaya vurmasını emrettik. Kayaya vurduğunda boylarınız sayısınca on iki pınar yarıldı ve ondan su fışkırdı. Aralarında tartışma çıkmasın diye her boyun kendi su içeceği yerini gösterdik. Size, hiç bir çaba sarf etmeden Allah'ın size gönderdiği nimetlerinden yiyip için, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın dedik.